7/10
·440 syf.··
2025 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 21:36
bunu önceki kitap kadar sevemedim ama bu tamamen kötü olduğu anlamına gelmiyor. seride şimdiye kadar anlatım tarzını ve çevirisini nispeten en çok beğendiğim kitap bu oldu ve okurken en eğlendiğim kitap da kesinlikle buydu ama eğlencemin önüne geçen ve kitaptan aldığım keyfi düşüren bazı etmenler de vardı tabi. önceki kitaptan hatırlarsanız thanned adasında yaşanan saldırıdan sonra ciri -hala nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde- çöle ışınlanmış ve orada karşılaştığı sıçanlar ekibine katılmıştı falka olarak. yennefer ortada yok, kayıp. geralt ise saldırı sonucu ağır yaralanmış ve brokilon ormanında dryad'lar tarafından tedavi görüyor. kitabımız geralt'ın tedavisinin neredeyse bitmesinden sonra başlıyor. geralt ciri'yi bulmak için yola çıkıyor ve ona dandelion, milva adında bir dryad, ve bir cüce ekibi de katılıyor yolculuk sırasında. kitabın neredeyse yüzde yetmiş beşi ise bu yolcukla geçiyor ve açık konuşmak gerekirse biraz sıkıldım. eğlenceliydi dediğim gibi. karakterlerin birbiriyle etkileşimi, diyaloglar, kamu spotu hissi uyandırmadan verilen dersler ve daha iyi doğa betinlemeleriyle okunması keyifliydi. sevmediğim birkaç şey şu; bölümler -daha doğrusu karakter bakış açıları arasındaki keskin geçişler. bir anda geralt ya da ekipten herhangi birinin bakış açısıyla okuduğumuz yolculuk bir anda başka mekanlardan başka karakterlere geçiyor ve bu yüzden akışı yakalamakta ilk bölümleri okurken bayağı zorlandım. yennefer ve ciri kitaba çok geç dahil oldular. dahil olduktan sonraki varlıkları da kalıcı değildi. her ikisinin bakış açısından toplasanız 5 bölüm okumamışızdır. onların hikâyede daha çok her almasını isterdim. anlatım tarzını yukarıda belirttiğim gibi bu kitapta daha çok sevmeme rağmen hala büyük bir hayranı değilim. sanırım bu noktada andrejz sapkowski'nin anlatım tarzının bana göre olmadığını kabul edip yoluma öyle devam etmem gerekiyor -mizah anlayışının olmadığı gibi. kesinlike çok komik bir anlayışı var ve bu bazen benim kitabı bırakıp kahkaha atmama bile sebep oldu ama kişisel olarak onun mizahının - benim açımdan- duruma göre olmadığını düşünüyorum. ben kahkaha attırsa bile akılda kalıcı bir mizah tercih ederim -tolkien ve robert jordan bu konuda bana en çok hitap eden iki yazar. sapkowski'nin mizah anlayışı ise daha kahkaha at ve geç tarzında. neyse, nerelere geldim böyle ben. popüler olmayan bir görüş olarak ciri ve mistle arasındaki romantik ilişkiyi desteklemiyorum. mistle ciri'ye tcvz etti -kim ne derse desin. evet şu an birlikte olabilirler ve ciri'nin seri boyunca tek aşk ilgilisi olarak belirteceğimiz kişi kesinlikle mistle, ama aralarındaki ilişki bana daha çok stockholm sendromu gibi hissettiriyor. ciri yapayalnız, kayıp bir kız. ona kucak açan tek kişiler sıçanlar -o da şüpheli. ekibe katıldığı ilk. gün ekipten bir erkek kendisine tcvz etmeye çalışıyor ve sonra ona kendisini 'kurtarıcısı' olarak gösteren kişi bu işi devam ettiriyor. ama aralarında ciri'ye iyi davranan tek kişi de bu kız. yaniii... ne demek istediğimi anlatabildiğimi umuyorum. kendi ucuz yargılarınıza göre beni homofobik ilan etmemenizi rica edeceğim. (edit sonraki kitapta bu ilişkiye karşı bakış açım değişti.) ciri'den bahsetmişken: kitap boyunca kelimenin tam anlamıyla ciri'nin etrafında dönen bir savaşta binlerce kadın, çocuk, sivil, masum insanlar katledildi ve bunlar olurken ciri serserilik yapmak peşinde. henüz 15 yaşında küçücük bir kız olduğunun farkında olarak çok üstlemiyor ve bunların karakter gelişimi üzerinde etkili olmasını umuyorum ama... ciri...yani O⁠_⁠o O_o O_o bunların yanında kitabın karakterlere -özellikle büyücü politikalarına daha çok odaklanmasını sevdim. yazarın kendisine ait olduğunu düşündüğüm bazı düşüncelerini okuru yormadan araya serpiştirip daha sonra kendisinin tamamen zıttı olduğunu düşündüğüm bir karakterinin düşüncesiyle bunu çürütmesini, eleştirmesini.de çok seviyorum. kitaba renk katıyor. kitabın evrenini de çok seviyorum bu arada. ayyyh keşke bu evrende yaşasaydım cidden (kesin büyücü olurudum bu arada, yennefer ile birbirimizi çok severdik) ve bir şey daha : yazarın karakterlerinin ve bakış açılarının bu kadar gerçekçi olmasını da seviyorum. hiç kimse tamamen beyaz ya da siyah değil ve bu da her karakterden kendinizden en azından bir parça bulmanızı sağlıyor. incelemem bu kadardı. bir an önce son 2 kitabı da okuyup seriyi bitirmek istiyorum.
Ateşle İmtihanAndrzej Sapkowski · Pegasus Yayınları · 20181,427 okunma
·
297 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.