Kitap bittiğinde kalbimde bir sızı kalmıştı. Çocukken yaşadıklarım ile zezenin yaşadıkları oldukça benzer şeylerdi. Ancak ben yetişkin olduğumda artık çocukları anlamadığımı keşfettim. Kendi kızıma karşı belki bana davranılan kadar katı değilim; ancak onun çocuk yüreğini anlamayı başaramıyorum. Oysaki tek istedikleri çocukların koşulsuz sevilmek. Zeze imkanlar verilse çok daha iyi yerlerde olabilecekken hem sevgisizlik hem de fakirlikle mücadele etmek zorundaydı. Ailesi onunla ilgilenmek şöyle dursun sürekli haklı haksız demeden döverek kalbinde kapanması zor yaralar açıyorlardı. Tek yoldaşı Portuga’nın erken kaybı ise çocuk yüreğine ağır gelmiştir. Dünya iyi kalpler için bir cehennem sözünü tekrar hatırladım bu roman ile.