9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 19:37
Bu kitabı okuyunca şunu düşündüm, aslında her ülke edebiyatının aynen böyle kitapları olmalı. Biz cilt cilt Fransız, İtalyan, Japon, Mısır gibi seriler halinde ülkeleri gezmeliyiz. Fakat dili de aynı böyle akıcı olmalı. İçinde 19 yazar veya şairin hayat öykülerini kısaca anlatan bir eser. Yazar, onları bir marka haline getiren olayları oldukça akıcı bir uslübla kaleme almış. Öğretici olmasının yanı sıra hiç de öyle didaktik bir havası yok. Ben de buraya aklımda yer etmesi için önemli gördüğüm noktaları not etmek isterim. Alıntılar genel olarak ilgili yerin özeti mahiyetindedir. Geoffrey Chaucer: Nisan ayı erkek, Mart ayı ise kadın kabul ediliyor.... Bizim cinsellikle ilgili bildiğimiz her şeyi onlar da biliyor, üstelik ayıp olarak kabul etmiyorlar. (S.29) Shakespeare:Büfeler tiyatro binasının içine ilk kez Shakespeare döneminde taşınmıştı. Genellikle 3 farklı şey satılırdı. Tatlı için portakal, doymak için etli börek ve en fazla satılanı domates. (S.43-44) Jane Austen: İngilizcede bir fiili -er ile sonlandırıp isimleştirirseniz genellikle zorlu ve şiddetli bir işi ya da emek verilen bir eylemi anlatır. Bu yüzden emek (labour) verene emekçi (labourer), cinayet (murder) işleyene cani (murderer) diyoruz. Bir fiil -ist ile bitiyorsa özel bir yetenek ya da hüneri gösterir. Diş (dent) uzmanına (dentist), mükemmeli (perfect) arayana mükemmeliyetçi (perfectionist) diyoruz. -er güçle alakalı, -ist yetenek ya da hünere ilişkin bir anlamı yansıtır. Böylece tecavüz (rape) eden kişiye (rapist???) ne denmesi gerektiği ortaya çıkıyor.... (s.58) Edgar Allan Poe: Annesi çok güzel bir kadındı ama zamanın en öldürücü hastalığı olan tüberküloza yakalanmıştı. Bu hastalığa tükeniş (consumption) denmesinin nedeni Ac duvarlarını yiyerek insanı tüketmesidir. Annesinin böyle harap edici bir yıkımdan semavi güzelliğe geçişini izledikten sonra dört imge unutmayacağı şekilde aklına kazındı. Yakasını bırakmayan bu dört imge gençlik, güzellik, kadınlar ve ölümdü... Poe korku öyküsünü katil ya da delinin psikolojik bakış açısıyla yazan ilk kişidir.... Edgar Allan Poe olmasaydı Stephen King olamazdı. Charles Dickens: Dönemin en iyi illüstrasyon ustalarından Robert Seymour deneyimsiz, piyasada tanınmayan genç yayıncılar olan Bay Chapman ve Bay Hall'u işyerlerinde ziyaret eder. Chapman ve Hall iflasın eşiğindedir. Seymour bir kitabı resimlemeyi bitirdiğini ve kardan yüzden 85 istediğini söyleyerek, onlardan basmasını istedi. Kendisi çizimleri yapmıştı ve bu çizimlerin altına birkaç kuruşa gülünç şeyler yazacak birine ihtiyaçları vardı. Dickens'ı bularak ondan bunu istediler. Dickens çalışma odasına çekilerek bu teklifi 5 dk düşünmek istediğini söyledi. Çalışma odası dediği yer tuvaletti. 5 dk sonra gelip 5 şartı olduğunu söyledi :) Roman ayda bir kez her seferinde 3 nüsha halinde basılacaktı. Okurlar ayın başında gelip 1 şilin verecek ve romanın 3 fasikülünü alacaklar. Roman böylece 2 yıl boyunca ayda 3 fasikül halinde basılacak. Kitapların o dönemde asıl maliyetli kısmı kapaklarıydı. İçeriğinin kaç sayfa olduğu maliyeti neredeyse hiç etkilemezdi. Bu nedenle fasiküllerin kapağı da ucuz hamur kağıttan basılacaktı. Yayıncılar okurların birkaç ay sonra almaktan vazgeçecekleri iddiasında bulundular ama Dickens her ay sonra fasikülü öyle bir yerde bitireceğim ki bir sonraki ay çok daha istekle gelip alacaklar dedi. Buna "ertelenmiş gerilim" adını verdi. Bugün biz pembe dizi diyoruz :) Romanına adını Pickwick Kağıtları koydu. 19. yüzyılın en çok satan romanı oldu. Kitap çok güzel olduğu için değil Dickens'ın pazarlama taktiği sayesinde bu başarıya ulaştı. Kitabın kalitesi o kadar kötüydü ki 2 yılın sonunda okuyucuların elinde oldukça yıpranmış kağıtlar kalmıştı. Bu nedenle Dickens son baskıyı yaptıklarında kitapçının bir köşesinde deri ciltli,sayfa kenarları altın yaldızlı, kadife kurdeleden ayraçlı Pickwick Kağıtları ciltli baskısı duruyordu. İnsanlar kitabı çok sevdikleri için güzel baskılı halini de aldılar. Dickens aynı kitabı aynı okura 2 defa satmayı beceren ilk yazardır. İnsanlar romanda olup bitenleri öğrenebilmek için fasikülleri almışlar, saklamak için de ciltli baskısına para vermişlerdi. Ama daha bitmedi :)) Dickens insanların ciltli baskıyı aldıktan sonra oldukça yıpranmış kağıtlar fasikülleri atacaklarını biliyordu. Bu nedenle bir satıcı evleri dolandı. İnsanlara "Charles Dickens'ın Pickwick'inin o deri ciltli muhteşem baskısını aldınız mı?" diye sordu. Alanlara, o ucuz kağıtları atmayı düşünüyorlarsa onlardan az bir para karşılığı satın alacağını söyledi ve aldı. Böylece fasiküller okurlardan geri alındı. Sonra deriden muhteşem bir kitap sırtı ve altın yaldızla süslenerek "Koleksiyoncu Baskısı" olarak yeniden piyasaya sürüldü. Reklamı da "Ünlü romanın özgün kağıtlarına basılmış ilk hali" diye yapıldı. Bu baskı haince bir fiyata satılıyordu ama o parayı vermeye gücü yeten herkes onu da aldı. Charles Dickens aynı kitabı aynı okura üç kez satabilen tek yazardı.
Oscar Nasıl Wilde Oldu?Elliot Engel · Sel Yayıncılık · 201165 okunma
·
99 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.