bence feniçka her ne kadar bir kadının kaleminden çıksa da karakter gelişimi bir erkeğin hayallerinden çıkmış gibi, kitabın başındaki o özgür kendime güvenen ve gözlemci mantıklı olan o kadın kendini duygusal acınası ve aşk tarafından yontulan bir kadına bırakıyor. kimse bana bu iki kadının aynı kişi olduğunu söyleyemez, bir erkek tarafından böylesine sindirilmesi ve zaten kitabı bir erkek gözünden okumamız beni yeterince rahatsız ediyorken aşk eliyle cinsiyet rollerinin zincirine vurulan bir kadın beni deli ediyo. feniçka potansiyel vaadeden bir karakterdi. bende yarattığı beklenti paramparça oldu