Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
70
Basım Tarihi:
Temmuz 2016
İlk Yayın Tarihi:
1898
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
Almanca: Fenitschka; Eine Ausschweifung
Orijinal Dil:
Almanca
Orijinal Ülke:
Almanya
ISBN:
9786053327837
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tabuları sersefil ediyoruz!
Puan vermedi·70 syf.··
2018 70. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2018 23:46
Evet, sert bir girişle başlamak istiyorum. Salome hep aynı şekilde tanıtılıyor, bilmiyorum, fark ettiniz mi? Nietzsche’nin evlenme teklifi ettiği kadın... Yahu bu kadının bir tek meziyeti bu adamı kendine aşık etmesi midir? Salome’nin böyle bir adamı kendine aşık etmesi, ruhundaki derinliğin elbette bir tesiri olsa gerek. Fakat ben bu kadın için böyle tali bir tanımlama yapılmasının haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ne duyar kasmışsın dediğinizi duyar gibiyim, o yüzden kasmaya devam ediyorum aynı hızla! Geçmişten beri özgür kadınlara pek yer yok dünyamızda. “Hanım hanımcık, çıtıpıtı, narin...” Bunlar hep bir kadında aranan sıfatlar. Hayır, bir erkek ne kadar kibar olmak zorundaysa, bir kadın olarak biz de o kadar kibar olmak zorundayız. Bizim ekstra bir nezaket göstermek, girdiğimiz her ortamda bir leydi edasıyla süzülmek gibi vazifelerimiz yok. Ayakları yere sağlam basan bir kadın olmak, bir prenses olmaktan inanın daha güzel! Dünyadaki pek çok kötülük, bastırılmış isteklerden kaynaklanıyor. Ne kadar yasak varsa o kadar kirleniyor insanın zihni. Ne yapmak ve ne yaşamak istediğinden utanç duymak korkunç bir şey. Bir kadın için bu yasaklar çok daha büyük takdir edersiniz ki. En kötüsü de bir kadının saklanmak zorunda kalması. Saklanmak, pek çok şeyden. Toplumdan, aileden, yaşamak istediklerimizden, kendimizden, duyduğumuz hazlardan... Kitabın özü bu saklanma ihtiyacı ve saklanmayı reddediş üzerine kurulu bana göre. Ben anlatmayacağım, Feniçka anlatsın sizlere. Özgür ruhlu tüm kadınlar ve(varsa) feminist erkekler; buradan hepinize selam ve sevgiler!
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.·
2025 51. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı, yazım dili akıcı ve rahat okunuyor. Yazar karşımıza Fenya karakteriyle çıkıyor, Fenya iyi eğitim almış özgürlüğüne düşkün bir karakter. Kitap feminist olarak nitelendirilse de yazar kadın hak ve özgürlüklerinin, aşklarının yada erkeklerle kurduğu dostlukların feminizimle ilgisi olmadığını düşündürüyor, belki de feminizm nedir diye sormalıyız. Kitapta dikkat çeken husus karakterin evlenmemek için sevgisisinden ayrılması ki dönemi düşünürsek çok dikkat çekici bir karar ve kadın erkek dostluğu. Bu kadın erkek dostluğu üzerine o kadar çok tartışıldı ve ön yargılar ortaya konuldu ki insanlar artık dostluktan çekinmeye başladı. Ben hala böyle dostlukların olabileceğine inanıyorum. Lafın kısası ilginç bir hikaye meraklıları tarafından sevilebilir. Kitapla dolu bir hayat dilerim.
1000Kitap
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Dıştaki kabuğu sıyırdığınızda derindeki anlam nedir?
Puan vermedi·70 syf.·
2021 149. kitabı
“Büyük kuramlar geliştiriyoruz, ruhen uyumlu olmak istiyoruz, her şeyi kılı kırk yararcasına sınamak istiyoruz, ama sonunda başka hiçbir işarete bakmadan anın bahşettikleriyle seçiyoruz birbirimizi.” Lou Andreas- Salomé' den Ruth' tan sonra okuduğum ikinci eser Feniçka. Feniçka,Moskova’da doğmuş, küçük yaşlarda Güney Almanya’ya ve İsviçre’ye gitmiş, sonra burada üniversite eğitimine başlamış; ders vererek, her türden çeviriler yaparak azimle eğitimini sürdürmüş, sonrası üniversite eğitimini tamamlayarak kendini ait hissettiği Rusya'ya dönmüş ve öğretmen olarak hayatını kazanan bir karakterdir. Eser bize ne anlatıyor? Lou Andreas-Salomé modern anlamda “feminist” olarak tarif edilemese de, bağımsız ve özgürlükçü yaşamıyla kuşaklar boyu feministler için bir rol model oldu. Eserinde bağımsız, özgürlükçü kadın moledi idealize ediyor. Kendi özel yaşantısından kesitler görmek mevcut. Eserde anlatıcı psikolog Max Werner, Feniçka üzerinde yol alarak tanıştıkları ilk an ve ayrıldıkları son ana kadarki süreçte cinsiyetsiz kız- arkadaşlık modeli arkadaşlıklarında kadınların varlığı, kimliği, eğitim, sosyal konum, aşk, evlilik vb konularda Feniçka ile tartışıyor . Üniversite eğitimi alan, çokbilmiş her kadını itici bulan ve kadınların dünya ve ilişkilere ait bilgileri erkeklerden öğrenmesi gerektiğini düşünen Max Werner; güçlü, kişilikli, kararlı, Feniçka sayesinde o zamana kadar kadın dünyasına ait bilgi, bilgi, düşünce ve duygular alt üst olur. Kadını bağımsız özgür bir birey olarak kabul etmeyi öğrenir. İncelemeyi eserden alıntı olarak paylaşmadığım , eserin içeriği hakkında fikir verecek bir kaç alıntı ile bitirmek istiyorum. Max Werner: “Aşk ve evlilik arasında böyle bir ayrım yapan bu parlak fikir aklıma gelmedi hiç. Eğer aşkından eminsen evlilik hayatının
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
8/10
·70 syf.·
2025 3. kitabı
Bir erkek bir kadınla evlenmeye karar verdiğinde neden kadının da buna dünden razı olduğunu düşünüyor? Niçin insanlar kadınların bu hayattaki tek gayesinin “evlilik” eylemini gerçekleştirmek olduğunu zannediyor? Evlenmek ya da EV’lenmek bir kadını bekar kadınlardan üstün hale mi getiriyor? Biz neden hala bu yüzyılda bu soruyu soruyoruz? Hiç düşündünüz mü neden erkekler şaşalı, gösterişli ve tüm (aslında kendilerine ait küçücük) dünyaya duyururcasına evlilik teklifleri yapıyor? Ya da bazı kadınlar neden böyle evlilik tekliflerine gıpta ile bakıyor? Peki ya erkekler neden evlilik teklifleri karşısında sanki karşısındaki kadına dünyayı sunmuş, cennetten arsa satmış, onu sanki yarı-insanlıktan tam-insana taşıyacak bir lütufta bulunmuş gibi hissediyor? Neden? Neden? Biz kadınlar, tek gayemiz evlenmek mi yani? Hiç başka hayalimiz amacımız ya da dümdüz yaşama isteğimiz yok mu bizim? Bir kadının bir evlilik teklifini reddetmesi hayatının hatası mı yani? Kitapta tabii ki özellikle evlilik teklifinin reddi üzerinde durulmuyor yanlış anlaşılma olmasın lakin, değinmek istediğim çok çok mühim bir nokta var: Salome bu yüzyılda bile niçin Nietzsche’nin ve Freud’un evlilik tekliflerini reddeden kadın olarak anılıyor? Neden yazdıklarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla anılmıyor? Bir kadını yücelten tek nokta erkekler tarafından beğenilmek ve beğenilmesine rağmen onları reddebilecek güce sahip olmak mı? Salome’nin Feniçka’sından anladığım kadarıyla, insanların bu yüzyılda kendisinin böyle andığını görse aklını kaçırırdı.19. yüzyılda feminist bir duruş sergilemeye çalışan kadın bir yazarsın ve (kesin olmasa da) dünyadaki ilk kadın psikanalistsin, 21. yüzyılda bile hala senden bahsedilirken kurulan ilk cümle Nietzsche ve Freud’u reddeden kadın oluyor. Ne büyük hakaret… Ne büyük utanç… Lakin
Alıntı
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
7/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2021 77. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 20:21
Kitap Fenya ve Max Werner arasındaki dostluk ile ilerliyor. Fenya’yı tanıdığı ilk andan beri onun farklı ve cesur biri olduğunu düşünen Max Werner onunla birlikte birçok önyargıyı kırıyor. Bir kadının da fikirlerinin olabileceğini, bunu haykırabileceğini, en az erkekler kadar özgür ve cesur olabileceğini, kadınların konuşmasının hoş karşılanmadığı konularda bile hararetle bundan bahsedebileceğimizi öğretiyor Fenya. Aynı zamanda her zaman yaşları yakın ve birbirini etkileyici bulan iki kişi arasında sandığımızın aksine aşk yaşanmadan da çok güçlü bir dostluk kurulabileceğini öğreniyoruz. Sanki oturup onları dinlermiş gibi hissettim kitap boyunca. Yer yer heyecanlarına, üzüntülerine ortak oldum ve tüm konuşmalarını çok beğendim. Fenya’nın karakteri, düşünceleri öylesine muhteşemdi ki… Onunla neredeyse her konuşa aynı düşünmemiz beni çok mutlu etti. Cümleleri, hayat görüşü tek kelimeyle muazzamdı. Max Werner’ın da naif ruhunu çok sevdim. Bir solukta okuyacağınız, tadının damağınızda kalacağı ancak ömür boyu keyifle hatırlayacağınız bu kitabı MUTLAKA okumalısınız. Kadın-erkek fark etmeden herkesin okumasını ve bu kitabın daha çok bilinmesini tüm kalbimle istiyorum… Umarım kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı ve bir kadına ilk önce “kadın” olarak değil de “insan” olarak bakabildikleri, aşağılık ya da korumaya muhtaç olarak görmedikleri bir dünyaya kavuşuruz.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Özgürlük gençleştirir. :)
9/10
·70 syf.··
2023 8. kitabı
Eserlerinde aslında kendini anlatan Salome, Feniçka adlı bu eserinde de doktora yapmış bir kadın olan Fenya olarak karşımıza çıkıyor desem yeridir. Bilindiği gibi, toplumun kadına verdiği rolün tamamen dışına çıkmış, erkeklerle olan ilişkilerine ve özgürlüğe başka bir bakış açısıyla yaklaşmış olan Salome, bu eserinde de iki konu üzerinde durmuş ve okura bunları yansıtmaya çalışmıştır. Bunlar; İlk olarak bir kadın (Fenya) ve bir erkeğin (Max) dostluğunu anlatmak, ki burada kadın ve erkek arasındaki ilişkinin dostluk olarak da ilerleyebileceğini göstermektedir. İkincisi ise bir kadının yalnızca ev kadını, eş, anne gibi niteliklere sahip olmak dışında da bir yaşantısının olacağını göstermektedir. Nitekim, sevgilisine çok aşık olan Fenya, evlenmemek için sevgilisinden ayrılmıştır ki bu o dönemde devrim niteliğinde, ciddi ve zor bir karardır. Sonuçta karşımıza, kendi bağımsızlığını riske atmayan, kendi kararlarını özgürce kendisi alabilen güçlü bir kadın çıkmaktadır. Çevirisi oldukça güzel olan bu eserin dili de oldukça anlaşılır durumdadır. İlgililerine öneririm.
Roman
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2023 00:00
Tüm toplum baskısına rağmen bir kadının kendini birey olarak görmesi ve toplumun dayatmalarına kulak asmamasını konu alıyor. Tamamen kendi arzu ve isteklerine göre yaşayan Feniçka'nın kısa bir yaşam hikayesi. Bireyselliği cinsiyetten ayıran güzel bir kitap. Kesinlikle yatırım tavsiyesidir.
Edebiyat
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 19:35
Feniçka, Max Werner’in gözünden anlatılan bir hikâye. Aslında biz başından sonuna kadar Fenya’yı değil, Max’in Fenya’yı nasıl gördüğünü okuyoruz. O yüzden metin biraz aşk hikâyesi gibi başlasa da zamanla bir iç çözümlemeye dönüşüyor. Fenya üniversite okuyan, düşünen, tartışan, kendi fikri olan bir genç kadın. O dönem için bu zaten başlı başına dikkat çekici bir şey. Max onun zekâsına, özgüvenine ve bağımsız tavrına hayran kalıyor. Onunla konuşmak, fikir alışverişi yapmak hoşuna gidiyor. Başta bu farklılık çok çekici geliyor. Ama iş duygusal bağa gelince dengeler değişiyor. Çünkü Fenya bir ilişki içinde kendini kaybetmiyor. Sevse bile kendi alanını koruyor. Sahiplenilmeyi, yönlendirilmeyi ya da bir erkeğin hayatına göre şekillenmeyi kabul etmiyor. Aşkı, iki insanın yan yana durabilmesi olarak görüyor; birinin diğerine bağımlı olması olarak değil. Max ise burada zorlanmaya başlıyor. Güçlü bir kadını seviyor ama o gücün kendisi üzerindeki etkisiyle baş etmekte zorlanıyor. İçten içe Fenya’yı biraz daha “alışılmış” bir kadın rolüne çekmek istiyor. Onu olduğu gibi kabul etmekle, onu kendi beklentilerine uydurmak arasında gidip geliyor. Bu da hikâyeyi romantik bir aşktan çok, bir güç ve ego meselesine dönüştürüyor. Kitapta feminizm açık açık slogan şeklinde verilmiyor ama Fenya’nın duruşunda hissediliyor. “Seni seviyorum ama kendimden vazgeçmem” tavrı var. Üniversite okuyan, düşünen, bağımsız bir kadına duyulan hem hayranlık hem de tedirginlik metnin alt katmanında sürekli hissediliyor. Eğitimli kadın çekici ama kontrol edilemez gibi bir bakış açısı var Max’in içinde. Max zaten nişanlı. Fenya’yla (Feniçka) arasında resmî bir ilişki yok. Aslında dışarıdan bakınca “yakın dostlar” gibiler. Uzun sohbetler ediyorlar, entelektüel bir bağları var, duygusal bir yakınlık da
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2020 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2020 08:17
Rus psikanalist ve yazar Lou Andreas-Salomé'nin okuduğum ilk kitabı oldu Feniçka. Kısa sayılacak öyküde bir Alman genci Max Werner ile bir Rus genç kızı Feniçka (Fenya) 'nın Pariste karşılaşması ile başlayan sevgi, aşk, evlilik ve dostluk üzerine farklı kültür ve cinsiyetin, psikolojik ve sosyolojik bakış açıları ve yorumları anlatılmakta.
1000Kitap
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Kısa bir şeyler
8/10
·70 syf.··
2021 57. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2021 14:54
Kitabı tek seferde bitirdim ve beğendim. Karakterlerden ya da kurgudan bahsetmeyeceğim spoiler içermemesi için. Kitapta en çok dikkatimi çeken şu oldu; zaman ne olursa olsun kadınların sürekli olarak bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde bastırıldığı, isteklerini doğrultusunda yaşamasının zorlaştırıldığı, pasifize edildiğini fark ediyor insan. Kurgusu güzel bir kitap. Yazardan izler taşıyor. Ben beğendim. Tavsiye ederim.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lou Andreas-SaloméYazar · 12 kitap
Lou Andreas-Salomé, asıl adı Louise von Salomé olan, ara sıra Henri Lou takma adını da kullanan, gençlik yıllarında ise Lolja von Salomé olarak anılan, Rus-Alman bir aileden gelen, çok seyahat etmiş bir yazar, öykücü, denemeci ve psikanalistti. Din, felsefe ve kültürel çalışmalar alanlarındaki edebî çalışmalarıyla ün kazanmıştır. Lou Andreas Salome 15 roman ve birçok felsefi, psikolojik çalışmaya imza atmıştır. Andreas Salomé'nin adı Nietzsche, Rilke, Tolstoy, Paul Rée, Freud gibi alanlarında ünlü isimlerle aşk dedikodularına karışmıştır. Babası bir Rus generali olmasına rağmen başına buyruk büyümeyi tercih etti. Zürih'te teoloji, felsefe ve sanat okudu. Annesi tarafından Roma'ya gönderildi. Burada annesinin arkadaşı Malwida von Meysenburg ile tanıştı. Malwida'nın evinde kalmaya başladı. Malwida'nın arkadaşı olan Paul Rée ile tanıştı ve onu kendine aşık etti. Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi. 1882 yılının Mayıs ayında tanıştığı Nietzsche'nin aklını başından aldı. Nietszche'ye acılar çektiren ve çok da ilham veren bu tek taraflı aşk hikâyesi, Irvin D. Yalom'un Nietzsche Ağladığında ve Lance Olsen'in Nietzsche'nin Öpücükleri başlıklı romanlarına konu oldu. Nietszche'nin kadınlardan nefret etmesinin sebebi olarak gösterilir. Daha sonra Rilke ile tanıştı. Rilke'yle flört dönemindeyken ansızın Friedrich Carl Andreas'ın evlilik teklifini kabul etti. Ama Rilke ile gizli aşk yaşamaya devam etti. Rilke'nin Tolstoy ile tanışmasına vesile oldu. Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.