Puan

7.310 üzerinden
2.881 kişi
Tabuları sersefil ediyoruz!
Puan vermedi·70 syf.··
2018 70. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2018 23:46
Evet, sert bir girişle başlamak istiyorum. Salome hep aynı şekilde tanıtılıyor, bilmiyorum, fark ettiniz mi? Nietzsche’nin evlenme teklifi ettiği kadın... Yahu bu kadının bir tek meziyeti bu adamı kendine aşık etmesi midir? Salome’nin böyle bir adamı kendine aşık etmesi, ruhundaki derinliğin elbette bir tesiri olsa gerek. Fakat ben bu kadın için böyle tali bir tanımlama yapılmasının haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ne duyar kasmışsın dediğinizi duyar gibiyim, o yüzden kasmaya devam ediyorum aynı hızla! Geçmişten beri özgür kadınlara pek yer yok dünyamızda. “Hanım hanımcık, çıtıpıtı, narin...” Bunlar hep bir kadında aranan sıfatlar. Hayır, bir erkek ne kadar kibar olmak zorundaysa, bir kadın olarak biz de o kadar kibar olmak zorundayız. Bizim ekstra bir nezaket göstermek, girdiğimiz her ortamda bir leydi edasıyla süzülmek gibi vazifelerimiz yok. Ayakları yere sağlam basan bir kadın olmak, bir prenses olmaktan inanın daha güzel! Dünyadaki pek çok kötülük, bastırılmış isteklerden kaynaklanıyor. Ne kadar yasak varsa o kadar kirleniyor insanın zihni. Ne yapmak ve ne yaşamak istediğinden utanç duymak korkunç bir şey. Bir kadın için bu yasaklar çok daha büyük takdir edersiniz ki. En kötüsü de bir kadının saklanmak zorunda kalması. Saklanmak, pek çok şeyden. Toplumdan, aileden, yaşamak istediklerimizden, kendimizden, duyduğumuz hazlardan... Kitabın özü bu saklanma ihtiyacı ve saklanmayı reddediş üzerine kurulu bana göre. Ben anlatmayacağım, Feniçka anlatsın sizlere. Özgür ruhlu tüm kadınlar ve(varsa) feminist erkekler; buradan hepinize selam ve sevgiler!
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Puan vermedi·70 syf.·
2025 51. kitabı
Yazarın okuduğum ilk kitabı, yazım dili akıcı ve rahat okunuyor. Yazar karşımıza Fenya karakteriyle çıkıyor, Fenya iyi eğitim almış özgürlüğüne düşkün bir karakter. Kitap feminist olarak nitelendirilse de yazar kadın hak ve özgürlüklerinin, aşklarının yada erkeklerle kurduğu dostlukların feminizimle ilgisi olmadığını düşündürüyor, belki de feminizm nedir diye sormalıyız. Kitapta dikkat çeken husus karakterin evlenmemek için sevgisisinden ayrılması ki dönemi düşünürsek çok dikkat çekici bir karar ve kadın erkek dostluğu. Bu kadın erkek dostluğu üzerine o kadar çok tartışıldı ve ön yargılar ortaya konuldu ki insanlar artık dostluktan çekinmeye başladı. Ben hala böyle dostlukların olabileceğine inanıyorum. Lafın kısası ilginç bir hikaye meraklıları tarafından sevilebilir. Kitapla dolu bir hayat dilerim.
1000Kitap
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·70 syf.·
2025 3. kitabı
Bir erkek bir kadınla evlenmeye karar verdiğinde neden kadının da buna dünden razı olduğunu düşünüyor? Niçin insanlar kadınların bu hayattaki tek gayesinin “evlilik” eylemini gerçekleştirmek olduğunu zannediyor? Evlenmek ya da EV’lenmek bir kadını bekar kadınlardan üstün hale mi getiriyor? Biz neden hala bu yüzyılda bu soruyu soruyoruz? Hiç düşündünüz mü neden erkekler şaşalı, gösterişli ve tüm (aslında kendilerine ait küçücük) dünyaya duyururcasına evlilik teklifleri yapıyor? Ya da bazı kadınlar neden böyle evlilik tekliflerine gıpta ile bakıyor? Peki ya erkekler neden evlilik teklifleri karşısında sanki karşısındaki kadına dünyayı sunmuş, cennetten arsa satmış, onu sanki yarı-insanlıktan tam-insana taşıyacak bir lütufta bulunmuş gibi hissediyor? Neden? Neden? Biz kadınlar, tek gayemiz evlenmek mi yani? Hiç başka hayalimiz amacımız ya da dümdüz yaşama isteğimiz yok mu bizim? Bir kadının bir evlilik teklifini reddetmesi hayatının hatası mı yani? Kitapta tabii ki özellikle evlilik teklifinin reddi üzerinde durulmuyor yanlış anlaşılma olmasın lakin, değinmek istediğim çok çok mühim bir nokta var: Salome bu yüzyılda bile niçin Nietzsche’nin ve Freud’un evlilik tekliflerini reddeden kadın olarak anılıyor? Neden yazdıklarıyla, yaptıklarıyla, duruşuyla anılmıyor? Bir kadını yücelten tek nokta erkekler tarafından beğenilmek ve beğenilmesine rağmen onları reddebilecek güce sahip olmak mı? Salome’nin Feniçka’sından anladığım kadarıyla, insanların bu yüzyılda kendisinin böyle andığını görse aklını kaçırırdı.19. yüzyılda feminist bir duruş sergilemeye çalışan kadın bir yazarsın ve (kesin olmasa da) dünyadaki ilk kadın psikanalistsin, 21. yüzyılda bile hala senden bahsedilirken kurulan ilk cümle Nietzsche ve Freud’u reddeden kadın oluyor. Ne büyük hakaret… Ne büyük utanç… Lakin
Alıntı
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
7/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2021 77. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 20:21
Kitap Fenya ve Max Werner arasındaki dostluk ile ilerliyor. Fenya’yı tanıdığı ilk andan beri onun farklı ve cesur biri olduğunu düşünen Max Werner onunla birlikte birçok önyargıyı kırıyor. Bir kadının da fikirlerinin olabileceğini, bunu haykırabileceğini, en az erkekler kadar özgür ve cesur olabileceğini, kadınların konuşmasının hoş karşılanmadığı konularda bile hararetle bundan bahsedebileceğimizi öğretiyor Fenya. Aynı zamanda her zaman yaşları yakın ve birbirini etkileyici bulan iki kişi arasında sandığımızın aksine aşk yaşanmadan da çok güçlü bir dostluk kurulabileceğini öğreniyoruz. Sanki oturup onları dinlermiş gibi hissettim kitap boyunca. Yer yer heyecanlarına, üzüntülerine ortak oldum ve tüm konuşmalarını çok beğendim. Fenya’nın karakteri, düşünceleri öylesine muhteşemdi ki… Onunla neredeyse her konuşa aynı düşünmemiz beni çok mutlu etti. Cümleleri, hayat görüşü tek kelimeyle muazzamdı. Max Werner’ın da naif ruhunu çok sevdim. Bir solukta okuyacağınız, tadının damağınızda kalacağı ancak ömür boyu keyifle hatırlayacağınız bu kitabı MUTLAKA okumalısınız. Kadın-erkek fark etmeden herkesin okumasını ve bu kitabın daha çok bilinmesini tüm kalbimle istiyorum… Umarım kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı ve bir kadına ilk önce “kadın” olarak değil de “insan” olarak bakabildikleri, aşağılık ya da korumaya muhtaç olarak görmedikleri bir dünyaya kavuşuruz.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Özgürlük gençleştirir. :)
9/10
·70 syf.··
2023 8. kitabı
Eserlerinde aslında kendini anlatan Salome, Feniçka adlı bu eserinde de doktora yapmış bir kadın olan Fenya olarak karşımıza çıkıyor desem yeridir. Bilindiği gibi, toplumun kadına verdiği rolün tamamen dışına çıkmış, erkeklerle olan ilişkilerine ve özgürlüğe başka bir bakış açısıyla yaklaşmış olan Salome, bu eserinde de iki konu üzerinde durmuş ve okura bunları yansıtmaya çalışmıştır. Bunlar; İlk olarak bir kadın (Fenya) ve bir erkeğin (Max) dostluğunu anlatmak, ki burada kadın ve erkek arasındaki ilişkinin dostluk olarak da ilerleyebileceğini göstermektedir. İkincisi ise bir kadının yalnızca ev kadını, eş, anne gibi niteliklere sahip olmak dışında da bir yaşantısının olacağını göstermektedir. Nitekim, sevgilisine çok aşık olan Fenya, evlenmemek için sevgilisinden ayrılmıştır ki bu o dönemde devrim niteliğinde, ciddi ve zor bir karardır. Sonuçta karşımıza, kendi bağımsızlığını riske atmayan, kendi kararlarını özgürce kendisi alabilen güçlü bir kadın çıkmaktadır. Çevirisi oldukça güzel olan bu eserin dili de oldukça anlaşılır durumdadır. İlgililerine öneririm.
Roman
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma