Yerçekimli Karanfil

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.417
Gösterim
Adı:
Yerçekimli Karanfil
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750839634
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Yerçekimli Karanfil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yerçekimli Karanfil
Yerçekimli Karanfil
Yerçekimli Karanfil
Yapı Kredi Yayınları toplu şiirlerini yayımladığı şairlerin kitaplarının tekil baskılarını yapmaya devam ediyor. Ben Ruhi Bey Nasılım’ın ardından Edip Cansever’in 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’na layık görülen kitabı Yerçekimli Karanfil 1957 yılında yapılan ilk baskısındaki Orhan Peker’e ait özgün kapak tasarımıyla okurla yeniden buluşuyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele...

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk Birleşiyoruz sessizce.
72 syf.
·2 günde·7/10
Sanırım Edip Cansever'e pek ısınamıyorum. Yada şu serbest şiiri bu kadar da serbest olmasını anlamıyorum. Gelmiş Bulundum gibi seçme eserlere nazaran bir tık daha altta bulduğum bir şiir kitabı. Çok çok kısa. Hatta bazı yerleri 3 satır için bir sayfa ayrılması çok sinir bozucu. Sanat, aşk, yalnızlık gibi farklı konularda serbest şiirlerden oluşmakta olan bir eser. 72 sayfa ama 50 sayfa belki vardır. Çok beğendiğimi söyleyemem başka şiir kitaplarını tavsiye edebilirim bu türde. İyi okumalar.
72 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Okul kütüphanesinde denk gelip de aldığım, okurken satırların altını çizmemek için üstün çaba sarf ettiğim beni Edip Cansever ile tanıştıran canım kitaptır Yerçekimli Karanfil.
Söylenecek çok şey var ama şuan bu duygu yoğunluğu ile yazmak istemiyorum bunları. Aslına bakarsak denk gelmediğim sürece şiirlerle ilgilenmem, elbette alıp okuyabilirim ama planlanmış duygu yoğunluğu hoş gelmiyor bana. Yani; aniden görür, alır, okursun ve her şeyi dibine kadar hissedersin. Belki de buydu beni Edip Cansever 'e tutku ile bağlayan.
Lütfen, sakarlık edip de düşürmeyin karanfillerinizi,öldürmeyin.
72 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Edebiyat topluluklarının en çok ses getireni ve kalıcı olanı galiba Ikinci Yeniciler. Şiire bambaşka bir pencere açarak pencere önüne karanfiller döşemişlerdir. Daha önce kullanılmamış birçok imge bu toplulukla hayat bulmuştur. Herbiri birbirinden iyi şairler topluluğu: Cemal, Turgut, Ece, İlhan, Edip... Kuşkusuz en naif olanı Edip Cansever. Herhangi bir nesneyi alır koyar önünüze. Onun üzerinden binbir türlü duyguyu üstü kapalı şekilde anlatır durur. (Masada masaymış ha bunun en iyi örneği).
İkinci Yeni 'yi seveceksiniz. Ikinci Yeni'yi seviniz!
72 syf.
·Beğendi·10/10
Edip Cansever ile tanışma kitabım ile karşınızdayım. Lisedeyken İkinci Yeniciler den biri olarak adını ezberlediğim bu şairin "Masa da Masaymış Ha" şiirini okuyunca merak ettim diğer şiirleri de nasıl diye.

Okuyacağım ilk kitabın Yerçekimli Karanfil olmasını istedim. Çünkü şiirlerinin temelini bu kitapta atıyor. Yeni şiire başlayacaklar için dili kapalı olabilir. Ama çok fazla şiir kitabı okuyorsanız ya da şiir kitaplarıyla şairlerle içli dışlıysanız bu kitabı size önerebilirim.

Gelin şimdi onu ve şiirlerini biraz anlamaya çalışalım.

"Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer
Her şeyin fazlası zararlıdır ya
Fazla şiirden öldü Edip Cansever" demiş Cemal Süreya onun için.

57 yıllık yaşamına 17 şiir kitabı sığdırdığı için fazla şiirden ölmüş. Şiirle yaşamış. Duygudan çok düşünce ile ilgilenmiş Edip Cansever. Bunu da şiirlerine yansıtmış. Dili kapalı ve ağır. Onun amacı mısralar değil şiirin bir bütün oluşturması. Hatta "dize işlevini yitirdi." diyerek bir çok tartışmanın kapısını açmıştır.

Varoluşçuluk akımının etkisinde kalan sanatçı; kişinin dünya karşısındaki yerini araştıran, düşünce yönü ağır basan şiirler yazmıştır. Edip Cansever, şiirlerinde orijinal olmayı, tuhaf görünmeyi ve insanları şaşırtmayı seven bir şairdir. Bu yüzden şiirlerin isimleri okuyucuya farklı gelebilir.

Yerçekimli Karanfil adlı eserinde Varoluşçuluk düşüncesi ile yazılan şiirler vardır. Bireyin yalnızlığını ve yabancılığının sonsuz arayış ve düşüncesi ile yazmıştır şiirlerini bu kitapta.
72 syf.
·Beğendi·9/10
MÜKEMMEL bir şiir kitabı olup her kütüphanede bulunması gereken bir kitap. Alın okuyun diyecek başka bir şey yok. Edip Canseverin dili ile uyuşamasak bile mükemmeldi
72 syf.
·7/10
Şiir kitaplarını yeni okumaya başlayan birisi olarak Edip Cansever’in yazımını ve şiirlerini çok beğendim sizlere de kesinlikle tavsiye ederim
Herkesin mutlaka okuması gerekiyor .
72 syf.
Edip Cansever ile tanışmam bu kitap ile oldu. Kitapta 22 şiir var ve bunlar 9. Sayfada başlayıp 64. sayfada bitiyor. 72 sayfaya sahip kısa bir kitap. Başka bir okurunda belirttiği gibi sayfalar çok boş bırakılmış.
Kitabın ilk sayfasında şair hakkında bilgi verilmiş. Normal de hep önsöz filanda olur ama bu kitapta göremedim. Az olsa da yine altını çize çize okuduğum bir kitap oldu.
Şiirlere gelirsek ikinci yenicilerden olduğu için bu dil bana farklı geliyor. Çok hayran kaldığım şiirler olsa da bazen beğenmeye biliyorum. Hatta bazı zamanlar anlamıyorum. Belki bu yüzden öyle geliyor. Şiirler biraz kapalı geldi bana. Bazı şiirleri ne kadar da çok sevdim. Şiir isimlerine dikkat edersek normal değiller. Hayatını şiirle geçirmiş bir insandan da böyle şiirler beklenir zaten.
72 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Edip Cansever in okuduğum ilk kitabı, yeni tanışmış oldum şairle. İçinde bazı şiirleri beğenmesem de kitabı sevdim, beğendim. Şairin diğer kitaplarını da okuyacağım, tavsiye edilir
434 syf.
·2 günde·Puan vermedi
—Nedir mutluluk
Çam ağacındaki yürek gibi
Köpüklü sakız kokusu gibi
Dallardan yapraklardaki kılcal damarlara giden
Ve damarlardan koskoca bir ormanı öpen
İnsandan insanlığa doğru
Olsun ki usul usul
Mutluluk, bizden.


MASA DA MASAYMIŞ HA 
Adam yaşama sevinci içinde 
Masaya anahtarlarını koydu 
Bakır kaseye çiçekleri koydu 
Sütünü yumurtasını koydu 
Pencereden gelen ışığı koydu 
Bisiklet sesini çıkrık sesini 
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu  Adam masaya 
Aklında olup bitenleri koydu 
Ne yapmak istiyordu hayatta  
İşte onu koydu 
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu 
Adam masaya onları da koydu 
Üç kere üç dokuz ederdi 
Adam koydu masaya dokuzu 
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında 
Uzandı masaya sonsuzu koydu 
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür 
Masaya biranın dökülüşünü koydu 
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu  Tokluğunu açlığını koydu. 
Masa da masaymış ha 
Bana mısın demedi bu kadar yüke 
Bir iki sallandı durdu 
Adam ha babam koyuyordu.

Masada masaymış ha her Cansever dendiğinde ya da kitabını okuduğumda paylaşırım ve isyerimde ki duvarda cerceveliyip astırdığım bir efsane siir beni Edip Cansever ile bu siir tanıştırdı.
Büyük şaire gelirsek
Cemal Sureya'nin tabiri ile
Her şeyin fazlası zararlıdır ya,
Fazla şiirden öldü Edip Cansever.

İkinci Yeni içinde en çok ve en uzun süre şiir yazan sanatçıdır. Çok değişik şiirler kaleme alıp, her şeyi denemesine rağmen bütün şiirlerinde ortak bir başarı yakalayamamış, bu nedenle “çok arayıp az bulan şair” olarak nitelendirilmiştir. İlk gençlik şiirlerini 1947 yılında İkindi Üstü adlı kitabında toplayan şair; bu şiirlerinde varlıklı, her şeye yaşama sevinci ile bakan bir gencin avareliklerini, duygularını anlatmıştır.1954 yılında yayınladığı ikinci kitabı Dirlik Düzenlik’te ise kendine özgü bir şiir dili oluşturmuş; toplum eleştirisi için mizahı kullanan, düşünceyi dili içinde eritmiş bir üslupla okuyucusuna seslenmiştir. 1955 yılından itibaren kapalı, tamamıyla soyut bir şiir anlayışına yönelmiş; 1963 yılından itibaren ise toplumcu, maddeci ve açık bir şiir ortaya koymuştur. “Şiiri akılla okumak” gerektiğini belirten şair uzun yıllar anlamsız şiirin karşısında olmuştur. Her döneminde değişik bir üslup arayışına giren şair “Dize işlevini yitirdi.” diyerek çeşitli tartışmalara sebep olmuştur.


SONRASI KALIR
 
On kalır benden geriye, dokuzdan önceki on
Dokuz değil on kalır
On çiçek, on güneş, on haziran
On eylül, on haziran
On adam kalır benden, onu da
Bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan
On adam kalır.
Ne kalır ne kalır
Tuz gibi susayan, nane gibi yayılan
Dokuzu unutulmuş on yüz mü kalır
Onu da unutulmuş bir şiir belki kalır
On çizik, on çizik, on dudak izi
Bir çay bardağında on dudak izi
Aşklardan sevgilerden
Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
Bir de bu kalır.
Ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
Asıl bu kalır.
On yerde adım geçse geçmese
Dağlardan tepelerden inen bir düzlüktüm, anlaşılır.
Akşam olur bir günden dibe çökerim
Su içer dibe çökerim
İyimser bir duvarcıyım her gün bir tuğla düşürürüm elimden
Bu yüzden gecikirim
Size bu sıkıntı kalır.

Ne kalır
Kahvelerde kalın kalın kayısı vakti
Dişleri kesmeyenin en az kayısı vakti
Dişleri hiç kesmeyenden
Gün geçer kendi kalır
Kahvelerde kayısı.
Gezginim, açık denizlerden yanayım
Biraz da Akdenizliyim, bu işte böyle kalır
Akdenizli herkes konuşur duyarlığını
Başka ne kalır
Biz ki bir konuşuruz geriye on şey kalır.
Benim göğüm gövdemin böyle yuvarlak vakti
Kolları açılmış kalır.
Ben buyum, dersin, arkadaş
Sevgilim ben buyum
Yüreğim vurgun, dişlerim altın
Ceketim sol omuzumda
Vakit vakit incelen vakit

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yerçekimli Karanfil
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750839634
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Yerçekimli Karanfil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Yerçekimli Karanfil
Yerçekimli Karanfil
Yerçekimli Karanfil
Yapı Kredi Yayınları toplu şiirlerini yayımladığı şairlerin kitaplarının tekil baskılarını yapmaya devam ediyor. Ben Ruhi Bey Nasılım’ın ardından Edip Cansever’in 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’na layık görülen kitabı Yerçekimli Karanfil 1957 yılında yapılan ilk baskısındaki Orhan Peker’e ait özgün kapak tasarımıyla okurla yeniden buluşuyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu? bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele...

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk Birleşiyoruz sessizce.

Kitabı okuyanlar 530 okur

  • Ömer Faruk Aytaç
  • Merve
  • Aslı Gökçe
  • timeisthenemy_bookworm
  • Zilan Ö.
  • Elif
  • Gökçe
  • Esra Şahingöz
  • Birokuur
  • SihirliFlut

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%7.5
18-24 Yaş
%32.9
25-34 Yaş
%29.2
35-44 Yaş
%18
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.4
Erkek
%32.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (39)
9
%12.3 (16)
8
%26.9 (35)
7
%15.4 (20)
6
%3.8 (5)
5
%3.1 (4)
4
%1.5 (2)
3
%1.5 (2)
2
%0.8 (1)
1
%0