Bezik Oynayan Kadınlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2994
Gösterim
Adı:
Bezik Oynayan Kadınlar
Baskı tarihi:
1982
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ada Yayınları
Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın
Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.
109 syf.
·2 günde·8/10
Bir akım gibi bir şey oldu şiir kitaplarına şiirli inceleme yapmak...
Bu da benden olsun dostlarım...
Sevgiyle...

"Bazen ödünç alıyorum seni
Çoğu kez geceleri"
Yanımda varlığını bilerek yumuyorum gözlerimi
Ellerin saçlarımdayken hissediyorum şefkatini
Ve her sabah kayboluyorsun
Bir şimal yıldızı gibi...

Hani güneş tam batarken turuncu küçük bir top
Komik, koca dünyayı ısıtanın topa düşürülmesi
Yokluğun seher vaktinin soğuğu,
Varlığın kaynayan bir güneş,
Ne gelmeye niyetin, ne kalmaya gücün
İçin yorgun dışın sergüzeşt…

"Sözlerim kendim üstüne
Gölgem beni istedi"
Sen ki gölgemi bile
Götürmüşken beraberinde...
"Özlemim sanadır,varsın
Kar yağsın, daha yağsın
Seni andırıncaya kadar"
Yağmurlar yağsın,
Dolular da insin beynime beynime
Ben olmayayım artık
Baştan sona sen olmuşken,
Varlığım bir doğa olayları altında
Son bulsun...

"Ey benim ıslak yalnızlığım
Umudum senden doğsun."
Baktırma beni kimsenin gözlerine,
İstetme tek bir kırıntısını
Gücüm yalnızlığımdan oluşsun,
Gözyaşlarım hatalarımı yıkasın!


"Ah güzel yaşam! Sevgilim ölüm!"
Ne olur biriniz bari
Sevin artık beni...
109 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Cemile?

Cemile'nin Hilmi Bey'e yazdığı mektuplarla başlıyor hikayemiz. Hikayemiz diyorum çünkü, şiir değil bu. Olsa olsa şiir görünümlü ruh betimlemeleri olabilir. Uzun ruh betimlemeleri. Aynı evin içindeki dört kişi ve iletişimsizlik, tekdüze bir hayat ve bunun sürekliliği. İşte bunun hikayesi.

"Biz burada iyiyiz, biz burada çok iyiyiz
Biz burada kırk yaşındayız hepimiz
Dördümüz bir kişiyiz de ondan
İçimizden biri uyuyor olsa, falan filan
Onu bekliyoruz bir kişi olmak için"

Okumaya başladığım ilk andan, "ben senin bildiğin şiirlerden değilim" dedi bana: Ruhuna dokunacağım.

Cemile? Sen öyle yalnızsın ki, olmayan bir adamı yaratıp zihninde, mektuplar yazıyorsun ona. Oysa Cemile, bilmelisin, var olan adamlara yazılan mektuplar da saklanabiliyor çekmecelerde.

"Yüzümden bir şeyler aktı aktı
İçim de menekşelendi Hilmi Bey"

"Arada mektup yazıyorum sana
Ah, olmayan sana. hiç olmadın ki
Bunu kendime, Cemile’ye söylüyoruz."

Hane içindeki yalnızlığı bahis değil sadece, bir "oyuk" Cemile, içine akan.

Seniha... Evlere sığamayan Seniha... Bi otelde ölmeyi bekleyen Seniha. Hayat bu kadar hüzünlü olmamalı. Çelişkili bir hayat, hüznünden daha yorucu oysa.

"Ah güzel yaşam! sevgilim ölüm!"

Seniha'ya hayranlık duymamak mümkün olmuyor okurken dizelerini, "Seniha'nın Günlüğü'nden"
Çelişkilerinle varsın Seniha, seni çelişkilerinle seviyorum hayata karşı.

"Seniha!
Duymuyorsun sen kendini
Başıboş bir müzik gibisin kırlarda"

Cemal var bir de. Tenhalarda duran, saçlarının uzunluğunu sevmeyip onu yalnızlaştıran. Susan... Sürekli gözetleyen evdekileri, maddeleri... cisimleri... "Cemal'in iç konuşmaları" işte. Bu Cemal çocuk daha, aynı evi paylaştığı diğer üç kişi gibi. Çünkü dördü birden kırk yaşındalar, hepsi bir kişi...

"Ben mi konuşuyorum -Cemal mi-
Tanrının taşları mı konuşan"

"Ester'in Söyledikleri"ne kulak verin bir de, hemen umutsuzluğa kapılıp gitmeyin. Durgunluğun farkında olan, gezip dolaşan, kendi kendine konuşan güzel Ester. Yalnızlığı ve bu herkesin birbirinden ayrı-lığını bilen, kabullenen Ester. Hem yenildi, hem umdu... Hayat, bir nevi Ester'in dışa vurumu gibiydi düşünüşlerini. Hem yenilip, hem umut etmek her zaman.

"Ey sözlerim benim
Onlar ki bana her zaman
Bir diriliş verenedir

Meselim bitmeyendedir."

Söylenecek çok şey var.

Bir inceleme değil bu, bir anlayış sadece. Kendi arayışım içinde bulunduğum böyle bir zamanda hele ki... Sıkıcı, kalıplaşmış, sade aşk konulu şiirlerden bunaldıysanız, Cansever'i okuduğunuzda büyüleneceksiniz.

İşte şimdi gerçekten sevdim şiiri...

Bunları yazmam sadece yarım saatimi aldı, ama bu şiirler zihnimin içinde bi ömür tekrarlanacak gibi...
119 syf.
·Beğendi·8/10
Edip Cansever yine başka bir şiirsel hikaye ile selamlıyor bizi Onun tarzını bilmeyip ilk defa okuyanlar ya çok sevecek ya da çok anlamsız bulacak

Edip Canseverin çok kapalı bir şiir anlayışı var ama garip bir şekilde bu hoşuma gidiyor
İyi okumalar
Varolun
109 syf.
·4/10
Benim başlarda Seniha nın günlüğü şiir serisini sevmeyince tüm şiirlere de önyargılı yaklaşmış olabilirim ama hiç beğenmedim ya. Benim şiir anlayışım benim haz aldığım bir kitap olmadı. Ölçü arayan bir adam değilim şiirde göze hoş geldin falan ama kelimelerde beni çekmedi. Haddim değil biliyorum ama güzel değil
109 syf.
·Puan vermedi
Lisedeyken okumuştum bu kitabı. Yeşil Peri Gecesi'nde geçince adı, dedim bir daha okuyayım. İyi ki okumuşum. En çok Ester'i seviyorum ben kitapta. Cemile ve Seniha gibi değil. Hep bir umut var.
109 syf.
·1 günde·8/10
Aklımda "Ben bu 'evler'e sığamam." ve "Nasıl karşılanır yok olan bir şey / Karşılıyorum / Birlikte salona geçiyoruz." dizeleriyle kalacak olan şiir kitabı Bezik Oynayan Kadınlar. Anca yirmi yaşımda çıkabildiğim şiir yolculuğunda -gerçek anlamda çıkabildiğim- yine en ufak bir pişmanlığı söz konusu ettirmeyen başka bir şiir kitabı, Edip Cansever'le ilk kez karşılaştığım.

Ben galiba, bu az sözle çok şey söyleyen canlıların büyüsünden kurtulamayacağım.
Büyülü okumalar.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Edip Cansever'in novella havası taşıyan şiirlerinin gerçekten kendine has bir duruşu ve havası var. Tek şiirlerinde yakalayamadım o havayı. Ben Ruhi Bey Nasılım ve Bezik Oynayan Kadınlar'ın akıcı mısraları, konu ve tınıyla sürükleyip götürüyor insanı..
Sanki novella şiir diye bir kurgu icat etmiş gibi geldi bana. Çok da iyi etmiş. Hafif bir Sadri Alışık pozu canlandırdı gözümde. Belki de ben öyle hayal ettim. Bakalım sizde kim canlanacak?
109 syf.
·1 günde·Puan vermedi
'Fazla şiirden ölen şair'Edip Cansever'den müthiş bir şiir kitabı okudum.Ben Ruhi Bey Nasılım,Yerçekimli Karanfil,Dirlik Düzenlik ve Bezik Oynayan Kadınlar okuduğum kitapları.Benim fikrime göre eğer şiirden biraz anlıyorsam,Edip Cansever türk şiiri için bir dönüm noktasıdır.Şairin edebi kimliğinden ve üslubundan biraz söz edecek olursak;Edip Cansever yarattığı şiir estetiği ve imge zenginliği ile şiirlerinde bireyin arayışlarını, umutsuzluklarını, uyumsuzluğa varan yaşam ilişkilerini yansıtmaya çalışmıştır. Şair, bazı şiirlerinde modern kentlerde yalnız, karamsar, kendisine ve topluma yabancılaşmış, uyumsuz, umutsuz ve depresif modern bireyi anlatır. Edip Cansever “Masa da Masaymış Ha” şiirinde de modern bireylerden birini betimler. Şair, şiirini oluştururken dil konusunda oldukça titiz davranmıştır. Olabildiği kadar sade ve duru bir şekilde oluşturduğu şiirinde neredeyse gereksiz hiçbir kelimeye yer vermemiştir. Şiir, etkisini bu duruluğuna borçludur.

 
Kitabı değerlendirmem gerekirse;
"Bezik Oynayan Kadınlar" şiirinde aynı evde yaşayan, birbirlerinin acılarını bilen ama konuşamayan dört kişinin ruh halleri yansıtılır. Dört kişiden biri olan Cemile'nin aslında olmayan Manastırlı Hilmi Bey'e mektuplar yazması yalnızlığının derecesini gösterir. Cemile sokaklarda dolaştığında, diğer insanlar tarafından gözetlendiğini düşünür. Cemal'in iç konuşmaları bölümündeki Cemal ve Ruhi Bey kimi özellikleri bakımından benzerlikler gösterirler, ikisi de anıların izlerinden kurtulamazlar, bu bölümde de ölü yıkayıcısı imgesi geçer. "Çok geniş bir çayırda yürüyorum yürüyorum / Ezilen otlar gibiyim ayaklarımın altında / Kendi ayaklarımın / Nedense bu böyle hoşuma gidiyor." (Şairin Seyir Defteri, "Bezik Oynayan Kadınlar, Cemal'in İç Konuşmaları", s. 209)

 

Geceleri başka evlere giden Seniha hüznün simgesidir. Edip Cansever'de otel önemli bir izlektir, şair otelleri sevmez, Seniha da bir otel odasına kapanıp ölümü bekler, dünyaya açılamayacak kadar umutsuzdur. "Seniha'nın Günlüğü"nden bölümlerinde şair Rimbaud, Rilke, Nerval gibi şairlerin isimlerini anarak onlara göndermelerde bulunur, altıncı bölümde kutsal görülen şeyler ve hiçlik sorgulanır. Son sözleri söyleyen Ester diğer üç kişiye göre daha umutludur. Ester gitme düşüncesine kapılır, duvarların ardında ne olduğunu bulmaya çalışır; ama yine dört duvarın dışına çıkmayı başarıp içinde bulunduğu açmazdan kurtulamaz.

 Türk şiirinden Edip Cansever geçti.Anısının hatrına ayağa kalkınız!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bezik Oynayan Kadınlar
Baskı tarihi:
1982
Sayfa sayısı:
109
Format:
Karton kapak
ISBN:
Yok
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ada Yayınları
Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın
Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.

Kitabı okuyanlar 328 okur

  • Filiz Taşcı
  • Leyla
  • Murat
  • Ş
  • Erva
  • İmran Kılıç
  • Umut Serkan
  • Yalçın
  • Aslıhan
  • Activist

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%34.1
25-34 Yaş
%34.1
35-44 Yaş
%15.9
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%6.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60
Erkek
%40

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.1 (25)
9
%20.9 (18)
8
%29.1 (25)
7
%14 (12)
6
%3.5 (3)
5
%0
4
%1.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.3 (2)