Büyük Saat (Bütün Şiirleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
30,3bin
Gösterim
Adı:
Büyük Saat
Alt başlık:
Bütün Şiirleri
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
725
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803376
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
İkinci Yeni hareketinin Edip Cansever ve Cemal Süreya ile birlikte önde gelen şairlerinden Turgut Uyar, çok uzun bir aradan sonra ilk kez bütün şiirleri içeren bir kitapla okurlarının karşısında. Arz-ı Hal, Türkiyem, Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak, Her Pazartesi, Divan, Toplandılar, Kayayı Delen İncir ve Dün Yok mu kitaplarının yanı sıra dergilerde kalan son şiirleri ve önceki baskılardan unutulmaları ya da şair tarafından elenmeleri nedeniyle kitaplarına girmemiş şiirleriyle, kaçırılmayacak bir yapıt.
644 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Galiba sizi de bıktırdım alıntılarımla. Turgut Uyar'ı zaten çok severdim ama bu şiir kitabını okuyunca onu daha da çok sevdim ve yakından tanıdım. Umutsuzluğun şairi, aşk adamı, güzel insan...
Ve incelemeye hayatı ile devam etmek istiyorum.

"Türk şiirin bu büyük ismi 4 Ağustos 1927 tarihinde Ankara’da, altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi."

Babası aynı zamanda hattattır. Ankara’nın Latin alfabesiyle yazılan ilk sokak levhalarını babası yazmıştır.

Ancak babasının görev icabı kendilerinden ayrı olması ve ardından gelen ölümü Turgut Uyar'ı derinden etkiler. Babasının ölümünün ardından aile İstanbul'a, Edirnekapı’ya gider. Hüzün o vakitten itibaren yakalayacaktır Turgut Uyar'ı.

Bu durumdan kendisi de şu şekilde dem vurur:

"Hüzünlü bir çocuktum. Nedense hep ağlamaya hazır. Ağabeyim bana sataştıkça annem 'Yapma oğlum' derdi ona, 'O içli bir çocuk…' "


"Lisenin ardından Askerî Memurlar Okulu’nu bitirir Turgut uyar. Genç bir askerî memur olarak Anadolu’yu dolaşmaya başlar. Askerlik mesleği ise ne karakterine ne de dünya görüşüne uygun değildir."
Yıllar sonra Federico Garcia Lorca için yazdığı şiirde şöyle belirtecektir bu durumu:

"Ah işte herşey orda...
Ben severim omuzlarımı bir gün
Sırmaları, apoletleri olmasa da."


"Henüz Askerî Memurlar Okulu’nda öğrenciyken 1947’de Yezdan Şener ile evlenmiştir."

"Daha sonra çoğumuzun bildiği büyük aşk başlar: Turgut ve Tomris..."
Turgut Uyar 1966 yılında eşinden ayrılıp İstanbul'a yerleşir. O dönemde Cemal Süreya ile ilişkisi bitme aşamasında olan Tomris Uyar ile şiir üzerine mektuplaşmaya başlarlar. Ve 1969'da Turgut ile Tomris evlenir.

Tomris Uyar şöyle anlatıyor Turgut Uyar'ı:

Çok yakışıklı, çok zeki, çok duyarlı bir insandı. Belki bana göre aşırı ciddiydi. Tipik edebiyatçı özelliği taşıyan, kendi içine kapalı, dışarısıyla fazla alışverişi olmayan, şiiriyle mutlu biriydi. Ben öyle değilim. Denizi de severim, dolaşmayı da… Daha canlı, daha hareketli olmayı isterim. Belki bu bakımdan pek uyuşmuyoruz.”

“Hep çok kıskançtı (... ) Turgut Uyar’la geçirdiğimiz bazı hırgürlü geceleri şimdi olsa kaldıramayacağımı biliyorum ama bütün güçlüklerine karşın fırtınalı bir aşkı, yavan, düz-ayak bir ilişkiye hâlâ yeğlediğimin de bilincindeyim.”

"Turgut Uyar, ilk ödülünü Arz-ı-Hal şiiriyle kazanmıştır."

"Turgut Uyar'ın ilk şiirlerinde Garip akımının etkileri hissedilse de, Ece Ayhan, Cemal Süreya ve Edip Cansever’le birlikte İkinci Yeni akımının en önemli temsilcilerinden biridir."

Turgut Uyar, hayatı boyunca 9 şiir kitabı yayımladı.

Şiirin bu büyük ve hüzünlü şâiri 22 Ağustos 1985’te yaşama veda etti.

Artık aşık olduğum bir adam var. Tomris seni kıskanıyorum...


Sanırım senin üzerine başka şiir kitabı okuyamayacağım...
725 syf.
·3 günde·8/10 puan
Bu kitap bütün şiirlerine ulaşım açısından çok güzel. bu koca kitapta toplamda 20 şiiri çok beğendim. Uzun bir zaman oldu kitabı okuyordum. Şiir kitaplarını roman gibi okuyamazsiniz. O kitap başucunuzda olacak her gün o şiirler okunup benimsenmeli hatta ezber de yapıyorum.

Yazdıkları hep yeni ufuklara doğru gitmek isteyen, derinleşmek, genişleşmek isteyen bir şiir dünyasıdır. Sıradan bir hayat sürer. Kendi hayatı dar gelir.
Belki asker olan babasının sürekli uzaklarda oluşundan, belki yalnızca kendi doğasından, belki de duygularının yoğunluğundan kederli bir çocuktu Uyar. Şöyle anlatıyordu bir söyleşisinde:

“Hüzünlü bir çocuktum, nedense hep ağlamaya hazır. Ağabeyim bana sataştıkça annem: yapma oğlum derdi ona. O içli bir çocuk.”(Alıntı)

İlk evliliğini Yezdan Şener ile yapar, üç çocuğu dünyaya gelir. Fakat biz aşkı, sevdayı Tomris Uyar’a yazdığı şu dizelerden öğreniriz.

Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yelkovana küskündür.
Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kalsın, hiç değilse;

Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

Şiirdeki beklentim ve şairlere bakış açımla ilgili kendi ölçülerimi paylaştıktan sonra, şairimize yönümüzü çeviriyoruz. Söz konusu 2.yeni olunca birçok şairde olduğu gibi, Turgut Uyar şiirlerinde de konu dönüp dolaşıp kadına ve cinselliğe geliyor bazen. Hatta bunun dışında, bazı yerlerde çok bilinen argo ifadelerine de rastlıyoruz. (Alıntı)

ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım

falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi aferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım

senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım
725 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şiirdeki eksiklerimi tamamlamaya çalıştığım bir dönemde düzenlenmiş olan etkinlik dolayısıyla ( #40075031) tercih ettim, 2. Yeni akımının önde gelen şairlerinden Turgut Uyar’ı. Şiir kitabı incelemek başlı başına zorlu bir alan. Şair başka yazar, biz başka anlarız, paylaşımı okuyan başka anlar. Yine de bu dikenli yolculuğa Papatya ya teşekkürlerimle başlamak isterim.

Benim gibi düşünen okurlar var mı bilemiyorum. Ama deneme, roman, öykü gibi eserler söz konusu olduğunda beğenilen bir yazarı okuduğumda çok defa diğer okurlarla benzer görüşleri paylaşıyorum. Ne var ki, konu şiir olduğunda çok tavsiye edilen bir kitabı okuyorum, fakat bana hiçbir şey ifade etmediğini görüyorum. Beğenmediğim şiir kitaplarından bahsederek burayı bir kavga alanına çevirmek istemem. Ama bir şairin ideolojisi ve dünya görüşü ne olursa olsun, şiirsel anlatım konusunda kelimelerle oynama ve birden fazla çağrışım yapacak ifadeler kullanmakta başarılı olduğunu görmek isterim. İster hece vezni, ister serbest yazılmış olsun. Birbiriyle alakasız gibi duran mısralar arası geçişlerde bir akıcılık ve anlam bütünlüğü olması gerektiğini düşünüyorum.

Elbette bütün şairleri okuduğumu iddia edemem. Fakat okuduklarım arasında bu eşiği aştığını düşündüğüm çok fazla şair olduğunu söyleyemem. Tehlikeli bir bölgeye doğru girdiğim için fazla sesimi yükseltmeden korkarak ilerliyorum. Aslında söylemek istediğim asıl nokta, başkalarının söyleyemediği şeyleri yazabilmek, ulu orta söylenemeyecek küfür ve argo ifadeleri cesurca kağıda dökmek şairlik için yeterli olmamalı. Divan şiirlerinin yazıldığı bir dünyada söz bu kadar ayağa düşmemeli.

Şiirdeki beklentim ve şairlere bakış açımla ilgili kendi ölçülerimi paylaştıktan sonra, şairimize yönümüzü çeviriyoruz. Söz konusu 2.yeni olunca birçok şairde olduğu gibi, Turgut Uyar şiirlerinde de konu dönüp dolaşıp kadına ve cinselliğe geliyor bazen. Hatta bunun dışında, bazı yerlerde çok bilinen argo ifadelerine de rastlıyoruz. Fakat ben şöyle bakmak istiyorum şaire. Bu argo ifadeler çıktığında geriye bir şey kalıyor mu? Evet, hangi şiirine bakarsanız bakın, kuvvetli bir şair çıkıyor karşınıza. Sanki bir akşamda hepsi birden oturup yazılmışcasına, kolayca ve şairane dizilmiş gibi durur. İstesem daha da yazabilirdim der her satırında. Turgut Uyar bize sıradan gibi duran herhangi bir olaya bir süre baksa, kolayca bir şiir yazabilir. O konuyla bu kelimelerin nasıl bir araya geldiğine şaşırırsınız.

İllk defa bir şiir kitabından bu kadar çok alıntı paylaştığımı ilave edeyim. Beğendiğim çok fazla şiir ve mısralar oldu. Ama en çok beğendiğim mısra buydu. #40593229

Bunun dışında şairin turnaya özel bir yer ayırmasını çok beğendiğimi söylemek isterim. Turna zaten başlı başına romantik bir kuş muydu? Yoksa onu şairler mi bu hâle getirdi bilemem. Bildiğim bir şey varsa turna başlı başına bir ilham veriyor insana. Ne zaman adını duymuş olsanız ya hüzünlü bir türkünün, ya da derin bir şiirin başlayacağını hissedebilirsiniz.

Bir gün sabah sabah güne iyi bir başlangıç yapmak isterseniz, ister geyikli bir gecede göğe bakın, ister tel üstündeki cambaza, kuvvetli bir şair göreceksiniz. Birçok şarkıya ilham kaynağı olmuş şiirlerden bir tanesinin linkini buraya iliştirerek son vereyim incelememe…

https://www.youtube.com/watch?v=puLIUFwICMU

Keyifli okumalar dilerim)
725 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Hüzünlü Şair Turgut Uyar (1927_1985)

Yazdıkları hep yeni ufuklara doğru gitmek isteyen, derinleşmek, genişleşmek isteyen bir şiir dünyasıdır. Sıradan bir hayat sürer. Kendi hayatı dar gelir.
Belki asker olan babasının sürekli uzaklarda oluşundan, belki yalnızca kendi doğasından, belki de duygularının yoğunluğundan kederli bir çocuktu Uyar. Şöyle anlatıyordu bir söyleşisinde:

“Hüzünlü bir çocuktum, nedense hep ağlamaya hazır. Ağabeyim bana sataştıkça annem: yapma oğlum derdi ona. O içli bir çocuk.”

İlk evliliğini Yezdan Şener ile yapar, üç çocuğu dünyaya gelir. Fakat biz aşkı, sevdayı Tomris Uyar’a yazdığı şu dizelerden öğreniriz.

Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yelkovana küskündür.
Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kalsın, hiç değilse;

Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

Hangimiz umut ederek göğe bakmadık.

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım…

Geyikli gece Türk Edebiyatının Türk şiirinde bir aşamadır. Uzun cümlelerle düz yazısal cümlelerle yazılmış bir destandır. Çağdaş uygarlık dediğimiz insansızlaşmayı, doğada kopuşu, insandan kopuşu, insanın değersizleşmesini çok iyi anlatan şiirdir.

Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
Yahut bir adam bıçaklasak
Yahut sokaklara tükürsek
Ama en iyisi çeker giderdik
Gider geyikli gecede uyurduk…

Kedilere olan sevgini de şu dizelerle belirtmek isterim. Kedim olan en iyi dostum Tomrisime selam ederim.

"Keşke bir şiir okumuş,
Bir kedi sevmiş olsaydınız.
Belki bu kadar, kirletmezdiniz dünyayı…"

Hangimizin sevgisi acımadı.

Sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse…

Cemal Süreyya Uyar’ın ölümünün ardından

“Öldüğü gün hepimizi işten attılar.” Demiştir.

Hüznün şairi bize büyük eserler bırakarak hayattan ayrıldı. Saygıyla özlemle anıyoruz. Yattığın yer incitmesin hüznün şairi.

#Arzuaytan
"Turgut öldüğünde hepimiz işten atildik"
Cemal süreyya

Böyle yüce bir şairi şiirlerinden ipucu paylaşarak anlatabilirim
Bir şairin karanlık odasidir şiir kitapları

“Ankara’da doğdum. İlk hatırladığım mekân, iki katlı, iki katı biraz karanlıkça küçük bir ev. Ve bu evde ilk zehirlenme”

Ankarada doğduğu anlatılır ama kötü bir anı olarak hep zikreder şiirlerinde

Şair daha sonraları aşık olmayı dener yenilir ama hiç pes etmez

İlk aşkım, sarsıcı, hüzünlü, umarsız ilk aşkım o yıla rastlar. Bir mahalle arkadaşımın dayısının kızı. Onun da benden hoşlandığını sanmak istiyordum. Ne var ki, tek yabanlık pantolonumun tam cebinin üstünde kolay kolay saklanamayan bir yırtık vardı.”

Şair asker olmanın verdiği dayanılmaz zorluğu özgürlük aşkını şöyle anlatmıştır

“Asker okullarında hiç mutlu olmadım. Genellikle yatılı okullarda mutlu olan çocuk yoktur sanıyorum. Başkalarının, hatta somut başkalarının da değil de, hiç kavrayamadığım bir otoritenin belirlediği ve çoğu zaman saçma bulduğumuz bir şeyler yaşamak.”

Ve şair gunyuze yavaş yavaş çıkar artık şiirleri dergilere yayınlanmaya başlar

“İlk şiirim 1947 yılında Yedigün dergisinde yayımlandı. Çok önemsemedim. Heyecanlanmadım. O derginin şiir beğenisinin üst düzeyde olmadığı duygusu vardı içimde. Bir inat sorunuydu benimki. Sonraları, küçücük Kaynak dergisi ile inatlaşmaya başladım. Bir yıl sürdü. Başardım.”

Hayat alıp geçmekte bir yandan çocuklar bir yandan geçim derdi sürmekte

“1948 yılında kur’a usulü tayinle Posof’a gittim. Yirmi bir yaşında, evli ve bir çocuklu olarak. Posof’a varışımızın ertesi günü, ilk maaşımı, işe geç başladığım için alamadım ve ilk kez borçlandım. Bakkala gidip kuru fasulye almak istedim. Yoktu kuru fasulye veya benzeri yiyecekler. Böylesi kıyı köşe yörelerde, herkesin kışlık yiyeceğini yaz ortalarında edindiğini öğrendim”

“Her şeyden biraz kalır, diyor bir İtalyan atasözü. En inandığım doğrulardan biri. Söylemeden edemeyeceğim bir doğru da şu: Aşk söz konusu olduğunda, ikinci de, üçüncü de, sonuncu da ilk’tir.”



Hepimiz biraz turgutuz onun şiirlerinden beslendik ceketinden çıktık diyebiliriz iyi okumalar
Bu kitabı bugün tek başıma alarak hayatta bir şeylerden vazgeçmeyi öğrendim. Hayat bazen beklediklerimizi bize vermiyor. O yüzden bazı şeylere çok fazla anlam yüklemeyelim. Anlamsız bir hayatta ne kadar yaşanmaya değerse...
725 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Şiirleri okurken çok büyük zevk aldım .Ruhum doydu denir ya tam da öyle oldu. Turgut Uyar'ın şiirlerini daha önce de okumuştum ama bu kitap gerçekten zirvesi olmuş. Acının , aşkın, umutsuzluğun , biraz da mutsuzluğun şairi . Açıkcası bazı şiirlerini anlamak için tekrar tekrar okuduğum oldu çünkü altında çok farklı anlamlar barındırıyordu. Sindire sindire okumak en mantıklısı. Bazı yerlerde Tomris Uyar yerinde olmak istiyor insan. Aşkı , sevgiyi bu kadar hissederek yazması beni çok etkiledi.
"Seversin diye söylerim her şeyi, sana uygun olsun
 Çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun
 Gel ellerini ver en güzel ellerini öyle
 Ruhum, ateş yüreğim, kokum birlikte öyle…”
725 syf.
·3 günde·Beğendi
Şeir mənimçün daxili bir ehtiyacdı, sığınacaqdı, bir başqasının dilindən özünüifadə, duyğularımı dilə gətirmə şəklidir. Nə zaman bir şeylərin əskik olduğunu hiss etsəm, şeirə sığınıram, şeirlə tamamlayıram o çatışmayan parçanı. Kitab oxumadan ən çox 3 gün yaşaya bilirəm, amma şeiri isə sadəcə zaman zaman daxildən gələn şeiroxuma istəyilə oxuya bilirəm. Ancaq o zaman zövq ala bilirəm şeir oxumaqdan. Əslində, builki qədər şeir kitabı oxuduğum heç olmamışdı. Şeiri yenə oxuyurdum təbii, amma kitab olaraq deyil, tək-tək, ara-sıra. Karantinin təsiridi böyük ehtimal ki, bu il daha çox oxudum. Bəzən yaşadıqlarımız, hazırki məcburi #evdəqal psixologiyamıza və duyğularımıza təsir göstərir. Bir az daha duyğusal insana çevirir bizi, qorxularımız, qayğılarımız vurur üzə. Tam da bu anda şeir çatır imdadımıza. Duyğularımıza tərcüman olur.

Turgut Uyarın kitabını uzunnnnca zaman əvvəl almağıma baxmayaraq, bu günə qədər heç oxumamışdım, hətta oxumağa cəhd də etməmişdim. Yenə karantin vəsiləsiylə oxudum və sevdim. Sətirlərin, misraların, səhifələrin arasında özümü tapdım, "ah, nə gözl söyləmiş şair" dedim zaman-zaman. Şeirsevərlərin sevərək oxuyacağı kitablardan biri olacağına inanaraq, oxumağı tövsiyyə edirəm. Xoş mütaliələr...
725 syf.
·3 günde·8/10 puan
Biri göğe bakalım deyince,
Göğe bakalım diyene kızıp,
Bir iki küfür yolluyorum göğe doğru,
Duyuyor musun Turgut abi?

Artık kim üstüne alınırsa alınsın,
Anlaşılmayınca öyle oluyor
Ve insan sevince kıyamıyor,
Bırak diyor, beni bırak göğe bakalım
Ya da basıyor küfrü göğe doğru.

Geceden yıldız toplayıp,
Yakamoz toplayıp,
Gündüzden gökkuşağı toplayıp,
Hatta tüm mavi göğü kucaklayıp
Gözlerine soksan,
Topladığın yıldızları saçlarına taksan,
Bazen anlamıyor insan.
Sonra yazdıkça yazıyor,
Kızdıkça, sevdikçe, sövdükçe,
Anlaşılmadıkça yazıyor insan.
Ve yazdıklarında kendinden
Ne çok şey görüyor insan.

Şiirlerini aldım bana ayırdım,
Göğü sana ayırdım.
Şimdi mavi gökyüzünde
Uyuyor musun Turgut abi?
644 syf.
·Puan vermedi
Tez çalışmamı sevdiğim bir şair olan Turgut Uyar üzerine hazırlıyor olmak benim için ayrı bir zevkti .Kitabın içindeki tüm şiirleri tek tek inceleyip, yorumladım.Turgut Uyar'ın dünyasına onun dizelerinden ulaştım. Şairin hayatına ,duygularına, bakış açısına hakimseniz şiirlerini anlamakta zorlanacağınızı düşünmüyorum. Büyük Saat, şairin tüm şiir kitaplarının bir araya getirildiği bir külliyat. Ayrıca kitabın kapak tasarımına da bayıldığımı söylemeliyim. İlgililere tavsiye edebilirim :)
725 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
dokunduğu her şeyi güzelleştiren bir güzel adam.

hani olur ya, birileri öldüğünde bir başka birileri ''hayatını kaybetti'' der arkasından. benim için hayatı kaybeden son insandır turgut uyar. şüphesiz, tanrı turgut uyar'ı insanların kendilerinden ve başkalarından daha da mühimi hayattan ümitlerini kestikleri anlarda hayata tutunmaları için yaratmış. ''oku'' diye emreden tanrı, emrini yerine getirmek kolaylaşsın diye yaratmış turgut uyar'ı.

kitapçıların şiir bölümü raflarında kendimi aramışsam, hayatımda ilk kez bir şiiri ezberlemek için bu kadar uğraşmışsam, tek bir satırda kendimi bunca heyecan içinde bulup sonra kaybetmişsem, bir noktalama işaretine takılıp saatlerimi harcamışsam, başımı göğe her kaldırışımda aklıma dünyalar dolmuşsa, sırf göğe bakma durağı'na saate bakmakta selam ediyor diye başka başka şairlerin sayfalarını çevirmişsem, bugün bir müzik grubunu* adını o'nun bir şiirinden aldığı için bile bu kadar çok sevebiliyorsam turgut uyar sayesindedir.
“şiirin amacı ‘bir şey’i gündeme getirmekse, aynı zamanda ‘o şey’i gündemden ayıklamaktır da.
turgut uyar şiirinin ana damarı öncelikle bu doğrultuda akmaktadır, bence. anlaşılması güç olanı, kolay anlaşılana yakınlaştırması, şiirindeki özelliklerden birisidir sadece. dize bileşimlerindeki anlam katmanlarını öylesine üst üste getirir ki, bu yarı saydam dizilişi bir bir soyarak çekirdeğe ulaşmakta hiçbir güçlükle karşılaşmayız. denebilir ki, en diplere inmeyen okurlar bile rahatlıkla tat alabilir onun şiirinden.
soluklu, soluklu olduğu kadar da görkemli bir şiirdir turgut’un şiiri. okuyanları, şaşırtıp sarsarak parçalara ayırmaz, tersine bütünleştirir, bir düzene sokar onları. tek tek dizelere değil de, bir dizeler kütlesine yerleştirir şiirsel tadı, şiirsel yükü.
sözcükleri, sözdizimlerini, kısacası her türlü biçimsel görünüşü geri planda bıraktıran, bir yaşam yoğunluğu, dünyasal bir denge, evrensel bir birikim vardır onun şiirinde.
kimi zaman nesneleri sıralayarak kemiksi bir fon yaratsa da, bunu, giderek soluk aldırıcı, yumuşak bir atmosfere dönüştürmesini bilir. ardından da o her zamanki alaşım becerisiyle, insanı tam insan olduğu noktada yakalar ve nesne-insan birlikteliğini yaşamla örüştürüverir.
şiirini çeşitlendirirken, özentiye düşmemiştir hiçbir zaman. ondaki değişiklikler, yaşamın başka başka kesimleriyle hesaplaşmak istemesinin doğal sonucudur. çünkü yaşam her şeydir turgut’un şiirinde. bu yüzden de ne gelgeç akımlara ne de yapay ve zorlama modalara yüz verir.
simgeler, alegoriler de sokulamaz onun şiirine.
imgeleri özgün, yerinde ve dinlendiricidir.
ve…
türk şiirinin en seçkin, en usta şairlerinden biridir turgut uyar.”
725 syf.
·29 günde·Beğendi·10/10 puan
Ömür boyu elimden düşürmeyeceğim tek şiir kitabı. Ne zaman içim sıkılsa, bir şiir okumak istesem, alırım bu kitabı elime, açarım Göğe Bakma Durağı şiirini okurum. Bana kalbimin derinliklerindekini getiriyor. Saçlarımı okşuyor adeta.
Bu karanlık bir şeydi. Ne iyi!.. Birinin durmadan ıslatarak yalnızlığını denediği, sularım toprağa aksınlar dediği. Bu karanslak bir şeydi...
Turgut Uyar
Sayfa 213 - YKY
Yaz yağmurları misali yıllarca
Yağmış durmuşum kendi içime.
Zaten dünya öyle dünya ki kim kime
Herkes kendi derdinde anca,
Herkesin yüreği lime lime ..
– hiçbir şey artık eski açıklığında değil ki –
. . . . . . .
kötü bir alışkanlıktan başka nedir bir adam...
Turgut Uyar
Sayfa 207 - YKY

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Büyük Saat
Alt başlık:
Bütün Şiirleri
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
725
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750803376
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
İkinci Yeni hareketinin Edip Cansever ve Cemal Süreya ile birlikte önde gelen şairlerinden Turgut Uyar, çok uzun bir aradan sonra ilk kez bütün şiirleri içeren bir kitapla okurlarının karşısında. Arz-ı Hal, Türkiyem, Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak, Her Pazartesi, Divan, Toplandılar, Kayayı Delen İncir ve Dün Yok mu kitaplarının yanı sıra dergilerde kalan son şiirleri ve önceki baskılardan unutulmaları ya da şair tarafından elenmeleri nedeniyle kitaplarına girmemiş şiirleriyle, kaçırılmayacak bir yapıt.

Kitabı okuyanlar 3.492 okur

  • Hatice
  • Oski
  • KÜBRA
  • B A
  • Damla
  • Bir Okur
  • Ahmet çevik
  • Elif Bekar
  • Azad
  • Aydilge

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.6
13-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%25.6
25-34 Yaş
%39.7
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%4.3
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%4.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.2
Erkek
%44.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.4 (402)
9
%23.3 (206)
8
%17.9 (158)
7
%6.6 (58)
6
%2.9 (26)
5
%1.2 (11)
4
%0.6 (5)
3
%0.5 (4)
2
%1 (9)
1
%0.7 (6)

Kitabın sıralamaları