Puan vermedi·622 syf.····Okunma: 07 Ekim 2025 22:01 5 aydır bakıştığım; Oblomov’un hacminden dolayı çekindiğim ; bir türlü başlayamadığım bu kitabı 9 günde bitirmiş olmanın şaşkınlığı… Yazarla tanışma kitabım; bana hep önce Oblomov’u sonra Martin Eden’i
okumalısın denmişti evet kısmen haklılar ancak bunun şuan hiçbir önemi yok .. Sevgili yazar literatüre Oblomovluk denen terimi kazandırırken bizi içimizdeki Oblomovluk ile başbaşa bıraktı… Hepimiz de zaman zaman böyle değil miyiz ? Bazen dışarıdan kaçıp eve sığınarak Oblomov oluruz; bazen de evden kaçıp dışarıya sığınarak Martin Eden oluruz ! Hayat ne acımasız ! Var olmanın dayanılmaz ağırlığı kimilerini harekete geçirirken kimilerini de Oblomov gibi eve ve yatağa sürükler … Kitapta Oblomov’un Olga’ya yazdığı mektubu okurken gözyaşlarım sel oldu tutamadım .. Tıpkı Olga gibi… Ah be Oblomov ;Ştolts’un ‘’Ya şimdi ya da hiçbir zaman ‘’ sözü seni harekete geçirirken bu sözü rafa kaldırıp yatağına dönmene çok kızıyorum !