Gönderi

9/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 23:50
Zamanı çokça geri sarıyor 1920'li yıllara İkinci Dünya Savaşına Varşova topraklarına gidiyoruz.Çokça kıyımın yaşandığı Almanların Polonyalılara karşı açtığı savaşın tam ortasında yerimizi alıyoruz. Savaşı birebir yaşamış olan ve yaşadıklarını kaleme alan yazar baş tacıdır. Çevirmen Ülke İnce' de o derece başarılı. Anlatımı su gibi, hissedilen duygu yüreği titretircesine etkileyiciydi. Var olsunlar... Klasik savaş, bir avuç toprak ve insanların hırsı için kıyıma uğramış milyonlarca yahudinin yaşadıklarına ortak olmak çok üzücüydü. Yazarın satırları arasında bahsettiği gibi insanları avlayanları okurken duygulanmamak,öfkelenmemek elde değil. Savaş başladığında ülkede Yahudi sayısı 3,50 milyonken savaş bitimi altı yıl sonrası bu rakam sadece 240 bine düşüyor. Görmezden gelinecek bir rakam değil.... Bu kaosun içerisinde yaşam mücadelesi veren açlıkla sınanan, hastalıklarla boğuşan bir sanat adamı... Bu sanat adamının yaşam mücadelesini okurken hayran kaldım. Umudu umudum, gücü gücüm oldu. " Yaşam enerjisini ölümden aldı". Bütün olumsuzluklara rağmen hedefine ulaşmış olması bir başarı örneğidir. Pireyi deve yapıp küçük sorunları çözmekten ziyade dünya başına yıkılmış gibi hisseden canım insanlar sözüm size; Günlerce tek patates yiyerek ayakta kalmaya çalıştınız mı? Ya da aylarca tek kelime etmeden insan yüzü görmeden hava almadan ufacık bir yerde saklanmak zorunda kaldınız mı? Ya da hastalıklarla mücadele edip defalarca ölümle burun buruna geldiniz mi? Son olarak tüm ailenizi kaybettiniz mi? O yüzden hep derim, herkesin derdi kendine büyüktür ama başka bireylerin ne yaşadığını bilemeyiz. Herşeyin başı hoşgörü ve sevgidir. Hep benci değil, biraz da bizci olacağımız güzel günler bizimle olsun. Sevgiler.
1000Kitap
PiyanistWladyslaw Szpilman · Koridor Yayıncılık · 20211,327 okunma
··
663 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.