·242 syf.····Okunma: 08 Ekim 2025 12:58 " Sonunda ışık yeniden hareket etti, batıya doğru uzaklaştı. Gözden kaybolduğunda, derin bir nefes aldım. O anda seni düşündüm; eğer yakalansaydık bir gün bir daha seni görememe ihtimalini. Ve anladım ki, korkularımın en büyüğü Roma değil, sensiz kalmaktı."
Zafer Kılınçer , Akrep Kadını kitabı ile bizi Roma İmparatorluğunun gölgesine, antik denizlere ve unutulmaz bir aşkın gölgesinde yapılan deniz seferlerine götürüyor.
Arkadaşının evine ziyarete giden anlatıcımızın, evdeki kütüphanede kıyıda kalmış ,el emeği ile ciltlenmiş bir kitaba gözü ilişir. #akrepkadını isimli bu eser bir korsanın günlüğü olarak görünse de aslında çok daha fazlasıdır.
Gün gün yazılmış Zeniketes'in günlüğünü okuyoruz. Zeniketes , Roma kayitlarinda "Lumia Korsanı" olarak geçer. Bu defteri de "Akrep Kadınına " yazdığını belirtir.
Gün gün yazılan defterde antik Roma kıyıları, korsanların denizlerdeki yaşayışları , ticaret alışverişi ya da değiş tokuşu, coğrafi olarak yönlerini nasıl buldukları, insanların yaşayışı, alışkanlıkları yer alıyor. Günlükte Zeniketes 'in her yerde Akrep Kadınını gördüğü ve her olayın onu tekrar tekrar hatırlamasına vesile olduğunu görürüz. Kalbi aşkla çarpan korsan kendi anlatımı ile her gün aşkını itiraf ediyor aslında.