Viktor Frankl’ın dediği gibi: “İnsanın yaşamak için bir nedeni varsa, her nasıla katlanabilir.”
Küçük Prens anlatısında o neden, bir güldür. Yani sevginin simgesi.
Eser, aynı zamanda psikanalitik açıdan çocukluk döneminde oluşan duygusal boşlukların yetişkinliğe nasıl taşındığını anlamak açısından çok önemli bir eser. Tilkinin “sabırla bekleme” vurgusu, tam bu noktadan "güvenli bağlanma" dinamiğini temsil eder.
Saint-Exupery’nin dili sade ama derinliği oldukça etkili. Her cümle, bilgece. Masumiyetin diliyle konuşan ama büyüklerin ruhuna dokunur nitelikte. Ve şaşırtıcı bir şekilde, bu çağın yüzeyselliğine, bundan 80 sene öncesinden yöneltilmiş bir eleştiri sanki...
Eserin etkisi ve evrenselliği oldukça geniş. 1943 yılında yayınlandıktan sonra Küçük Prens, 250’den fazla dile çevrilmiş. Her yaş grubuna hitap ediyor olması yazarın “çocukluğun ve yetişkinliğin farklı felsefesilerini bir çerçeveden anlatma başarısıdır.
Psikoterapi dünyasında, özellikle duygusal farkındalık ve içsel dinamiklerin çalışmalarında sembolik bir metin olarak kullanılır. Küçük Prens kitabı, Harvard Üniversitesi’nin yılda bir kez yayınladığı, 2018 tarihli Psikoedebiyat Bülten'inde “empatiyi öğretici en güçlü metinler.” olarak anlatılmıştır.
Benim için Küçük Prens, her okuyuşta başka bir ses oldu. Çocukken masaldı, büüyüp gençliğe adım attığımda bir ayna... koca bir adam oldum, şimdi de yol gösterici oldu.
Kendime “Ben ne zaman kalbimi unutacak kadar büyüdüm?" diye sordum. Cevabımı da sarıp sarmalayıp kendime sakladım.
Şu hayatta kendini kaybetmiş hisseden, aidiyet ve bağ kuramayan, çocukken kalbinin heyecanla atışını özleyenler; bu kitap sizin için yazılmış.
Ayrıca felsefi anlamda benzerliği olan eserler aşağıdadır.
Viktor E. Frankl – İnsanın Anlam Arayışı
Hermann Hesse – Siddhartha
Paulo Coelho – Simyacı