Kahverengi Giyen Adam – İpek Kocaman
Bir kadının ve bir erkeğin gözünden aynı hikayeyi iki farklı bakış açısıyla okumak… Gerçekten çok farklı bir deneyimdi. Benim için ilk defa böyle bir kitap oldu ve itiraf etmeliyim, merak ve heyecan hiç azalmadan sayfaları çevirdim.
Modern bir aşk hikayesi… Fakat sadece aşk değil, içinde psikolojik gerilim, sorgulama, içsel çatışmalar ve şehir hayatının karmaşası da var. Tempo hiç düşmüyor; yazar, bizi duyguların derinliklerine sürüklerken bir yandan da düşünmeye zorluyor.
Kitabın ilk kısmında hikâyeyi kadının gözünden okuyoruz. Kadın, arkadaşı olan bir erkeğe karşı hisler besliyor ama erkek bu duygulara aynı şekilde karşılık vermiyor. Bu ikilemin içinde sürüklenirken bir yanda uzaklaşmalar, bir yanda yeniden başlamalar... Kadın, ne kadar dirense de onu gördüğü an her şey alt üst oluyor.
Bir gün sonunda erkek, duygularını itiraf ediyor ve “deneyelim” diyorlar.
O an, kadın için dünyanın en güzel anı...
“Sen uyurken bir sürü hayal kurdum” diyor satır aralarında.
Ama her güzel şey gibi bu mutluluk da uzun sürmüyor. Zamanla dengesiz ruh halleri, geçmişin yaraları aralarına giriyor.
Sonra hikâyeyi bu kez erkeğin gözünden okuyoruz.
Çocukluğunda annesinin sevgisizliğiyle büyümüş, üvey bir babanın soğukluğuyla yoğrulmuş bir karakter... Bu geçmiş, onun bağlanma korkusunu, sevgiden kaçışını ve dengesiz davranışlarını şekillendirmiş. Kadın ne düşünürken, o bambaşka bir savaşı veriyor aslında.
Kitabı iki taraftan okumak, olaylara bambaşka bir perspektif kazandırıyor.
Kadın tarafında erkeğe kızarken, erkek tarafında onun neden öyle davrandığını anlayabiliyorsun.
Ve o zaman fark ediyorsun ki; hiç kimse tamamen haklı ya da haksız değil.
İletişimsizlik, bastırılmış duygular, geçmişin izleri... Her şey bu hikâyenin sessiz ama güçlü bir karakteri.
Her iki karakter de sonunda psikolojik destek almaya karar veriyor. Çünkü aşkın da, insanın da iyileşmeye ihtiyacı var.
Güven, empati, sadakat, aşk, umut ve umutsuzluk… Hepsi bu kitapta iç içe.
İpek Kocaman, yine güçlü kalemiyle bizi hikâyenin içine çekmeyi başarıyor.
Betimlemeleri, duygu geçişleri, karakterlerin iç sesi… Her biri özenle işlenmiş.
Bu, yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve her seferinde aynı samimiyeti, aynı duygusal yoğunluğu hissettiriyor.
“Sizce kim haklıydı? Gerçek neydi?”
Kitap bittiğinde bu sorular aklınızda dönüp duracak.
Yazarın kalemine sağlık. 🩶
Keyifli okumalar dilerim.
Kahverengi Giyen Adamİpek Kocaman