Gönderi

Yüksek dağların ardında kaldı hayallerimiz…
10/10
·608 syf.··
2025 6. kitabı
Yüksek dağların ardında kaldı hayallerimiz… Rüzgâr bile dönemiyor artık o vadilerden, çünkü her esintide bir hatıra, her taşın altında bir anı, her adımda bir sızı var. Biz, Mezopotamya’nın çocuklarıydık. Toprağın kokusunu alınca, ana sesi duyardık. Rüzgâr bize ninniler fısıldardı; her dağ, bir dost, her dere, bir sırdaştı. Ama sonra bir sabah, güneş başka doğdu bu topraklara. Güneş, umutlarımızın demirine vurdu, ve biz, o demirin nasıl taşlaştığını izledik. Umutlarımızın demiri taş olmuş kardeşim, çünkü yıllar boyu dövüldü, baskının ateşinde ısıtıldı, zulmün çekiciyle şekilsiz bırakıldı. Ama unutma: Taş da bir gün çatlar, ve içinden yeşeren bir filiz, bütün dağları yeniden yeşertebilir. Biz o filizin çocuklarıyız. Toprakla konuşmayı bilen, acıyla büyüyen, ama umudunu terk etmeyen bir halkız. Bizim dualarımız toprak kokar, bizim türkülerimiz dağların yankısıdır. Yorgunuz, evet; ama yorgunluk, yenilgi değildir. Yüksek dağların ardında kaldı hayallerimiz, ama o dağlar hâlâ bizimdir. Çünkü biz, bu toprağın suskun taşlarını bile konuştururuz. Bir annenin gözyaşında, bir çocuğun gülüşünde, bir halkın direnişinde yaşarız. Mezopotamya, her nefesinde bize seslenir: “Unutma, senden öncekiler de yürüdü bu yollardan. Onlar da düştü, ama hiçbirinin kalbi yenilmedi.” Ve ben inanıyorum; bir gün, o dağların ardına sakladığımız hayaller, yeniden gökyüzüne dönecek. Bir halkın sesiyle, bir annenin duasıyla, bir çocuğun gülüşüyle yeniden yükselecek. O gün geldiğinde, umutlarımızın demiri taş değil, ışık olacak. Ve Mezopotamya’nın rüzgârı, yine özgürce dolaşacak aramızda. Rezan Farqîn
Selehattin Demirtaş'a özgürlük
Onurlu Yaşam DavasıSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınevi · 2024133 okunma
·
150 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.