"Kürt kadını, tarih boyunca inkâr ve baskı karşısında yaşamı sırtlayan en büyük güç olmuştur. O, yalnızca bir anne ya da emekçi değil; aynı zamanda toplumun vicdanı, direnişin ruhu ve özgürlüğün taşıyıcısıdır.
Binlerce yıllık erkek egemenliğine ve sömürgeci anlayışlara karşı gösterdiği duruşla, yaşamı yeniden inşa eden iradeyi temsil eder. Kürt kadınının mücadelesi, yalnızca kendi özgürlüğü için değil, bütün halkların onurlu ve demokratik bir yaşam özlemi içindir.
Fedakârlığıyla toprağı bereketlendiren, emeğiyle toplumu ayakta tutan, direnişiyle geleceği aydınlatan Kürt kadını; özgür yaşamın ve demokratik toplumun temel gücüdür. Bir toplumun özgürlüğü, kadının özgürlük düzeyiyle ölçülür. Bu nedenle Kürt kadını, yaşamı yeniden var etmenin, umudun ve hakikatin sembolüdür."