Ölürsen beni hatırla,
Bir dağın yamacında üşüyen çocuk olarak.
Ayakkabısının dili yırtılmış,
Dizlerinde toz, avuçlarında taş izi kalan çocuk olarak.
Ölürsen beni hatırla,
Sokak lambalarının altında büyüyen,
Karanlığı erkenden tanıyan,
Ama yine de sabaha inanmaktan vazgeçmeyen çocuk olarak.
Biz güneyin çocuklarıyız,
Rüzgârı sert eser ovalarımızın.
Kış uzun sürer bazı evlerde,
Bazı sofralarda ekmek bile misafir olur.
Biz güneyin çocuklarıyız,
Dağları biliriz, nehirleri biliriz.
Sessiz kalmış türküleri,
Yarım kalmış hikâyeleri biliriz.
Bir gün okul yolunda,
Bir gün tarlada güneş altında,
Bir gün çatısı akan bir evde,
Hayatı erkenden öğreniriz.
Bize sorarsanız dünya nedir diye,
Bir tarafı oyuncak dolu vitrin,
Bir tarafı boş cepler deriz.
Bir tarafı kahkaha,
Bir tarafı bekleyiş deriz.