Selam!
Aslında daha bitirmiş olmamama rağmen aniden bu kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşma isteği duyduğum için inceleme yazmaya karar verdim. Şu anlık 140. sayfadayım. Ama şu âna kadar bile kitaba o kadar çekildim ki.
Öncelikle baş kahramanımız Sinan bu zamana kadar tanıştığım ne gerçek ne de kurgu bir karaktere hiç benzemiyor. Biraz garip, biraz farklı biri. Tabi garip de kişiden kişiye göre değişebilir. Keşke gerçek olsaydı! Gerçek hayatta onu karşıma alıp güzel, koyu bir sohbete girmeyi o kadar çok isterdim ki! Bazen "Bir insan bu kadar iyi olamaz." ya da "Kim hiç tanımadığı birine bu kadar değer verir ve zaman ayırır ki?" düşünceleri kafamda dönüp dursa da bu insan Sinan Ertekin olunca bu sorular gereksiz kalıyor. Bunu ancak kitabı okursanız anlarsınız :). Ve caanım yazarım Betül Güçlü, bu kadar güzel, farklı ve derin karakterler yazmayı nasıl beceriyorsun? Ayrıca sevgili yazarımın kitaplarında bir şey var, nasıl desem? İyileştirici gibi. Gerçekten!
Şu sıralar sıkılmış ve bunalmıştım. Ve bana ne iyi geleceğini bilerek bu kitaba başladım. Doğru bir seçimmiş. Çünkü sıradan hayatıma hakikaten RENK kattı. Kendimi küçük kahkahalar atarken buldum.
Kitap nasıl ilerleyecek bilmiyorum, bir iki tahminim var ama sonunu bir yandan merak edip bir yandan da bitmesin istiyorum. Bu çelişkinin sonucunda da çığlık atasım geliyor. Kitap bittiğinde bu incelemeye bir kaç cümle/paragraf daha eklerim diye düşünüyorum.
(DEVAM)
Kitabı an itibarıyla bitirdim ve garip hisler içerisindeyim. Kitaba başlamadan önce aşkın hepsi olmasa da bir yanının sadece kimyasallardan oluştuğunu düşünürdüm. Ama bu kitap aşka farklı tanımlar ekliyor. Ve bilmiyorum... Kesin bir tanımı yok bence. Ama bir delilik hali olduğuna eminim :).
Kitap hakkındaki eleştirilerime geçersek eğer yukardaki yazdığım şeylere ek olarak sürükleyici bir kitaptı. Yazarımın dili insanı hiç yormuyor. Sinan'ın bakış açılarına bayıldım ve bir yandan da imrendim doğrusu: Herhangi bir karşılık beklemeden bu kadar çok iyilik yapabilmesine. Ben yapamazdım sanırım. En azından artık. Bu kadar kötü niyetli insanların olduğu bir dünyada iyiliği hak eden insanlar o kadar az ki. Ya da bu düşüncemi değiştirmeliyim, bilmiyorum. Ama Sinan gibi karşılıksız iyilik yapmayı BU KADAR seven birini daha önce gördüm mü? Sanmıyorum. Olmaya çalışabilir miyim? Belki...
Sinan'ın Bayan Renk ile başa çıkması o kadar güzel anlatılmıştı ki. Sen nesin be adam? İyilik abidesi mi? Eklemek istediğim bir diğer şey: sanırım daha önce romcom kitapların hiçbirinde erkek baş karakterin ağzından okumadım. Güzel bir deneyimdi.
Burası birazcık SPOILER olabilir.
Takıldığım tek noktaysa Sinan'ın bir sevgilisi varken(araları her ne kadar bozuk olsa da) Bayan Renk ile bu kadar alakadar olması. Tamam bunu kötü niyetle yapmıyor belki ama ben sevgilisi olsaydım benim de hoşuma gitmezdi :)
Bu kitabın bitmesiyle de Betül Güçlü'nün okumadığım sadece 2 kitabı kalıyor galiba geriye. Birisi elimde olsa bile o zor zamana ayırmaya çalışacağım :")).
Renklerle kalın...