6/10
·224 syf.··
2025 86. kitabı
Psikolog ve yazar Beyhan Budak, "Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi" adlı kitabıyla hayata, insan psikolojisine ve insanlara el atıyor. Okurlarını karşısına alıyor ve samimi bir üslupla güçlü bir psikolojiye sahip olabilmenin yollarını açıklıyor. Kendisinin yazı diliyle ilk kez tanıştım. Gerçekten yalın ve samimi bir üslup tercih ediyor. Günümüz sosyal medyasında önemli olan 'like almaya' yönelik bir psikolog ve kişisel gelişimci olabilirdi, yapay davranabilirdi. Ancak çağın koşullarına rağmen doğallığından ve sıcaklığından ödün vermiyor. Sanki okuruyla kahve eşliğinde içten sohbet ediyor gibiydi. Tabii bunda kendisini sürekli geliştirmesinin ve yoğun seminer programları için etkili iletişim şekilleri oluşturmasının payı da büyük bana göre... Kitabı yazma amacını hayat koşturmacasında kendini unutan, kendine ilgi göstermeyen ve içsel sıkıntılar yaşayan insanlara bazı bilgiler hatırlatmak olduğunu açıklıyor. İnsanın olumlu ve negatif tüm duygularını ön plana oluyor ve okura kendi süzgecinden geçirdiği psikolojik tahliller sunuyor. Anlatılarında hayatı bir yolculuğa benzetiyor ve okuru bir adım atmaya çağırıyor. Kitap 28 bölümden oluşuyor ve Beyhan Budak her bölümde bir soruna değiniyor, ardından çözüm yolları sunuyor. Ağır ilerleyişiyle benim için ortalama bir okuma oldu. Yazarımız seminerlerden çok yoğun olduğunu, kendi üretkenliğinin azalmasından ve iç sesinin bu konudaki suçlayıcılığından yakınarak söze başlar. Psikolog olmasına rağmen "Terzi kendi söküğünü dikemez." durumunu kendine göre açıklar. Hayat koşuşturmacası ve geçim derdi içinde insanın kendini ve ihtiyaçlarını unuttuğunu ifade eder. Bazen insanların acıyı yaşamalarına fırsatı olmadığını söyleyen yazarımız, bu insanların hemen günlük hayat gailesine ve hayatta kalmaya döndüğünü belirtir. Arka planda kalan acı ise kendini ağlama krizleri, panik atak nöbetleri şeklinde kendini hatırlatabilir. Budak, bu durumu "Kırık Kurabiye Sendromu" olarak adlandırır. Ona göre insanlar bu durumda içine yönelerek ortaya çıkarmalı, anlatma veya yazma yoluyla bu acıdan kurtulmalıdır.insanların kendi sınırlarını çizebilmesi ve bir sorun olduğunda içine kapanmadan bunu konuşabilmesi önemlidir. Beyhan Budak, bu tğr konuşamama ve kendini ifade edememe problemlerinin çocuklukta başladığını ailelerin yetiştirme tarzından ve ebeveynlerin karakterlerinden kaynaklı olduğunu vurgular. İnsan hayatında çatışmaların ve tartışmaların doğal olduğunu, insanların kendini ifade etmeyi denemesi gerektiğini anlatır. İnsanların düştüğü zihin tuzaklarının gelişimini ve nedenlerini inceler. Bu tuzaklar genellikle insan ilişkilerinde ve bireyin hedeflerinde ortaya çıkar. Beyhan Budak insanların geçmişe özlem duyduğunu, güzel hatıraların iyi geldiğini, bu güzel şeyleri veya kişileri tekrar hayatımıza almanın hep olumlu sonuçlar doğurmayacağını anlatır. Zamanla kötü anılar, kötü insanlar silikleşir ve bu durumlarla ilgili iyi hisler ortaya çıkmaya başlar. Yazarımız bu durumu "Pembe Panter Sendromu" olarak adlandırır. Bastırılmış duyguların insan psikolojisini nasıl olumsuz etkilediği hakkında önemli bulgular paylaşır. Duyguların insanlara söylemek istediklerini inceler. Budak'a göre ulaşılabilirlik konusunda mesafeli olmak ve insanların çevresinde kendini doğru konumlandırmak bireylerin saygınlığını arttırır. Bireylerin davranışlarının nedenini travmaya yüklemesinin bir kaçış olduğunu söyler. Kendine acıyan insanların özelliklerini anlatan Budak, kendine acıma bataklığından çıkış yollarını verir. Hayattaki acıların insanların canını çok yakacağını; ancak bu acının geliştirme ve iyileştirme yaşatacağını söyler. Yazarımız affetmenin psikolojik olarak iyiliğini açıklar, sağlıklı affetmenin ne olduğunu anlatır. Kadınlar ve erkekleri ele alan Budak kendini diğer kadınlara kanıtlama mücadelesine giren kadınların "cici kız sendromu"na; ilişkiye muhtaç ve sevdiği kadın için kendini her anlamda değiştirmeye hazır erkeklerin "efendi erkek (nice guy) sendromu"na girmeye hazır olduğunu ifade eder. Burada, ileriki yıllarda cinsellikle ilgili sıklıkla problem yaşanır. Manipülasyona uğrama olasılığı yüksek riskli olan kişilik özelliklerini örneklendirir. İnsanları tanırken 'kahverengi şeker' testini uygulamayı önerirken okurlara tanınan insanla ilgili uyarı işaretlerini yakalamayı öğütler. Aşırı mantıkla hareket etmenin ve önyargılı davranmanın zararlı insan davranışları olduğunu belirtir. Bunlar, insanın kişisel gelişimine engel teşkil etmektedir.
Edebiyat
Hayat Acemileri İçin Yaşam RehberiBeyhan Budak · Kronik Kitap · 20243,732 okunma
··
675 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.