Gönderi

10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 17:18
Roman bir cenaze töreni ile bir bitiş, dünya üzerinden yok oluş ve dünya hayatına elvada diyerek başlıyor. Cenaze merasimi için toplanan eş dost ve akrabadan ziyade sanat camiası , ayrışmış toplulukları ve tezatlıkları ile Türkiye'nin kozmopolit yapısına bir örnek teşkil etmiştir. Geçen diyaloglar orada birilerinin olduğunu ,amma velâkin bunların ideolojli olduğunu vurgulamaktadır. Türk milleti, milli birliği ve kültürel beraberliği söz konusu değildir. Birileri var ama orda kimse yok gibidir. Or 'da kimse Var mı? Cenazeye gelmeyen tek kişi belki de Şafak Özden dir. Romanın duygusal ve toplumsal ayağı metaforu da Şafak Özden' dir. Bu Şafak başka Şafak Şafakları attıran Şafak..... Günay Rodoplu baş karakterimiz, yazarımız ve Türkiye üstündeki kadın elimiz. Gün ve ay Günler aylar uyur Uyan uyan Büyük yalandan ,derin uykundan Gün aydı gün aydı Şafak attı artık onun günü aydı... Baş ve yan karakter isimleri de özenle seçilmiştir. Bu roman Türkiye'nin, siyasetin, politikanın, sosyalizmin ve aşkın içinden de benim içimden de 'Alev' gibi yaktı geçti. Anlatıcı çokluğuna, rağmen farklı sesler farklı aksanlar, farklı tonlama ve melodileri ile bir tek sese dönüşüyor; Günay Rodoplu sesleniyor. Rodoplu'nun veryansınları, onun çilesi, onun özlemi , onun idealleri,onun azmi,onun iç çatışmaları, onun aşkı, onun ümidi ve onun hüznü, kederi.... Sayfalara pimi çekilmiş bombayı salar gibi meseleyi patlatıyor , şarapnel parçaları savruluyor , dağılıyor. Teker teker şarapnel parçalarını toplarken örneklendirmeler, anektodlar, yaşanmışlıklarla derine inip sebep sonuç ve süreç üzerine yazıyor ve çare arıyor.. Netekim buluyor. Siyasette kadının eli, toplumda kadının eli, sanatta kadının eli ve aşkta kadının eli Rodoplu. Türkiye'nin üzerindeki elini , almış bağrına basmış, Türk insanına inanmış dost acı söyler misali "Büyük Yalanı" kulaklara fısıldamış. Sağlığa zararlı paket ürünler misali paketlenmiş ideolojilerin ( batıcıl) ülkeye olan zararlarını gözler önüne sermiş. Gerçeği aramış, gerçeği görmüş... Vatan için, milleti için veryansın eder, naralar atarken, kendi gönül yarasında kısık ses olmuş , fısıldamış. Rodoplu, canının yangınında susmuş.. Rodoplu ,Türkiye'nin siyasi politik sosyolojik yapısını çizerken Homo 'Economicus insan' modelini Şafak Özden üzerinden değinerek, Büyük Yalanın büyük ayağı 'Economicus' insanı, bireysel bozulma ve toplumsal yozlaşmayı örnekleri ile sayfalarca anlatmış. Bu anlatılanlara önce kulak sonra hak vermek, üstüne de aklı kullanarak ahlaki ve milli değerlere sahip çıkmak var olanı korumak ,bir dönüşüm, bir iyileşme, istikrarlı ve kararlı bir duruş gerekmektedir. Kendi öz benliğimizi korumak, kültürümüze ve inancımıza sahip çıkmak... Türklüğün ,damarlarda akan asil kanın ve göğüslerde çarpan iman dolu yüreklerin kudretiyle bu yanlış düzene dur demek, batılı yıkmak, varlığımızı oluşturan tüm öğeler ile yeniden inşa olmak lazım gelir. Bunu Türk halkı yapabilir. Romanda dönemin birçok siyasetçi, politikacı ve kanaat önderi dediğimiz şahsiyetlere yer verilmiştir. O yıllarda çokça ses getiren Türkiye'yi ayağa kaldıran ve ülkemizden bir çok değeri de sürüp götüren, bu kadar da olmaz, canım dedirten maalesef ki olan olaylar silsilesinde bir Türkiye portresi çizilmiş. Örgüt ve teşkilatların durumu çıkar ilişkileri, al gülüm ver gülüm hesapları, siyasetin kirli yüzünü Çayırtepe gibi bir çamur deryası ilçeden ele almış. Çamur siyaseti... Çamur at izi kalsın siyaseti malesef ki günümüzde de devam etmekte hemi de internet, yapay zeka gibi araçları da koynuna almış beter bir şekilde sıvanmaktadır. Dikkati çeken bir çok oluşum Teşkilat, örgüt, kitler, kooparatifler, köy enstitüsü üzerlerinde durulmuş. Kirli hesaplar, yüzyıllık planlar, arka planda gerçekleşen gün yüzüne çıkması bir nebze engellenen ve güzellemesi yapılan kuruluş ve toplulukların görünmez yüzlerini, hasır altı edilen durumlarını da ziyadesiyle anlatmış. Bir kültürü bir milleti asimile etmenin dolayısıyla yok etmenin unsurlarından olan dil üzerinde de durulmuş. Dil bozulur ,yeni yeni kelimeler peyda olur jargona dönüşür. Jargon ayrıştırır. Kelam yabancılaşır, toplum arasında iletişim kopar kimse kimseyi ne dinler, ne de anlar. Toplum kalbi insandır. İnsan kalbi bozulursa, toplum da bozulur. Kalbi diri tutan, koruyan ahlaktır. Ahlak bozulursa kalp bozulur. İnsan bozulur, toplum bozulur. Kitabın son üç Mehmedim diye seslenerek başladığı sayfaları kitabın totelindeki tüm dertlere ,kedere çıkış yolu çaredir. Kadın, ailede, toplumda yeri olan ve katkıda bulunan sevildiği gibi sevilen de olan .... KADIN Kadıncık, ailede ve toplumda yeri olan katkıda da bulunan ama sevildiği kadar sevilmeyen ve önemsenmeyen değer görmeyen... KADINCIK Namı değer Günaydın Rodoplu, Şafak Özden yanında 'Kadıncık' Seviyor sevilmiyor Değer veriyor ama değersiz hissettiriliyor Önemseniyor lakin Hesaplı.. Amiyane Günay Tavlanıyor..... Bir Şafak'ki Anadolu'dan göç etmiş, çamur deryası Çayırtepe de öfke kinle büyümüş bozuk çarkın bir dişlisi olmuş mevki makam için herşeyi yapar , paraya da tapar.... Hükmedilen değil hükmeden olmak için yapar! Böyleleri hayatta çokça da var.... Günay Rodoplu, Yazar kimliğiyle sanat ve cemiyet hayatında yer alan güzel bir kadındır. Güzel gönlü aşk demiş , aşk istemiş.... Değişmez, inançlarının merkezinde gönlünü yanlış adama olmayacak birine sabitlemiş. Tarçın ve elma kokulu Şafak'a Şafak oldu Günay'a yar ve yara.... Günay, Şafağı yanık sesli türküsünden, kara kaşından gözünden öte Çayırtepe ye olan sevisinden Çocuklar su taşımamalı, Su getireceğim deyişinden sevdi.. Öz dedi, Anadolu dedi Tarçın ve elma kokusu dedi.. Şafak olsun gönlümün ilacı dedi Onun memleket sevdası, hizmet aşkı, Anadolu yanı SARDI ONU... Onun aymazlığı, onun doymazlığı, onun hırsı onun hesapları ve onun vefasızlığı da GÖMDÜ ONU! Gün battı... Nur içinde yatsın Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun Alev Alatlı hocam.. Geç tanıdım iyi ki tanıdım.. Vesile olandan Allah razı olsun Vatanını milletini seven Bu gidişat nereye kadar ? diyenler okusun, okuttursun. Arka kapaktan: Alatlı "Türkiye bu gün okumazsa, yarın mutlaka okuyacaktır " Diyor ve sesleniyor.. Or'da kimse Var mı?
Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!Alev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024411 okunma
·
2 +1'leme
·
1.398 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Keyifle okuduğum bir inceleme oldu. Kalemine, yüreğine, emeğine sağlık ablam👌🥰📚🌹☕️
✿Ebru✿
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım kardeşim benim sağolasın 🥰🤗☕🌹
Alev Alatlı hocamız okuyacak yürekli insanlara son dizelerde selamını çakmış . Ve aleyküm selam diyelim. Kitabı ve daha fazlasını bir kahveyle pekiştirmek dileğiyle.... Sevgiler Ebruli 🕊️
✿Ebru✿
Gönderi Sahibi
İnşallah... Öyle olsun.. Değinmediğim konular oldu muhakkak uzun bir zaman aldı hatırımda kalanlarla düşüncelerimi aktarmaya çalıştım.. Dahası için de hazırım 🥰🤗☕🌹
İncelemeniz için cümlelerinize sağlık 👍🏼 Hayırlısıyla Kasım ayında Alev Alatlı hocamızın kitaplarıyla buluşmak üzere... Hayırlı akşamlar.🤗