·416 syf.····Okunma: 09 Ekim 2025 19:48 Hikayeye önceki kitapların özetlerini halk arasındaki söylentileriyle ve meşhur ozanımız Dandelion'ın balatları eşliğinde başlıyoruz. Biraz hafızayı tazeleme gibi bir durum söz konusu. Bana kalırsa gerek yoktu. Yazar kitabın sayfasını çoğaltma konusunda epey becerikli yani :/
Okuduğum üç kitabın ardından şöyle bir teoride bulunmak istiyorum. Yazarımız halk masallarının vermek istediği öğütleri her bölümde yetişkin versiyonlarını ele alıp daha karanlık ve vahşi bir hikayeyle anlatarak size sunuyor. Bunu her bölümde bölüm arası küçük molalar gibi aktarmasıyla kitap dört yüz sayfaya ancak ulaşmış zaten. Yoksa yine anlatılacak pek bir şey yok.
İlk iki kitaba nazaran bu sefer ana hikayeye çok daha yoğunlaşılmış ve bu ana hikayede Ciri çok ön plandaydı. Sonunda küçük prensesimizi daha yakından tanıyabildim. Kendisinin karakter gelişimini epey ayrıntılı bir şekilde okudum ve bu çok hoşuma gitti açıkçası. Savaş hocası Geralt ve büyü hocası Yennefer'la geçirdiği tüm vakitler bence çok özeldi. Artık neredeyse bir ebeveyn rolüne bürünen Geralt'ın Ciri'yi koruma içgüdüsüne ne kadar hayran kalsam da Yenefer ve Ciri ikilisinin dinamikliği beni daha çok kendine bağladı. Yaşasın kızlar takımı (。•̀ᴗ-)✧
Sonunda savaş dövüşten ayrı olarak siyaset dünyasında neler dönüyor hangi dolaplar çevriliyor bunu da öğrenebildiğim bir kitap oldu. Özellikle Yennefer'ın da dahil olduğu sihirbazlar kurulunun (bana kalırsa büyücüler ama inatla sihirbaz olarak çevrilmiş) hikayeye dahil olduğu ve olayların ciddiyetle ele alındığını görmek 'işte başlıyoruz!' dedirtti. Ama bunun kötü bir yanı da var tabi ki (-_-;)
Seriye bu kitapta dahil olan o kadar çok karakter var ki evrenle ilgili bilgisi olmayan birinin sıkılması an meselesi. Çünkü karakterler özenli tanıtılmamış ve kime daha dikkat edilmesi gerektiği anlaşılmayacak ölçüde karışık aktarılmış. Okurun önüne birden serilen aşırı uzun diyaloglar, siyasi planlar, biri bir konu üzerinde derinlemesine konuşurken hiç tanımadığınız başka birinin konuyu başka yere çekmesiyle kafanızın dağılmaması imkansız. Okurken karakterleri az buçuk bilmeme rağmen ben bile sıkıldım.
Ciri'nin başına küçük boyutta bir kötülüğün musallat olması dışında kitapta endişelencek bir durum ya da aksiyon yoktu. Daha çok Ciri'nin eğitim hayatını konu alan ve arkasından dönen dolapları gördüğümüz ara kitaplardan biri olmuş.
Ne yaparsam yapayım ben bu seriye bir türlü tutunamıyorum. Ciri ve Yennefer olmasa hiç çekilmezdi sanırım ಥ_ಥ