Elflerin Kanı (The Witcher Serisi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2991
Gösterim
Adı:
Elflerin Kanı
Alt başlık:
The Witcher Serisi 3
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052992715
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Krew Elfów
Çeviri:
Regaip Minareci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Rivyalı Geralt, Witcher serisinin ilk romanıyla geri döndü ve bu sefer dünyanın kaderini ellerinde tutuyor.


“Ben Witcher’ım. Yapay olarak yaratılmış bir mutant. Para karşılığında canavar öldürürüm. Anne babaları bedelini öderlerse çocukları korurum. Parasını Nilfgaardlı anne babalar öderlerse Nilfgaardlı çocukları da korurum. Dünya harap olsa bile -ki bunu hiç sanmıyorum- bir canavar beni öldürünceye kadar bu dünyanın harabeleri üzerinde canavar öldürmeyi sürdürürüm. Bu benim yazgım.”


Yüzyıldan fazla bir süredir insanlar, cüceler ve elfler barış içinde yaşıyordu. Ancak zaman değişti. Barış sona erdi ve farklı ırklar tekrar savaşmaya başladı. Hem birbirlerine karşı hem de kendi aralarında. Cüceler hısımlarını öldürüyor, elfler de insanları ve insanlarla dostluk kuran elfleri.

Bu çalkantılı çağda kâhinlerin beklediği bir çocuk doğar. Cintra Aslanı Kraliçe Calanthe’nin torunu Ciri’nin garip güçleri ve daha da garip bir kaderi vardır. Kehanetler onu “Alev” diye niteliyor, iyi veya kötü dünyayı değiştirecek kişi olarak.



“BU KİTABI GERÇEKTEN, GERÇEKTEN ÇOK BEĞENDİM... SAPKOWSKI’NİN DÜNYASINDAKİ HİÇBİR KARAKTER SİYAH-BEYAZ DEĞİL. GERALT VE CANAVARLAR DÂHİL HERKES GRİNİN BİR TONU.”

-The Deckled Edge -
416 syf.
·9 günde·7/10
Yüzyıllardır insanlar, cüceler, elfler barış içinde yaşarken artık o güzel günler biter ve ırklar birbirlerine savaş açar fakat kahinlerin bahsettiği bir sürpriz çocuk vardır ki, herkes onu beklemektedir. Kimi öldürmek, kimi yararlanmak için fakat sürpriz çocuğun yazgısı çoktan bellidir.
.
Beyaz kurt Witcher Geralt, yazgısını sonunda kabul eder ve onu yanına alır. Ciri' yi eğitimi için önce Witcher ların yuvasına götürür , bir zaman sonrada çok güvendiği tapınak rahibesi olan Nenneke'nin yanına gönderir. Sonra da Yennefer’e ona sihiri öğretmesi için rica da bulunur.
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
.
Kitabın yarısı Ciri’nin eğitimi ile geçti diyebilirim. Kalan yarısında ise biraz ırkların savaşı ve Ciri’yi elde etmek için Geralt’a komplo kuranlar, onu elde etmek isteyen krallıklar vs. kimlerdi? Onları öğreniyoruz. Kitabın sonunda ise merak edilecek pek bişey yoktu. Öylece bitiverdi
416 syf.
·Beğendi·10/10
Ciri ve Geralt buluşur. Kadere inanmayan Witcher, yanında bir kız çocuğu ile Kaer Morhen'in yolunu tutar. Artık ailesinden kimsesi kalmamış Prenses, hayatın zorlu yolculuğuna hazırlanacaktır. Beklenmedik misafir Triss Merigold ve ardından Yennefer Vengerberg Ciri'yi çok farklı yönlere çekecektir. Ama devamı nasıl olur, hiç kestirilemiyor. Yazar sürekli farklılık ile okuyucuyu şaşırtmaya devam ediyor.
416 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Yorumu//The Witcher:Elflerin Kanı-Andrzej Sapkowski
.
Rivyalı Geralt ve Ciri macerası tam anlamıyla başladı. Kader onları bir araya getirdi. Yazgılarını kabul ettiler ve Gerald Ciri'nin hamiliğini alarak Ciri'yi eğitmeye başladı. Fakat dünyanın Ciri ile ilgili çok farklı planları var. Çünkü Nilfgaard ile savaş sürüyor. Bir yandan da Scoia'tael Elf ekibi nam-ı diğer Sincaplar da ormanlarda Elflerin özgürlüğünü savunup yanlarına cüceleri ve diğer insan dışı yaşayanları çekiyor. Yeneffer ise yine sahnede ama Gerald'ın yanında.
.
Üçüncü kitap ilk iki kitaptan olay ilerlemesi ve döngüsü olarak biraz farklı. İlk iki kitapta daha çok bir kuble geçmişten bir kuble şimdiden Geralt'ın maceralarını okuduk. Ama üçüncü kitap Geralt ve Ciri'nin karşılaşmasından itibaren düzlemsel bir hikaye anlatımına geçiyor. Şimdi zaman dilimi olarak daha düzenli bir çizgide ilerliyor.
.
Bayağıdır seri okumuyorum aslında malum. Ama The Witcher serisi, fantastik tür sevenlerin bayılarak okuyacağı, çevirisi de başarılı bir seri. Oluşturulan dünya kesinlikle muhteşem. Yazarın zekasını konuşmuyorum bile. Bakalım 4. Kitapta neler olacak. Merakla bekliyorum.
416 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Ah çok şükür wıtcher serisine başladım şunu belirtmeliyim ilk iki kitabı novella şeklinde olduğu için ben bu üçüncü kitabı elflerin kanını birinci kitap olarak görüyorum. Şimdi kitaba gelicek olursak kısa bir kitap ve oldukça akıcı Triss i kitapta görmek güzeldi ve tabi bayıldığım Yennefer ı, kitapta beni rahatsız eden şeyler den biri kitapta olaylar çok hızlı geçiyor şöyleki ciri triss ve geralt bir yolculuğa çıkıyor olaylar yaşanıyor yolculukta bölüm bitiyor ve başka bölümde karakterler gideceği yere gitmiş başka olaylara başlıyorlar yani hızlı geçişler var ama şunu tahmin ediyorum önemli olaylara geçiş yapmak için yazar bu bölümleri kısa geçmiş olabilir ilk kitapta böyle kısa hızlı geçişler le hikayeye girmeye başlamış bir diğer rahatsız eden olay kitapta harita bulunmaması bu tarz kitaplarda ben harita arıyorum zira daha kolay adapte olabiliyorum anlatılanlara, ilk kitap olduğu için çok birşey söylemek istemiyorum biraz yavan kaldı gibi geldi ama devam kitaplarında bu iş değişebilir çünkü iblis döngüsü serisinin ilk kitabını da pek beğenememiştim fakat devam kitaplarında efso bir seriye dönmüştü ben bu seride de bu şekilde olacağını düşünüyorum diğer kitaplarda görüşmek üzere bol okumalı keyifli günler :)
416 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Serinin üçüncü kitabı, ana hikayenin ilk kitabı. Bu kitapla beraber Geralt ve Ciri karşılaşması işleniyor. Kitap temelde Ciri'yi ele alıyor. Ciri'nin eğitim sürecini okuyoruz.

Aralarda geçmişle ilgili önemli kısımlara ışık tutulmuş. Birkaç bölüm dışında durağan devam eden bir kitaptı. Üstelik sonunda da bir gelişme yaşanmadan direk sonraki kitaba bırakılmış. Savaş ve isyan bölümleri güzeldi.

Sonraki kitabıyla seriye devam ediyorum. Tahminimce bu kitapta kendi aralarında yavaştan karışmaya başlayan büyücüler sıradaki kitapta daha sık işlenecek.
416 syf.
·20 günde·Beğendi·7/10
Bu evrende düşen tek bir yaprağın bile hikayesini bilmek istiyorum.

Evet yine bir romana bağımlı oldum, evrende anlatılan her hikayeyi her karakteri merak ediyorum, detaylarında boğulmak istiyorum. Özellikle bu kitabın büyük bir çoğunluğunun Ciri'nin büyüme evresine odaklanması da başkalarının aksine benim çok hoşuma gitti, insanların neden şikayetçi olduğunu anlamadım, şuana dek anladığım kadarıyla roman sürpriz çocuğun etrafında dönecek olmasından dolayı bu kitabın büyük kısmını kendisine ayırması çok normal geldi. Oyunlarda gördüğümüz o birbirlerine olan bağın temelini okuduk işte, bu güzel bir şeydi. O kısmın sisli kalmasını kim neden istesin ki :D?

Yazarın üslubu asla dikkatim dağılmıyor -ki normalde çok dağılır- ve odaklanarak okuyabiliyorum. Bazı bölümlerde birden pat diye 3-5 farklı karakter tartışmasına şahit oluyoruz, hiç söylenmemiş krallık ve şehir isimleri geçiyor, bu gerçekten kafanızı karıştırabiliyor, şehirlerin kafada oturması zor oluyor, ortada bir harita da olmayınca internet üzerinden bir harita bulmak gerekiyor, bahsi geçen 3-5 karakterin ise kim olduğunu vb. okudukça veriyor size yazar. Bu karakterlerin hiç biri havada kalmış boş karakterler değil, hemen hepsinin oturaklı bir gayesi var. Neredeyse hiç biri kesin iyi veya kötü değil. Keskin siyah ve beyaz karakterlerin olmadığı içerikler barındıran eserlere aşığım, bu da onların örneklerinden biri, kahramanımızın kendisi de grinin bir tonu durumunda. Umarım son kitapları çabucak çevrilir de beklemeyiz.
416 syf.
·9 günde·7/10
Dandelion ve Geralt of Rivia özleyeceksiniz... Evet bu kitapta en çok hoşuma gitmeyen bu oldu. İlk iki kısa hikayelerden oluşan kitaplar çok iyi derecede iyiydi. Ancak burda Ciri'ye odaklanma var öyleki çok fazla özeline bile. odaklanma var. Ve gözünüz Geralt benimde hayranı olduğum Dandelion arıyor maalesef. Onun dışında kitap yine çok akıcı ve güzel hikaye merak ettiriyor. Ama giriş bir roman olduğu için aksiyon fazla yok bir eğitim var. Ve Romanın sonuda çok çok zayıf çünkü direk ikinci Romana yönlendiriyor yoksa bitmiş birşey yok ortada buda hoşuma gitmedi . Ama yinede Nefret Çağı Kitabını alıp okuyacağım. Çünkü Sapkowski bu işi iyi başarıyor.inşaAllah Nefret Çağı kitabında Geralt ve Dandelion fazla yer verilir Bu kitapta bunlar yerine yer yer politik yer yer Cirinin anlamsız özeline şahit oluyoz. 13 yaşındaki bir kızın eğitimini anlatıyor kısacası kitap. Triss , Yeneffer, Vesemir yer almasıda artı yöne yazabiliriz.
416 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Yaaa. O kadar güzeldi ki!

Ciri ve Geralt’ın bağları. Ciri ve Yennefer’ın o derin sevgisi... O dünya, karakterler hepsi ayrı ayrı muazzamdı. Aslında oldukça durgun bir kitaptı ama yine de bitmesin istedim. Bitti, elimde tek kitap kaldı şimdi. Karantinada geçen günlerde kitap siparişi de veremiyorum kargo artık evlere gelmediği için... Muhtemelen 4. Kitabı hemen bitirmemek için deli bir mücadele vereceğim. Bu evrenle gel de olsa tanıştığım için mutluyum. Siz de okuyun, okutun.
416 syf.
Sapkowksi dünyasını öyle bir şekilde genişletilmiş ki, yaşı ilerledikçe dünyası büyüyen bir çocuk gibi hissettiriyor insana. Farklı karakterlerin deneyimlerini birinci elden izlemek çok keyifli olmuş. Her karaktere okuyucuyu bağlıyor. Kendi adıma konuşmam gerekirse; Ciri ve Geralt'a daha yakın hissediyorum kendimi.

Dandelion'un dinleyicilerinin ağzından türlü rivayetleri dinlerken sabırsızlık ve endişe soyutluğundan sıyrılıp form aldı ve bir demir külçe gibi mideme oturdu. Merakım giderek artıyordu ve aradıklarımı okuma sıram geldiğinde içim müthiş ısındı. Tişikkirlir Sipkiwski!

Uzun ömürlü mankafaların genç bir kadının neler yaşayabildiği hakkında bilgisiz olmaları şaşırttı ve sinirlendirdi. Neyse ki Ciri'ye hamilik edebilecek Triss ve Yennefer var ve ikisi de ideal zamanlarda bu sorumluluğu üstlerine aldılar neyse ki.

Öyle sahiplendim ki, Ciri'ye laf edenin alnına kürekle vuracak potansiyele geldim. Triss ve Yennefer'i oyundan tanıyorum -ki herkesle de hemfikiriz dizideki cast seçimi hiç olmamış- ve her ikisi de hikayede çok güzel gelişmeler sağlıyor. Geralt'ın süreğen hikayesi ise aynı anda pek çok duyguyu tattırıyor biz okuyuculara.

Sapkowski merak edilen pek çok soruya cevap verip daha pek çok yeni sorular sormamız için bizi bir kazana atıyor ve acımasız kahkahalar eşliğinde karıştırıyor kısık ateşte. Vites giderek yükseliyor ve kalbimin sıkıştığını hissediyorum. Yordun bizi be reis!

Kralların toplantısındaki diyaloglar aşırı tatmin ediciydi. Kitaplarda haritanın olmayışı sinir bozsa da çok güzel düzenlenmiş bir harita buldum ve onu da burada paylaşıyorum. (https://www.reddit.com/...gg1zo/political_map/) Bu harita da elime geçince farkettim ki bu dünya sandığımdan çok daha büyükmüş. Açık dünya oyunundaki dünyanın büyüklüğü göz kamaştırıcı iken böyle bir şeyle karşılaşmak daha da hayran bıraktı. Harita üzerinden takip etmeyi sizlere de tavsiye ederim.

Ulağın gözünden ana karakterlerimizle karşılaşmak çok tatlı dokunuşlardı. Yıllardır görmediğiniz bir insanı hareket halinde bir otobüs camından görüp de ona seslenememek gibi buruk bir his yarattı.

Buz dağının su yüzeyindeki kısmını bir cepheden gördük ancak diğer cepheler ve su altında kalanların hissedilen varlığı nefes kesici bir merak uyandırıyor. Bu incelemeyi yazarken 4. kitabın üçte birine gelmiş bulunmaktayım ve kalan kitaplar beni asla tatmin etmeyeceği kanısındayım çünkü bu dünyada görmek istediğim daha çok şey var. Kalan kitaplar da yeterli gelir mi? Düşüncesi bile heyecanlandırıyor.

Ak Kurt'a dikkat edin a dostlar!
416 syf.
Serinin 3. kitabı olan Elflerin Kanı, ileride yaşanacak olaylara zemin hazırlamak amacıyla karakterlerin psikolojik durumları ve özellikle de Ciri üzerine yoğunlaşmış. En azından ben öyle olmasını umuyorum çünkü ana kahramanımız Geralt bu kitapta daha az yer alıyor. Onun yerine Ciri'nin eğitimi üzerine yoğunlaşılmış, Geralt - Yen - Ciri arasındaki bağın oluşumuna tanıklık ediyoruz.

İlk iki kitaba göre aksiyon az, daha durgun ilerleyen bir yapıda. Geralt'ın başrolde olduğu avlar yerine seri için kritik önem taşıyan karakterler ile tanışmaları, ilişkileri ve politika ağır basmış. Her ne kadar aksiyonun bol olmasını tercih etsem de serideki Shani, Triss, Dandelion gibi önemli karakterleri görmek beni sevindirdi.

Belki biraz daha kısa tutulabilecek bir geçiş kitabı olan 3. kitapta yavaş yavaş yaklaşmakta olan kaosun ayak seslerini duyabiliyoruz. Umarım 4. kitapta olaylar tüm heyecanı ile sürer ve güzel giden seri beni hayal kırıklığına uğratmaz.
416 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Başlarken acaba hangisi gerçek sorusunun cevabını arayarak geçirdiğim sayfalar, önceki kitabın son bölümüyle beraber Geralt ve eğittiği Ciri arasında geçen bir kitaba dönüştü. Bildiğiniz Witcher eğitiminin nasıl olduğunu öğreniyoruz. Yazar, kendi ütopyasına oldukça inandığından okurken siz de inanıyorsunuz aslında yazdıklarına.
Şöyle bir bakınca Geralt ve Dandelion özlenmiyor. Son hikayeye kadar kitabın içindeler. Son hikayede ise tamamen Geralt’ın çocuğu diyebileceğimiz, eski prenses Ciri’ye odaklanıyoruz. Bir sonraki kitap acaba tekrar bizim sevdiğimiz şekle mi bürünecek yoksa artık Ciri’yi mi okuyacağız bunu merak ettiriyor. Bunun merakı okutturuyor kitabı aslında bize. Bakalım gelecek kitapta ne olacak.
Güzel bir hafta olsun dileklerimle kendinize iyi bakın, kitapla kalın efendim..
416 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İlk iki kitaba göre daha derin. Kurgu parçalara ayrılıyor, tarihi takip etmek kolay olsa da mekanlar ve kişileri takip etmek önceki kitaplara göre zor (kitap ilişiğinde harita bulunmayışı büuük eksiklik, keyfi baltalıyor). Ancak bu hikayeyi etkilemiyor. Gerald, Ciri, Dandelion ve tabi ki Yenefer bizi şaşırtmaya devam ediyor
"Kırka merdiven dayadığını, otuzundaymış gibi göründüğünü, yirmilerinde olduğunu sandığını ve on yaşındaki bir çocuk gibi davrandığını biliyorum."
Onlar çalacak sen oynayacaksın. Ya da salonu terk edeceksin. Çünkü orkestra podyumu, oraya tırmanıp müzisyenlere başka notalar çaldıramayacağın kadar yüksekte. Bunu anla artık. Başka çözüm olduğunu düşünürsen hata yaparsın. Gökyüzünü, geceleri gölün üstüne yansıyan yıldızlarla karıştırıyorsun.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Elflerin Kanı
Alt başlık:
The Witcher Serisi 3
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052992715
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Krew Elfów
Çeviri:
Regaip Minareci
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Rivyalı Geralt, Witcher serisinin ilk romanıyla geri döndü ve bu sefer dünyanın kaderini ellerinde tutuyor.


“Ben Witcher’ım. Yapay olarak yaratılmış bir mutant. Para karşılığında canavar öldürürüm. Anne babaları bedelini öderlerse çocukları korurum. Parasını Nilfgaardlı anne babalar öderlerse Nilfgaardlı çocukları da korurum. Dünya harap olsa bile -ki bunu hiç sanmıyorum- bir canavar beni öldürünceye kadar bu dünyanın harabeleri üzerinde canavar öldürmeyi sürdürürüm. Bu benim yazgım.”


Yüzyıldan fazla bir süredir insanlar, cüceler ve elfler barış içinde yaşıyordu. Ancak zaman değişti. Barış sona erdi ve farklı ırklar tekrar savaşmaya başladı. Hem birbirlerine karşı hem de kendi aralarında. Cüceler hısımlarını öldürüyor, elfler de insanları ve insanlarla dostluk kuran elfleri.

Bu çalkantılı çağda kâhinlerin beklediği bir çocuk doğar. Cintra Aslanı Kraliçe Calanthe’nin torunu Ciri’nin garip güçleri ve daha da garip bir kaderi vardır. Kehanetler onu “Alev” diye niteliyor, iyi veya kötü dünyayı değiştirecek kişi olarak.



“BU KİTABI GERÇEKTEN, GERÇEKTEN ÇOK BEĞENDİM... SAPKOWSKI’NİN DÜNYASINDAKİ HİÇBİR KARAKTER SİYAH-BEYAZ DEĞİL. GERALT VE CANAVARLAR DÂHİL HERKES GRİNİN BİR TONU.”

-The Deckled Edge -

Kitabı okuyanlar 502 okur

  • Røras Saygın
  • Hope 84
  • Zekeriya Çelik
  • Görkem Artüz
  • M. Serhan BAYAR
  • Kerem Onur Taşbay
  • Can YILMAZ
  • Eren Akıncı
  • Murat çelik
  • Hayrullah Emre Yanık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.8 (60)
9
%25.2 (61)
8
%28.5 (69)
7
%15.7 (38)
6
%4.1 (10)
5
%1.7 (4)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0