Geri Bildirim
Adı:
Kader Kılıcı
Alt başlık:
The Witcher Serisi 2
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
440
ISBN:
9786052991954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Miecz Przeznaczenia
Çeviri:
Regaip Minareci
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
İngiltere için Tolkien, Amerika için George R. R. Martin neyse Doğu Avrupa için Sapkowski odur.

Rivyalı Geralt bir Witcher’dır. Daha küçük bir çocukken seçilmiş, eğitilmiş, büyülerle donatılmış ve mutasyon geçirmiş bir canavar avcısı. Acımasız, tekinsiz, karanlık ve canavarlarla dolu bir dünyada yaşar.Bir Witcher’ın hayatı kolay değildir. Yaptığı iş gereği boğazına kadar pisliğe batıp tüm şehri tehdit eden ölümcül canavarların peşine düşer, denizkızlarını ikna etmeye çalışır. Asıl meselenin ejderhayı öldürmek değil hazinesinin nasıl paylaşılacağı olan bir maceraya gönülsüzce katılmak, insanların mı yoksa kadim türlerin mi daha büyük canavarlar olduğuna karar vermek zorunda kalır. Sihirbazlar, prensler, canavarlar, derebeyleri, rahipler, ozanlar ve her türden canavar bu topraklarda yaşar, hayatta kalmak için savaşır, sever ve nefret eder. Hepsinin arasında ise Rivyalı Geralt tek başına yürür.

“Mıevılle ve neıl gaıman gibi sapkowskı de eskiyi alıp yeniliyor… Fantastik türde taze bir açılım.”

-Foundation-

“Bu kitabı gerçekten, gerçekten çok beğendim... Sapkowskı’nin dünyasındaki hiçbir karakter siyah-beyaz değil. Geralt ve canavarlar dâhil herkes grinin bir tonu.”

-The Deckled Edge-

“Dünyadan bıkmışlığı ve sayısız savaşta geliştirilmiş güçleri, geralt’ı böylesine ilginç bir karakter yapıyor.”
-Edge-
Kitap ilk kitaba göre daha duygusal ve romantik geçiyor. Kitapta birbirinden farklı konuyu anlatan 6 hikaye var ama hepsi de bir şekilde birbiriyle bağlantı kuruyor. İlk 2 hikaye Geralt'ın Yennifer'ın duyduğu aşkı, hayalkırıklıklarını ve hüznünü çok yoğun şekilde işlerken Ebedi Ateş adlı hikaye ise The Witcher 3 oyununda da yan görev olarak yaptığımız Novigrad'daki Ebedi Ateş Tarikatı'yla Dudu adlı suretçi arkadaşımızın hikayesini komik bir dille anlatıyor. Kitaba adını veren Kader Kılıcı ise ilk kitaptaki Bedel Meselesi hikayesinin devamı... Geralt' ın Ciri'yle ilk tanışmasını anlatıyor. Son hikaye "Biraz fazlası" ise en sürprizli ve en az aksiyonun olduğu bölüm. Geralt öz annesi ile olan ilişkisini, Nilfgaard'ın neden olduğu savaş ve Ciri'yle tekrar kaderlerinin kesişmesini konu alıyor. İlk kitaptan daha çok beğendim. Ama ilk kitapta ikinci kitapta da anlamını bilemediğim pek çok keli eye rastladım baştaki sözlük yetersiz sadece yaratıklarla ilgili halbuki ya daha detaylı bir sözlük olsa yada sayfanın altında açıklamalar olsa daha iyi olurdu. Meraklısına kesinlikle tavsiye ederim.
İkinci kitabı kitapçıda gördüğümde tereddüt etmeden aldım, iyi bir serüvene adım atacağımı biliyordum. Beklentilerimin çok daha üstündeydi. Ana karakterin aşk ve kader ile ortaya çıkan durumlarını birebir hissettim. Yazar mükemmel derecede iyi yazmış. Yeteneğini kıskanmadım dersem yalan olur.
Son Dilek kitabını okuyup sevince hemen ardından Kader Kılıcına başladım. Açıkcası Kader kılıcını daha çok sevdim Geralt’ın iç dünyasına bu kitapta daha çok iniyoruz kendi içinde çatışmasına, kadere inanmamasına rağmen sonunda inanmasına teslim olmasına aksiyon dan daha fazla duygulara değinilen inilen bir kitap olmuş. Ben yenefer ve geralt arasındaki iletişimi duygu alışverişini sevdim. Bunun yanı sıra Ciri gerçekten ciri kısımları çok iyi yazılmış geralt la ilk tanışmaları aralarındaki konuşmalar iletişim gerçekten çok iyidi ben sevdim.
Witcher "Rivialı Geralt'ın" aşkı uğruna yaşadığı ihtirasları konu alan 2. Sapkowski kitabı. Kısa bir sürede bitirdim ancak çok da etkilenmiş sayılmam. Hatta Yennefer'a baya nefret besledim. Birkaç kitap sonra serinin 3. kitabınada "Elflerin Kanı" el atmayı düşünüyorum. Witcher serisinin bilgisayar oyunlarını defalarca oynamış biri olarak karakterlere aşinayım. Ona ramen çok etkilenmediysem hiç alakası olmayan biri pek sevmeyebilir.
Serinin ilk kitabı olan Son Dilek'te istediğimi tam anlamıyla bulamamış ve konu bütünlüğündeki sıkıntıyı eleştirmiştim. Yazar bu kitapta bu sorunu iyileştirmiş, bu okurken beni mutlu etse de hala bu konuda eksikleri var.
Olaylar hala Witcher'ın maceraları şeklinde ilerlese de kitabın içinde genel bir hikaye var ve olaylar buna bağlanıyor.
Yazar güzel bir dünya oluşturmuş ve tüm olayları Witcher çevresinde döndürmekle bu dünyaya haksızlık ediyor bence. Başka karakterlerin hikayesi de daha geniş olarak kitaba dahil olsa ve Witcher'ın geçmişi özellikle de Kaer Morhen (Witcher'ların ülkesi)'nin tarihi ile ilgili geri dönüşlü bölümler olsa seri daha güzel olabilirdi.
İlk kitaptan daha iyi olsa türündeki çoğu kitaba göre zayıf bir seri. Yine de yazar kitabın sonunu güzel bağladı ve diğer kitabı merak ettiriyor.
Hayal gücü kuvvetli bir adam olmakla beraber, dövüş sahnelerinin anlatımlarını gözümde canlandırmakta gerçekten zorlandım. Witcher’in kolu nerde bitiyor, bacağı nereden nereye dönüyor, anlamaya çalışırken beynim sulandı. Bilgisayar oyunlarının verdiği popülerlik olmasa kitapların bu kadar ilgi göreceğini zannetmiyorum. http://www.umutcalisan.com/...drzej-sapkowski.html
Kısa hikayelerden oluşuyor içinden tek altın ejderhayı sevdim sanırım.Yinede abartildigi kadar güzel olduğunu düşünmüyorum .Yennefer e ise deli oluyorum.En itici karakter.
Aynı oranda beğendiğim ürünlerden biri. Fantezi türünün beğendiğim asıl özelliği fantazya yı alıp var olan gerçek toplumun zaaflarını kirlerini kötülüğünü yada iyiliğinide verebilmesidir tıpkı Dune serisi gibi yada bu seri.
Kitap Guzel ancak nedenini bilmiyorum Son Dilek kitabini daha cok sevmistim burda aylar daha degisik bitiyor nerdeyse hep kilicina ve buyulerine fazla davranmiyor Geralt . ancak kitap guzel okunmasi gerek . Elflerin kaninida okuayacam. Bu kitapa en begendigim sey Dandelion Adam muthis ve hikaye sonlarindaki sasirtmacalar hic beklemedigim olaylar yuzunden 8.5tan 9 verdim, Ve tris in adini gecmesi mutlu etti beni . Girmedigi olaylarda uzdu beni =) YANLIZ FANTEZI SEVENLER ' İLMA ' SERISINE BAKMALI BENDE BAKICAM BUYUK IHTIMAL 10 PUANLAR ORDA HAVADA UCUSACAK =)
Bir hastalığa tutulmuş gibi kendimi senin ellerine bıraktım.
Ne yapacaksınız, çevremiz iğrenç bir dünyayla sarılı,” diye mırıldandı sonra. “Ama bu, bizim de iğrenç davranmamızı gerektirmez. İyiliğe ihtiyacımız var bizim. Babam bana böyle öğretti, ben de oğullarıma öğreteceğim
“Senden dolayı desem, inanır mısın bana?”
Yennefer ona sessizce baktı ve yanıp sönen gözlerinde hoş olmayan bir ifade belirdi.
“İnanırım, neden inanmayayım ki,” dedi sonra. “Erkekler eski sevgilileriyle görüşüp anılarını tazelemeyi severler. Bir zamanlar yaşanmış bir aşk sarhoşluğunun onlara kadınlara ömür boyu sahip olma hakkı gibi bir şey tanıdığını sanmaya bayılırlar. Bu duygu kendilerini iyi hissetmelerine katkı sağlar. Yani sen istisna değilsin. Her şeye karşın.”
Ozan şunu savunuyordu: İnsan arada sırada başka insanlarla bir yerde buluşmalı, gülüp şarkılar söylemeli, midesini ızgara şiş ve börekle doldurmalı, bira içmeli, müzik dinlemeli ve dans ederken kızların terli memelerini ve kalçalarını sıkmalıydı. Herkes bu ihtiyaçlarını içinden geldiği gibi planlamadan kendi başına tatmin etmeye kalkışsa, tarifsiz bir kargaşaya yol açılırdı. Bayramlar ve tatil günleri bunun için icat edilmişti. Ve de bayramlar ve tatil günleri varsa, oralara mutlaka gidilmeliydi.
Çanın yüreği boğuk boğuk çınlayıp, ölümün şarkısını söyler,
Kolaydır ölüm çünkü acı olan unutmaktır... ”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kader Kılıcı
Alt başlık:
The Witcher Serisi 2
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
440
ISBN:
9786052991954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Miecz Przeznaczenia
Çeviri:
Regaip Minareci
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
İngiltere için Tolkien, Amerika için George R. R. Martin neyse Doğu Avrupa için Sapkowski odur.

Rivyalı Geralt bir Witcher’dır. Daha küçük bir çocukken seçilmiş, eğitilmiş, büyülerle donatılmış ve mutasyon geçirmiş bir canavar avcısı. Acımasız, tekinsiz, karanlık ve canavarlarla dolu bir dünyada yaşar.Bir Witcher’ın hayatı kolay değildir. Yaptığı iş gereği boğazına kadar pisliğe batıp tüm şehri tehdit eden ölümcül canavarların peşine düşer, denizkızlarını ikna etmeye çalışır. Asıl meselenin ejderhayı öldürmek değil hazinesinin nasıl paylaşılacağı olan bir maceraya gönülsüzce katılmak, insanların mı yoksa kadim türlerin mi daha büyük canavarlar olduğuna karar vermek zorunda kalır. Sihirbazlar, prensler, canavarlar, derebeyleri, rahipler, ozanlar ve her türden canavar bu topraklarda yaşar, hayatta kalmak için savaşır, sever ve nefret eder. Hepsinin arasında ise Rivyalı Geralt tek başına yürür.

“Mıevılle ve neıl gaıman gibi sapkowskı de eskiyi alıp yeniliyor… Fantastik türde taze bir açılım.”

-Foundation-

“Bu kitabı gerçekten, gerçekten çok beğendim... Sapkowskı’nin dünyasındaki hiçbir karakter siyah-beyaz değil. Geralt ve canavarlar dâhil herkes grinin bir tonu.”

-The Deckled Edge-

“Dünyadan bıkmışlığı ve sayısız savaşta geliştirilmiş güçleri, geralt’ı böylesine ilginç bir karakter yapıyor.”
-Edge-

Kitabı okuyanlar 59 okur

  • Kenan Endez
  • Mustafa Hüsnühan Tellioğlu
  • The Erhan
  • Elif Serdar
  • Kâmil
  • Can Bayrak
  • Babür
  • Pelin Kımız
  • İsmet Uluer
  • Bülent Taflıoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.6 (11)
9
%33.3 (12)
8
%22.2 (8)
7
%5.6 (2)
6
%5.6 (2)
5
%0
4
%0
3
%2.8 (1)
2
%0
1
%0