Andrzej Sapkowski

Andrzej Sapkowski

Yazar
8.6/10
1.932 Kişi
·
3.980
Okunma
·
182
Beğeni
·
4.633
Gösterim
Adı:
Andrzej Sapkowski
Unvan:
Polonyalı Ekonomist, Yazar
Doğum:
Łódź, Polonya, 21 Haziran 1948
Sapkowski, Łódź Üniversitesi'nde ekonomi okudu ve yazıya geçmeden önce, bir dış ticaret şirketi için kıdemli bir satış temsilcisi olarak çalıştı. Edebi kariyerine özellikle bilimkurgu çevirmen olarak başladı. Polonyalı bilimkurgu ve fantezi dergisi Fantastyka tarafından bir yarışmaya girmek için ilk kısa öyküsünü, "The Witcher" ("Wiedźmin", ayrıca "The Hexer" ya da "Yazım denetçisini" tercüme etti) yazdığını söylüyor. Pazarlama konusunda uzman olan [citation needed], nasıl satılacağını bildiğini söylüyor ve gerçekten de 3.lük ödülünü kazandı. Hikaye 1986 yılında Fantastyka'da yayınlandı ve okuyucular ve eleştirmenler tarafından büyük ölçüde başarılı oldu. Sapkowski, "Witcher" dünyasına dayanan ve üç kısa öykü ve beş roman koleksiyonundan oluşan bir masal masası yarattı. Bu devir ve diğer pek çok eseri onu 1990'lı yıllarda Polonya'da en tanınmış fantezi yazarlarından biri yapmıştır.

"The Witcher" ın ana karakteri, çocukluktan beri canavarları avlamak ve yok etmek için eğitilmiş mutant bir avcı olan Geralt'tır. Geralt, ahlaki açıdan belirsiz bir evrende varolduğu halde kendi tutarlı etik kurallarını korumayı başarır. Aynı zamanda alaycı ve asil olan Geralt, Raymond Chandler'in imza karakteri Philip Marlowe ile kıyaslandı. Bu maceraların yapıldığı dünya, Slav mitolojisinden büyük ölçüde etkileniyor.

Sapkowski, kısa öyküler "Mniejsze zło" ("Lesser Evil") (1990), "Miecz przeznaczenia" ("Kılıç Kuşu") (1992) ve "Wux po bombie" ("In") kısa öykülerinde üç olmak üzere beş Zajdel Ödülü kazandı. Bir Bomba Krater ") (1993) ve ikisi romanlar için Krew elfów (Elfler Kan) (1994) ve Narrenturm (2002). Aynı zamanda 2003'te The Last Wish için en iyi antoloji olan Ignotus Ödülü'nü ve aynı yıl en iyi yabancı kısa öykü olan Muzykanci'yi (Müzisyenler) kazanmıştır. 2003 yılında Roman Narrenturm için Polonya'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan Nike Ödülü'ne aday gösterildi.

Sapkowski, 1997'de, uluslararası başarı için güçlü umutları olan sanatçılara yıllık olarak verilen prestijli Polityka'nın Pasaport ödülünü kazandı.

2008 yılından beri Łódź şehrinden onur vatandaşı oldu.

2012 yılında Sapkowski, Kültür Başarı Madalyası - Gloria Artis'e layık görüldü.
Dünyamızın bir dengesi var. Bu dünyada yaşayan her türlü canlının öldürülmesi, kökünün kazınması bu dengeyi bozar. Bu denge olmadığı zaman da çöküş başlar, bildiğimiz dünyanın sonu gelir, batar.
Andrzej Sapkowski
Sayfa 55 - Dorregaray
Kötülük kötülüktür. Küçük,büyük,orta halli hiç fark etmez. Derecesi keyfe bağlıdır. Tanımı muğlaktır. Şayet iki kötülük arasında seçim yapacaksam hiç yapmamayı tercih ederim.
Andrzej Sapkowski
Sayfa 136 - pegasus
İnsanlar, canavar ve canavar hikâyeleri uydurmayı severler. Bunu yaptıkları zaman kendi canavarlıklarını görmezler. İçkinin dibine vurduklarında, sahtekârlık, hırsızlık yaptıklarında, karılarını kayışla dövdüklerinde, yaşlı büyükannelerini aç bıraktıklarında, tuzağa düşmüş bir tilkiyi gübre yabasıyla delik deşik ettiklerinde ya da dünyada yaşayan son tekboynuzu ok yağmuruna tuttuklarında gün ağarırken kulübelerin arasında dolanan Bane’in onlardan daha kötü biri olduğunu düşünmek işlerine gelir. Böylece yüreklerine su serpilir. Yani yaşamak kolaylaşır.
Çok acele karar veriyorsun. Koşarken kendini geçmeye çalışıyorsun. Böyle koşuların sonu düşmektir. Üstelik çok acı verir.
“Satın aldığın birisine kendi biçtiğin değer doğrultusunda ödeme yaparsın ancak sana hizmette bulunan kişi kendi fiyatını kendi belirler.”
440 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle şunu söylemeliyim ikinci kitap ta ilk kitap gibi hikayelerle devam ediyor içinde altı hikaye var ben ilk hikayeyi beğendim çünkü içinde Yennefer var, oldukça merak ettiğim bir karakter kendisi ve onu okumak gayet keyifliydi diğer iki hikaye fena değildi ebedi ateş hikayesi olmasa da olurdu yazılmış olmak için yazılmış gibi geldi bana onu yerine Yennefer ı anlatan daha kapsamlı bir hikaye olsaydı daha iyi olurdu bir diğer hikaye küçük bir özveri bu hikayenin sonunda gerçekten göznuru için çok üzüldüm onu belirtmeliyim okuyunca anlıycaksınız diğer hikaye kader kılıcı burda meşhur korkutucu insan bile sayılmayan Rivyalı Geralt kader sonuncunda Prenses ciri ile yolları kesişiyor tabi daha küçük ciri ilk kitaptaki hikaye birazda olsa bağlandı bu şekilde diye bilirim son hikayenin adı ise biraz fazlası burda benim diziden dolayı beklediğim bir sahne vardı fakat kitapta aşırı üstün körü geçilmiş o biraz hayal kırıklığına yol açtı ne yazık ki ama yinede sonu oldukça iyi bitti 3. kitapla artık asıl hikaye roman başladığı için son hikaye gayet iyi bir zemin hazırlamış, asıl hikayeye başlıyacağım için oldukça heyecanlıyım bakalım seri nasıl bir yola gidicek geralt ve ciri yi neler bekliyor ve tabi yennefer ı (umarım diğer kitaplarda yennefera daha çok yer verilmiştir) devam kitaplarında görüşmek üzüre iyi okumalar...
400 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Eh dizisi çıkınca, bunca zamandır beklettiğimiz seriler, okuma listelerimizi yıkıp, bodoslama dalıyor hayatımıza :)) ama olsun ;)

Bu kitap serisinin incelemelerinde şuna dikkat etmek lazım.
1.si Witcher oyununu oynamış mı?
2.si dizisini izlemiş mi?
3.sü kitap serisini okumuş mu?

Her kategorideki kişi farklı bir yorum getiriyor, aşırı subjektifler. Ben önyargısız ve aşırı beklentiye girmeden başladım.

Öncelikle oyunlarını oynamadım, bu bir :)
Dizisini 4 bölüm izleyip, kitabına geçtim. Sanırım aldığım en doğru karardı ;)
(Dizi 8 bölüm ve ilk 2 kitabı kapsıyor not düşeyim.)

Serinin ilk 2 kitabı novella şeklinde, 3. Kitap ile seri gerçek anlamda başlıyor.
Dizisini birkaç bölüm izlemiş olmak çok daha kolaylaştırdı. Zira ilk iki kitap, evrenden öyküler şeklinde ilerliyor, ve bir geçmiş zaman bir gelecek zaman şeklinde bir keşmekeş var, duvara boş boş bakabilirsiniz.. Rahat olun sizden çok var :)

Dizisi de keza karmaşık geliyor başta, ama kitapla bir arada giderseniz çok daha iyi olur.
Diziyi de oldukça beğendim, netflix sonunda efektlerin hakkını verdiği bir fantastik dizi yapabildi :) alkış.

Kitabın dili sade, akıcı. Lakin şöyle bir durum var.
Kitabın orjinal dili Lehçe, ve Pegasus bunu çevirirken direkt Türkçeye çevrilmesine müsaade etmemişler.
Almancaya çevrildikten sonra Türkçeye çevrildiği için, (suyunun suyu yani) edebi anlamda pek süslü bir dil beklemeyin. Eminim orjinalinden çevrilse daha lezzetli olurmuş. Bu da eh idare eder..

Vesselam, fantastik severlere öneririm ;)
Rivyalı Geralt karakterine de Henry Cavill cukk oturmuş be (:

Okuyun, izleyin... Tebrikss Andrzej Sapkowski
648 syf.
·7 günde·7/10
Witcher serisinin sonuna gelmiş bulunmaktayız :)) Detaylı ama SPOİLER OLMAYAN güzel bir inceleme yazacağım inşaAllah. (Puanımı ve başlığı neden öyle attığımı güzelce incelemede irdeledim arkadaşlar. lütfen okumadan ön yargıyla puanımı eleştirmeyin. Yeri geldi oyunlara kadar daldım, ama nedenlerini açıkladım :)Nerden başlasak ki? Tabii ki kitabın isminden. Kitabın ismi size Kral arthur'u anımsatıyordur eminim. Yazar kitaba sadece ismini vermekle kalmamış veya bir kaç ufak gönderme ile yetinmemiş. daha kitabın ilk sayfalarında anlayacaksınız ne demek istediğimi. Çünkü o evreni biraz katmış.(bu hoşuma gitmedi açıkçası, göndermelerin hastasıyım. ama başka evrenelere geçiş olayını sevmedim. daha ilk sayfadan bunu anlayacağınız için spoiler DEĞİL.) Bir önceki kitapta anlatım tarzına hayran kaldığım sapkowski bu kitapta tam tersini dedirtti bana. Kırlangıç kulesin'deki aksiyon ve hız hiç durulmuyordu. aynı zaman diliminde, farklı karakter geçişleriyle hikaye anlatılıyordu. Bu kitapta ise tam bir hayal kırıklığı. Çok yavaş ve daha önce örneklerini bolca gördüğümüz yavan bir tarzı var. Numue'ne ve yanında ki kız geçmişi yorumlaması beni acayip sıktı. hikayenin gidişatını çok zedeledi. Çok yavaşlattı. Geralt, yenefer ve ciri'yi istiyoruz biz :D :D bu onların hikayesi. tüm seri boyunca bu üçlünün olmadığı bölüm sayısı kitap başına 0,5-1 arasıdır. ama bu kitapta onlardan çok yoksunduk. gerek politik kısımlar, gerek gereksiz karakterler ve BENİ GRAM İLGİLENDİRMEYEN SAVAŞ . Ya kardeşim romanın son kitabındayız. Roman serisi boyunca sen 3 karakter üzerine durmuş ve onlar yokken onları etkileyecek politik veya savaş olaylarından bahsetmişsin. sadece onları etkileyen. ama bu kitapta onları gram etkilemeyen Witcher evrenini anlatan kısımlara dalmışsın. Açıkça söylüyorum bu kısımlardan banane :D :D Serinin başından beri bunu yapsan anlarım. ama bu üçlüyü anlatıyorsun. Emyr'in bile hareketlerini bunları etkilediği için anlatıyordun. şimdi girmiş bomboş bir savaşı ve dıdıdsıının dıdısının dıdısı karakterlerini bana anlatıyorsun. Onları okumak inanın bana zor geldi.( o karakterlerden bahsedilmesin demiyorum. ama bu kadar uzun olmaz. ana karakterlerden rol çaldılar. 100lerce sayfa onlardan yoksunduk. ve onları etkilemiyordu. Oyunlarda ki gibi kısaca anlatılmalıydı. Böyle yerler. ) Ciri ve geralt olduğu kısımları su gibi okuyordum. ama çok kısıtlıydı o kısımlar. yazar başrollerden resmen çalmış. Gerçi Ciri'nin teleportları da acayip can sıkıyordu.hikayede hiç bir ilerleme kaydetmeden yazılmak için yazılmış kısımlardı ve çok uzundu. Yani işin özü ben okudukça sinir oldum sinir oldukça üzüldüm. Çünkü son kitap olduğunu bilerek okuyordum ve sonlara gelirken üzüldüm. Yani kralların veya onların metreslerinin evlenmesini sayfa sayfa okurken Kaer morhen'deki witcherlardan gram bahsetmemek ve Ana karakterlerden rol çalmak nedir Sapkowski :D :D ayıp sana pühhh :D:D iyi yanları var mı tabii ki var. aksiyon kısımları gayet yerinde. DAndelion eğlencesinden gram kaybettirmemiş. ana karakterlerin olduğu kısımları sudan hızlı akıyordu. ama kitabın aması çok :D :D Yıllar süren bazı buluşmaların duygusuzluğu beni bitirdi :D duygu yoktu kitapta :D ayıp be. insan biraz duygusal yazar buluşmaları falan. Hele sonu... Sonu beni acayıp kıl etti :D Daha epik bir son bekliyordum. ve ucu kapalı hikayeler severim ben. Lotr gibi. Ucu açık hikayelerin benim doldurmamı isteme. bu senin işindir yazar :D bu benim görüşüm. Ve epik değildi. (Tris abla sen hariç :D) Bakın spoiler değil söyleyeceğim şeyin kitapla hiç alakası yok : Bir witcher köşe bucak bir yerde bir nekker tarafından öldürüp kayıplara karışılabilir. bu witcher kaderidir ve duygusaldır aslında. ama kitap bunu da kullanmamış. Epik bir sonu da kullanmamış arada kalmış benim gözümde. YAW NERDE WİLD HUNT :D :D o kadar seride bahsedip, son kitapta gram bahsetmemek ayıp be kardeşim ayıp :D bu kitaba çok dolmuşum ben ama bunun en büyük nedeni: OYUNLAR. EVET NET BİR ŞEKİLDE SÖYLEYEBİLİRİM Kİ OYUNLARI OYNAMAYIN. ÖNCE KİTAPLARI OKUYUN. ÇÜNKÜ OYUNLAR KİTAPTAN 2 GÖMLEK DAHA ÜSTÜN. HİKAYE KONUSUNDA. CDPR kitaplardaki boşlukları öyle müthiş hikayeler ve epiklikle doldurmuş ki oyunlarda... anlatamam. yaşamanız lazım. Kesinlikle önce kitapları okuyun. oyunlardan da bazı spoiler'lardan kaçmış olursunuz. ama şunu söylebilirim ki oyunlar çok daha kaliteli. Şuanda Steam'de 22-23 lira paket olarak satılıyor.(her indirim döneminde düşüyor.) 100 saatten fazla oynanışı var ilk oyunu bir kenara bırakabilirsiniz. eski çünkü. hikayesini dinleyin internetten. diğer ikisinin halen gideri var. özellikle Witcher 3.(bende son oyunun son dlc'sini saklamıştım ve beni bekliyor :)... İncelemenin sonuna geldiyseniz aslında çok şikayetçi olduğumu ama neden 7 vermişsin daha düşük ver diyebilirsiniz. ama 7 bu kitap için benim nazarımda gayet yeterli. aklımda kurduğum ve oyunda gördüğüm epiklik olmayışı ve kesinlikle gereksiz karakterler ve sayfalar beni üzdü ve puanımı düşürttürdü. onun dışında 650 sayfalık bir kitabı 6 günde okuyabilmişsen zaten en az 7 'yi hak ediyordur. Keşke bir önceki kitap gibi altmetinleri güçlü bir kaç öğütte yerleştirseydi :) (yazar sonraki kitabına göz kırpıyor. "Someting ends sometings begins". sonda cümle olarak geçiyor. ama pek kaliteli olduğunu düşünmüyorum. çevrilmesi bile çok zor bence. çünkü çok kısa. kayıp rıhtımda olan ana hikayenin sonu ile ilgili olan 2 kısım bulunuyor okuyabilirsiniz. Bu kitapta boş yerleri atıp, buraları koyabilirdi. ama açıkçası witcher evrenine pek yakışanını düşünmüyorum. çünkü witcher evreni gri'dir. ne çok mutlu ne de çok üzgün olamazsın, o iki kısımda bu tona çok aykırı. Sapkowski bunun farkındaymış zaten o yüzden koymamış kitaba ve sonunu muallakta bırakmış.yıllar sonra 8. kitabı yani Season of Storms oturmuş ama ana hikayeyle bağlantı kurmamış. ve bağımsız olarak bir witcher kitabı çıkarmış. :D seri böyle kalmış işte. Geçenlerde seriye devam ederim belki demiş. ama kusura kalmasın oyunların kalitesinde bir hikaye yazma ihtimali çok düşük. o da bunun farkında. oyunlar bu hikayenin devamını aldığı için. yazar bu seriye devam etmesi çok zor :) Bu arada kitabın ve serinin benim için belkide favori karakteri Dandelion. Pervasızca beni güldürebilen eğlenceli bir karakter. Tabii ki Geralt of Rivia namı değer Gwynbleidd yeri çok çok ayrı. kendinize iyi bakın :) Bu arada incelemeye yazmayı unuttum. ben bu kitaba 35 tl verdim. Pegasus çok pahalıya satıyor son 2-3 kitabı. bir önceki kitaba 30tl değdi demişti buna değmedi. Hatta seri gereksiz pahalı ve özensiz. Son kitap hariç diğerlerinin kapakları bile leş. Kutularda aynı şekilde çok kötü. keşke yayın haklarını pegasus almasaydı. açıkça iyi yönetmedi bu seriyi. Birde yazara teşekkür etmeyi unuttuk. Bu kitap hayal kırıklığı olsada güzel bir seri ve en önemlisi sağlam bir evren oluşturmuş. Sadece oyunlar için bile bu evren teşekkürü hak eder. Bakalım netflix dizide nasıl yapacak İnşaAllah sapkowskinin kullandığı witcher evreninde aykırı sonu kullanmazlar :)
400 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kitabı alıp başlamam zaman aldı dizisinden önce kitaplar okuma listemde vardı fakat bir türlü okumada ön sıralara alamamıştım diziyi izledikten sonra the wıcher ı beğendim ve kitapların daha güzel olacağını düşünüp seriyi hemen öne çektim ilk kitap son dileğe deyincek olursak kitap oldukça akıcı ve hızlı okunan bir kitap ama şöyle bir durum var serinin ilk iki kitabı novella şeklinde asıl roman 3. kitapla başlıyor ilk iki kitap rivyalı geralt ın hikayelerini okuyoruz ama bence asıl konuya bağlanacak hikayeler olduğunu düşünüyorum bunların seriye devam edicem bakalım asıl hikaye başladığında seri ile ilgili düşüncelerim daha belirgin olacağını düşünüyorum şimdilik idare eder diye bilirim bakalım devam kitaplarında düşüncelerin değişicek mi iyi okumalar
400 syf.
·5 günde·10/10
Bu kadar güzel ve iyi yazılmış, severek okuduğum son fantastik roman benim için Salvatore'un Drizzt Do'Urden efsanesini anlatmaya başladığı Anayurt-Sürgün ve Göç üçlemesiydi. Salvatore'un diğer kitaplarında bu ilk üç kitaptaki derinliği bulamadığım için bir kaç kitaptan sonra bıraktım okumayı. Nedenini bilmeden en çok fantastik dünyaları anlatan romanlarda tutunmaya çalışıyorum, Le Guin'in ince ince örülmüş fantastik dünyaları bütün ilgi çekici özellikleriyle beraber yine de tam olarak o klasik havaya uymuyor gibi, onun karakterleri anlama derdindeler ve yaşama derdinde, isimlerinden yaşadıkları dünyaya dek her yerde nakış gibi işlenmiş bir hayal gücü görülüyor. Tolkien gibi yazarları okuyanlar Le Guin'in dünyasını bile ister istemez daha yalın, daha dar bir çaba olarak görüyorlardır, emin değilim, belki de böyle düşünmeyen okurlar da vardır.

Sapkowski'nin dünyası ise son derece eğlenceli, son derece güzel yazılmış, bol bol gülebildiğimiz bir dünya. Canavar avcısı Witcher bizi hikâyeden hikâyeye bu dünyada dolaştırırken insan olmakla insan olamamak arasında kalmış nice canavarın dünyasından bakarak, kötülükle iyilik arasında gelip giden karakterlerle bir bakıma lanetlenmiş, kötülüğe bulaşmış, yolunu şaşırmış, kaybolmuş insanların öyküsünü anlatıyor. Yazarın dili kesinlikle çok eğlenceli. En güzeli ise karakterlerimiz renkli, ilgi çekici ve komik. Nivellen ise hayatta tanıyabileceğiniz en eğlenceli canavar, orası kesin. Günah ve erdem el ele dolaşıyor bu fantastik dünyada, Witcher hayatta kalmak için günlük işlerini yürüterek canavar avına devam ederken politik oyunların, ihanetlerin, kötülüklerin, iyilik ve dostlukların arasında debelenerek hayatını sürdürmeye çalışıyor. Bir gün su elementi cini olan marid, bir gün mağaralarda yaşayan zehirli, ejderimsi bir canavar türü olan basilisk öldürüyor; bir başka gün ise lanetle bir canavara dönüştürülmüş ve yaşayan her canlıya nefret duyan bir strigayı öldürmeye çalışıyor. Eee, ekmek kavgası! Bir kiralık canavar katili olarak Witcher da kendi türünün sahip olduğu özelliklerle yaşıyor, pek sevilmese ve saygı görmese de onun da arkadaşları, dostları ve sevenleri var; ve o da nice yaşayan gibi hayatının anlamını kovalıyor. İşte bu ilk kitap bu arayışın, ararken ve yaşarken eğlenmenin eğlenceli, keyifli, komik öyküsü. Okumayı düşünenlere iyi okumalar :)
400 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Merhabalar.
The Witcher serisini alalı neredeyse bir sene olmuş, kitaplığımda öylece bir gün olunacağı günü bekliyordu. Malum şu aralar diziside yayınlanınca merak ettim ve okumalarımda öne aldım. Kendim özellikle fantastik seven biri olarak Andrzej Sapkowski'nin kalemini beğendim. Bazı fantastik yazarlarında ki ağır üslûp yoktu bana göre. Elbette kendine has bir üslûbu vardı ama okuması kolaydı. Öncelikle bu seriye başlayacak arkadaşlar için belirtmeliyim ki Son Dilek Witcher serisinin birinci kitabı değil, 0.50 olarak geçiyor. Yani Son Dilek için The Witcher serisine başlama novellası diyebiliriz. Hatta ülkemizde de ikinci sırada yayımlanan Kader Kılıcı da The Witcher'ın başlangıç kitabı değil, o da serinin yine başlangıç Novellası, 0.75 olarak geçiyor. Üçüncü kitap yani Elflerin Kanı serinin birinci kitabı. Yani Witcher evrenine girebilmek için hikayelerden oluşmuş; Son Dilek ve Kader Kılıcını okumak gerekiyor. Ama emin olun bir solukta okunabilecek muhteşem kitaplar. En azından Son Dilek'i okumuş biri olarak ona garanti verebilirim. Ha derseniz ki ben direkt birinci kitaptan, yani Elflerin Kanı'ndan başlayayım, pek bir şey anlayabileceğinizi düşünmüyorum. Bu iki kitap seriye bir zemin oluşturuyor adeta. Bu teknik bilgileri verdiğime göre Son Dilek'ten bahsetmem gerekirse; kitap tek kelimeyle muhteşemdi ki ben Novella tarzı yan kitapları pek okumayı sevmeyen biri olarak bayıldım. Yazarın yarattığı dünyada çeşitli canavarlar ve bir mutasyon ve eğitim sonucu gelişmiş yetenekleri ile canavar avcısı Witcherlar var. Bizim ana karakterimiz ise bir Witcher olan Rivyalı Geralt, meşhur Beyaz Kurt... Bu kitapta da ana karakterin başından geçen bazı önemli olayları, tabiri caizse onu yoğurup şekillendiren olayları okuyoruz. Ben çok severek okudum, aksiyonu bol, rahat okunan bir fantastik seri arıyorsanız tavsiye ederim. Önce kitabı okuyup sonra diziyi izlemek isteyen arkadaşlarıma önerim ise ilk iki kitabı yani; Son Dilek ve Kader Kılıcını okumaları. Çünkü dizinin ilk sezonu bu iki kitabı konu alıyor.
560 syf.
·5 günde·9/10
Çok ama çok özlemişim öyle böyle değil. Seriyi okumadan önce oyunlarından 2ve3ü bitirmiştim. ilk 5 kitabı okudum. 6 çıktı, 7 çıksın öyle alayım dedi. 7.kitap geç çevrildi. ve ÇOK PAHALIYDI. indirimde aldık, gerçi yine pahalıydı. ilk kitaplar 18-20 liraydı. bu son iki kitap kampanyada 30-35e aldık. ayıp ya. Pegasus büyük ayıp ettin özellikle son kitabın fiyatıyla. neyse. son kitaba geçmeyelim bu kitaptan devam edelim bu kitapta pahalı onuda ekleyelim(AMA DEĞDİ). Witcher evrenini çok özlemiştim. gerçekten sayfalar akıp gidiyordu.( hele bu witcher 3 müziğiyle beraber okunduğunda sayfalar uçuşuyor adeta : https://www.youtube.com/...HdprKIwo&index=1) Sapkowski reis kendini bu kitapta aşmış. aynı olayı başka kişilerin ağzından tek tek anlattırarak ilerletmesi ve olayları birleştirmesi acayip tatlı olmuş. Zaman olgusu biraz karmaşık. ama bu zaman olgusu karmaşıklığı yüzünden sürekli okuyasınız ve kitabı bitiresiniz geliyor. Ekstra heyecan katmış bu anlatım tekniği. Ahh Ciri Vahh Ciri. Bir önceki aylak takımında yaptıklarını beğenmemiştim. Ve diğer kitaplarda Ciri anlatılınca Geralt'ı özlüyordum. Burada tam tersi oldu. sürekli Ciri'yi merak ettim. sürekli Ciri'ye dönsün de, witcher kız vygosota reise olayları anlatsın istedim. Çünkü Ciri kısımları kan dolu vahşetliğin içindeydi sürekli ve aksiyon tavandı :) Ciri kısmı on numaraydı. Ne desem spoiler olacak o yüzden dikkat etmeye çalışıyorum. çünkü zaman karmaşası olduğu için bazen en başta öğrenmeniz gerekeni en son sayfalarda öğreniyorsunuz. o yüzden dikkat ediyorum merak etmeyin. Gel gelelim Witcher,dandelion,cahir,vampir ve Milva'ya, bu ekip yine işine bakmaya çalışıyor. Çok büyük sıkıntı çektikleri söylenemez. Bir kaç aksiyonla beraber ekibe yeni biri katılıyor. ve witcher 3'ten tanıdığımız bir başka kişi bu seride ilk defa adı geçiyor :) Büyücüler yine sıkıntıda ve sıkıntılı kişiler :D :D onu gördük. Bu arada Bonart, Rience ve özellikle Skellen aşırı beğendim. bu üçlünün beraber takılmasını keyifle okudum açıkçası. Skellen değişik bir havası vardı. (tavsiyem: tanımadığınız kişilerin fotosuna googleden bakın. yazar çok şey anlattığı için karakterleri bazen betimleyi unutuyor gayet normal :) Kitabın eksisi yok muydu vardı. 1puanı kırdık işte. politik kısımları sevmiyorum. bir önceki kitapta insanlar konuşturarak yaptırmıştı bu politikayı ve sıkılmamıştım. ama burada bir bölümde sığ bir politika anlatımı vardı 3. gözden. oralar ve bazı kısımlar gereksiz detay ve olmazsa da olurdu dediğim yerler vardı.(+18) bundan 1 puan kırdım. AMA HAYATIMDA İLK DEFA BİR KISMI OKURKEN BEN BU KISMI OYNAMALIYIM YA DA FİLMDE GÖRMELİYİM HİSSİYATI VERDİ. CİRİ'NİN SON KISIMDAKİ YAPTIKLARINI DİZİDE UMARIM GÜZEL ŞEKİLDE GÖRÜRÜZ. YANİ YAZAR AŞMIŞ KENDİNİ EVET ANLATIYOR, HAYAL KURDURUYOR. AMA İNSAN GÖZLERİYLE GÖRMEK İSTİYORDU. İLK DEFA BAŞIMA GELDİ BU OLAY. NE LOTR,NE METRO,NE DE BAŞKA KİTAPTA BU BAŞIMA GELMEMİŞTİ. YAZAR KİTABIN SINIRLARINI ZORLAMIŞTI BENCE. O KISMI GERÇEKTEN İZLEMEK VEYA OYNAMAK İSTERDİM :) Bu arada incelemeyi eklemeyi unutmuşum alt metin olarak çok güzel mesajlar vardı. Öğütler anlamında alıntılarımı da paylaştım zaten bir kaçını :)
648 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Harika seriye güzel bir son. Siz onu Cirilla ya da Falka olarak anımsıyor olabilirsiniz. O artık Gölün Hanımı. Her ne kadar bu adı sevmese de Ciri'yi bekleyen bir dolu macera var. Zamanın ve mekanın ötesinde bir güç. Tekrar Geralt ve Yennefer'ı bulabilecek mi? Yazgı ne olacak? Mutlu final mi yoksa hayal kırıklığı mı? Okuyanı içine çeken seri artık bitti. Başlamak için neyi bekliyorsunuz?
400 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Sadece oyunlarını oynadığım için merak edip okuduğum kitap. Kitapta daha çok ana görevleri değil de yan görevleri oynuyormuş gibi hissettim. Kafa dağıtmak veya zaman geçirmek için okunabilir.
448 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Serinin 4. kitabıyla Geralt ve Ciri koşuşturması devam ediyor. Bu kitap ilk 4 kitap arasında en beğendiğim oldu.

Hikayeye büyücüler de dahil oluyor, büyücüler okulunu görüyoruz. Krallıklar arası çıkan savaş ve isyanlar iyice engellenemez bir hâl alıyor. Tabii işin içine büyücüler de girince entrikalar had safhada. Tüm krallar ve büyücüler Ciri'yi farklı emellerine alet etmek için ararken Geralt ve Yennefer'ın onu korumak için çabaları işlenmiş.

3. kitapta bir nebze durağanlaşan seri bu kitapla birlikte yeniden hız kazanmış. Heyecanla sıradaki kitaba geçiyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Andrzej Sapkowski
Unvan:
Polonyalı Ekonomist, Yazar
Doğum:
Łódź, Polonya, 21 Haziran 1948
Sapkowski, Łódź Üniversitesi'nde ekonomi okudu ve yazıya geçmeden önce, bir dış ticaret şirketi için kıdemli bir satış temsilcisi olarak çalıştı. Edebi kariyerine özellikle bilimkurgu çevirmen olarak başladı. Polonyalı bilimkurgu ve fantezi dergisi Fantastyka tarafından bir yarışmaya girmek için ilk kısa öyküsünü, "The Witcher" ("Wiedźmin", ayrıca "The Hexer" ya da "Yazım denetçisini" tercüme etti) yazdığını söylüyor. Pazarlama konusunda uzman olan [citation needed], nasıl satılacağını bildiğini söylüyor ve gerçekten de 3.lük ödülünü kazandı. Hikaye 1986 yılında Fantastyka'da yayınlandı ve okuyucular ve eleştirmenler tarafından büyük ölçüde başarılı oldu. Sapkowski, "Witcher" dünyasına dayanan ve üç kısa öykü ve beş roman koleksiyonundan oluşan bir masal masası yarattı. Bu devir ve diğer pek çok eseri onu 1990'lı yıllarda Polonya'da en tanınmış fantezi yazarlarından biri yapmıştır.

"The Witcher" ın ana karakteri, çocukluktan beri canavarları avlamak ve yok etmek için eğitilmiş mutant bir avcı olan Geralt'tır. Geralt, ahlaki açıdan belirsiz bir evrende varolduğu halde kendi tutarlı etik kurallarını korumayı başarır. Aynı zamanda alaycı ve asil olan Geralt, Raymond Chandler'in imza karakteri Philip Marlowe ile kıyaslandı. Bu maceraların yapıldığı dünya, Slav mitolojisinden büyük ölçüde etkileniyor.

Sapkowski, kısa öyküler "Mniejsze zło" ("Lesser Evil") (1990), "Miecz przeznaczenia" ("Kılıç Kuşu") (1992) ve "Wux po bombie" ("In") kısa öykülerinde üç olmak üzere beş Zajdel Ödülü kazandı. Bir Bomba Krater ") (1993) ve ikisi romanlar için Krew elfów (Elfler Kan) (1994) ve Narrenturm (2002). Aynı zamanda 2003'te The Last Wish için en iyi antoloji olan Ignotus Ödülü'nü ve aynı yıl en iyi yabancı kısa öykü olan Muzykanci'yi (Müzisyenler) kazanmıştır. 2003 yılında Roman Narrenturm için Polonya'nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olan Nike Ödülü'ne aday gösterildi.

Sapkowski, 1997'de, uluslararası başarı için güçlü umutları olan sanatçılara yıllık olarak verilen prestijli Polityka'nın Pasaport ödülünü kazandı.

2008 yılından beri Łódź şehrinden onur vatandaşı oldu.

2012 yılında Sapkowski, Kültür Başarı Madalyası - Gloria Artis'e layık görüldü.

Yazar istatistikleri

  • 182 okur beğendi.
  • 3.980 okur okudu.
  • 209 okur okuyor.
  • 2.283 okur okuyacak.
  • 51 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları