Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne Kitap İncelemesi
6/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 00:33
Üzerine pek yorum yapılacak bir kitap olmamasına rağmen özellikle dikkatimi çeken birkaç noktaya değinmek istiyorum. Kitapta baştan sona Cioran sürekli şu ifadeleri anlatmaya(anlamaya) çalışıyor diyebilirim: "Neden geldim ben dünyaya?Neden yaşıyorum?Niye yaşamak diye bir şey var ?Yaşamayı marifet mi sanıyorsunuz?En büyük ceza bu farkında değil misiniz?" "Her gün kendi kendime tekrarlamam gerekiyor: Yerkürede yu­varlanıp giden milyarlarca kişiden biriyim. Onlardan biri, o kadar. Bu sıradanlık her sonucu, her davranışı ya da her edimi haklı çı­karır: fuhuş, namusluluk, intihar, iş, cinayet, tembellik ya da baş­ kaldırı. (Burda tüm kötülükleri var olmasına ve istemeden var olduğu için tüm bunları yapmasının onun hakkı olduğuna kanaat getirmiş.Evet dünyaya gelmek seçimi değildi ama dünyada kalıp kalmamak kendi seçimi.Cioran gibi birine "Madem bu kadar memnun değilsin intihar etseydin." diyesim geldi okurken.Sırf istemeden yaşıyor diye isteyerek veya istemeyerek yaşayan her canlıya aynı muamaleyi yapıyor.) "Tsimtsum. Bu komik sözcük Kabala’nın önemli bir kavramının adı. Dünya var olsun diye, her şeyde ve her yerde olan Tanrı da­ralmaya, kendisiyle meskûn olmayan boş bir uzay bırakmaya razı oldu: Dünya işte bu “boşluk” içinde yerini aldı. Onun bize merhametinden ya da keyfinden bahşettiği belirsiz alanı böyle işgal ediyoruz. Biz var olalım diye, kendini sözleş­meyle bağladı, egemenliğini sınırlandırdı. Biz, onun isteyerek kü­çülmesinin, silinmesinin, kısmi namevcudiyetinin ürünüyüz. De­lirdiği sırada, kendini bizim için budadı. Keşke bütünlüğünü ko­ruyacak sağduyusu, sağbeğenisi olsaydı!" (Farklı yazarlardan din ve inanç eleştirisi gördüm ama Cioran bunu saygısız bir şekilde yapanlardan.Sadece inancı değil o inancın ögelerinden tut da o inanca bağlı her değeri ve kişiyi de ağır biçimde eleştiriyor.İnanç ile alakası dahi yokken böyle yorumlar yapmasını abartılı buldum.Bu da bir arayış sonucu ortaya çıkan düşünceler ama Cioran asla bunun arayış sonucu varılan düşünceleri olduğunu kabul edecek biri değil.Ona göre saçma olan milyonlarca şeyden biri inanç . Eleştiri yaparken bu üslubu kullanmasını asla doğru bulmadım.) "Her fenomen, daha büyük bir başka fenomenin bozulmuş biçi­midir: zaman, sonsuzluğun bir kusuru; tarih, zamanın bir kusuru;  hayat, o da maddenin bir kusuru. O zaman normal olan ne, sağlam olan ne? Sonsuzluk mu? O da  Tanrı’nın zaafından başka bir şey değil." (Burda dahi üstte normal şekilde bir düşüncesinden bahsederken arada inancı eleştirmiş.) "Büyük Devrim’in bende saygı uyandırmamasının nedeni, her şeyin bir sahnede olup bitmesi, elebaşlarının doğuştan oyuncu ol­maları, giyotinin dekordan başka bir şey olmamasıdır. Fransa’nın  tarihi toptan, ısmarlama bir tarih, oynanmış bir tarih gibi görünü­yor: Her şey bu sahnede tiyatro açısından mükemmel. Bu bir tem­sil, seyrettiğimiz ama yaşamadığımız bir dizi davranış, olay. Terör  Dönemi’nin bile uzaktan bakıldığında verdiği uçarılık izlenimi iş­te bu yüzden." (Burda tarih ve siyaset eleştirisi yapmış ve savaşın ve tüm o politik şeylerin aslında oyun olduğundan bahsetmiş.Hatta daha da ileriye gidip sadece temsili bir tarihe sahip olunduğuna da vurgu yapmış.Birileri yazıyor birileri oynuyor Sonra tarih yazılıyor Yaşanan her şey aslında önceden yazılanların ürünü demeye Özellikle de Fransa tarihini eleştirmiş Kitabın başka bölümlerinde de diğer milletleri eleştirdiği kısımlar var .) "İlerleme, her kuşağın kendinden önce gelen kuşağa yaptığı  haksızlıktır." (İlerleme gerilemenin başlangıcıdır diye bir cümle okumuştum bir kitapta.Cioran'ın burda dediği buna benziyor .İlerledikçe gerilersin demiş ama bunu açmamış. Bir şeyde iyiye giderken başka önemli değeri de aynı ölçüde yitirsin demek istemiş burda bence.Bu konuda haksız olduğu da söylenemez.Bugün çok gelişmiş ileride olan ülkelere bakınca onlara göre geri kalmış bir ülkedeki şeyleri dahi koruyamadıklarını görüyoruz.Burda denge önemli aslında.Bu denge sağlanamadığı için her halükarda sonuç kötü oluyor.) "Batı: güzel kokan bir çürük, hoş kokulu bir kadavra." (Batı güzellemesi yapmaması da tuhaf geldi okurken.Genelde hep yapılan bir şey ama Cioran yapmamış.) "Her türlü öğretiye karşı çıkan Romalılar, Türkler ve İngilizler,  bu öğretilerin hiçbirini boyun eğdirdikleri uluslara dayatmadıkları  için uzun ömürlü imparatorluklar kurabildiler. Mesihçi bir kötü  alışkanlıkları olsaydı, asla bu kadar uzun süre egemenlik kura­mazlardı. Beklenmedik zorbalar, yöneticiler ve asalaklar, inançla­rı olmayan derebeyleri olarak otoriteyi ve kayıtsızlığı, sertliği ve  gevşekliği birleştirebilmek gibi bir hünerleri vardı. Eski İspanyollarda da, çağımız fatihlerinde de olmayan hünerdir bu, gerçek  efendinin sırrı budur." (Cioran gel bir de şimdi bak diyesim geldi.Cioran ın bahsettiği bu dayatma olayı şimdilerde görülüyor maalesef . Burda kesinlikle katılıyorum.Nerde zorla bir inanç dayatma olayı oluyorsa orda sürekli kaos hali hüküm sürüyor.Egemenlikler uzun sürmüyor ya da başkaldırı oluyor sürekli .Zorla benimsetilmeye çalışılan şey aslında hiç benimsetilemeyecek olan şey çünkü.İster inanç olsun ister davranış isterse düşünce biçimi.) "Gelecekle ilgili görüşüm o kadar kesin ki, çocuklarım olsaydı  hemen boğardım!" (Gelecekten nefret eden biri olarak geleceği zaten istemiyor.Çocuk yapmayı bırak evlenmeyi bile asla düşüneceğini sanmıyorum.Zaten bu düşüncede olan birinin dünyaya çocuk getirmesi saçma olurdu.) "İyi ki imanım yok. Olsaydı, sürekli onu yitirme korkusuyla ya­şardım: Yararı şöyle dursun, bana zarar vermekten başka bir şey  yapmazdı." (İyi ki yok olsa da bir şey yapmazdın zaten bu imkan niye bana verilmiş diye düşünmekten.) "Tanrı vardır, yoksa bile." (Burda yine alttan alttan eleştiri yapmış ve bunu da öyle ince ve ironik şekilde yapıyor ki çoğu zaman karşıya ulaşmıyordur bile.Dikkatli okumayan farketmez bunu.) "Her an ölümle düşüp kalktığımız ölçüde ancak, tüm varoluşun nasıl bir saçmalığa dayandığını sezinleme şansımız vardır." (Var olmak saçma,varoluş saçma, yaşamak saçma. Her gün ölümle düşüp kalkarak bunları anlamazsın bunları saçma bulduğun için her gün ölümle düşüp kalkarsın.) Son olarak yazım diline gelirsem Basit akıcı bir yazım dili var .Bazı yerlerde özellikle kelime oyunları yapmış.Özellikle her şey değinmeye çalışmış yaşamdaki . Tüm değerlere bir eleştirisi var yani . Edebiyat, müzik,resim, politika,siyaset,din,sosyoloji vs.Bir çok konudaki fikirlerini belirtmiş. Kısa sürede okunabilir bir kitap Cioran'ın kafa yapısını bilen birine göre çok hafif bir kitap hatta.İntihar güzellemesi yapan biri zaten sürekli.Belki bazılarını çok etkiler o yüzden okurken bunu göz önünde bulundurun derim .Bana ölümden çok yaşamla dalga geçtiği için öyle etkilemedi .Bazı vurgu noktalarını sevdim özellikle.
Doğmuş Olmanın Sakıncası ÜstüneEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20192,884 okunma
·
97 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.