Normanların tarihsel etkisini geniş bir coğrafya ve zaman dilimi içinde ele alarak dikkat çekici bir sentez sunar. Ancak yazarın anlatısında zaman zaman Batı merkezli bir bakış açısının ağır bastığı görülür. Normanların başarıları ve kurucu rolleri abartılırken, aynı dönemde etkili olan diğer toplulukların katkıları gölgede kalmaktadır.
Eserin güçlü yanı, zengin tarihsel verilerle desteklenen canlı betimlemeler ve olayların bütüncül sunumudur. Buna karşın, yazarın Norman kimliğini neredeyse bir medeniyet taşıyıcısı mitine dönüştürmesi, tarihsel nesnelliği zayıflatmaktadır. Özellikle Asya’ya yönelik fatih anlatısında, sömürgeci bir dilin izleridir.
Sonuç olarak kitap, tarihsel anlatı gücü ve kapsamı açısından etkileyici olsa da, eleştirel bir tarih okuması açısından temkinli yaklaşılması gereken bir çalışmadır. Okuyucuya, eseri tarihsel bir kaynak olarak değil, belirli bir tarih yorumunun ürünü olarak değerlendirmek düşer.