Yalnız – Zeynep Kaçar | Derinlik Vadeden ama Sığ Kalan Bir Anlatı
Zeynep Kaçar’ın Yalnız romanı, ilk bakışta kadınların iç dünyasına cesurca yaklaşan, toplumsal baskıların gölgesinde şekillenen bir anlatı vaadiyle dikkat çekiyor. Ancak bu vaat, sayfalar ilerledikçe hızla buharlaşıyor.
Tematik olarak sağlam bir zemine oturabilecek bir konu, yazarın birbirini tekrar eden düşünceleri ve bir türlü ilerlemeyen anlatımıyla kendi kendini tüketiyor. Sayfalar boyunca aynı duygusal seste, aynı fikirlerin çevresinde dolanmak… Bir romanı ilerletmek yerine yerinde saydırmanın en etkili yolu bu olsa gerek. Başkarakter, romanın başında hangi noktadaysa sonunda da orada. Bir kırılma anı veya okuru sürükleyecek dramatik bir yükselme mi ? Hayır, teşekkürler. Yazar sanki hikâyeyi anlatmak yerine onu “düşünmeye” karar vermiş.
"Yalnız" , adıyla mükemmel uyumlu bir eser: Okur, karakterle değil, kendi sabrıyla yalnız kalıyor. Kadınların iç dünyasını anlatma hayali, tekrarlara ve durağanlığa yenik düşmüş. Bir romanın okuyucuda bırakması gereken izlenim neydi hatırlamak gerek; çünkü bu kitapta geriye yalnızca “Hepsi bu muydu?” sorusu kalıyor.