Puan vermedi·56 syf.··
2025 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 00:00
Grigori Petroviç; baba: pasif, yılgın. Varvara; evin babasına gelin gelen baba kadar olmasa da söz geçirmekte bir o kadar zorlanan ondan daha genç olan üvey anne. Sağır; babanın kulakları duymayan, işe yaramaz oğlu. Çabası da çaba gösterecek bir aklı da yok. Aksinya; Sağır'ın eşi, evde de bucakta da elinden iş gelen, gözü açık müstesna karakter. Kıskanç ve kalpsiz, uç seviyelerde zorba ve nobran. Anisim; babanın sahte parayı piyasaya yaymaktan yargılanan potansiyelini kullanamayan evladı. İstemediği bir evlilik de yaparak ne istediğini bilemeyen karakterine orantısal bir katkı da yapmıştır. Lipa; Anisim'e gelin belirlenen hikâyenin mağdur kaybedeni, yolunu bulmaya çalışırken annesini de kendisini de bu ailenin girdabına çekip talihsizliği hayatta kalmaya çalışarak yenmeye çalışsa da Aksinya'nın gazabıyla bozguna uğratılmıştır. Savrulan, savrulmanın önüne geçecek tek rolünü hapise veren, kaybetmeye ve kaybettirmeye mahkûm bir ailenin öyküsü, sadece içinde bulunduklari çukur yerleşim Ukleyevo'nun güneşiyle huzurlu pasajlara denk geliriz, kalanı sosyolojik gerilimi tek bir aile üzerinden anlatan bedbaht bir silsiledir. Hafiye; başkalarıyla ilgili bilgileri gizlice toplayan ve bunları ilgililere ileten görevli, gizli polis. Çarlık Rusya'sında toprak köleliğinin kaldırılmasını takiben 1864'te kurulan ve Ekim Devrimi'ne kadar varlığını sürdüren yerel yönetim organı. Zemtsvolar eğitim, sağlık, sigorta ve posta gibi hizmetlerin idaresinden sorumluydu. Çehov da zemtsvo hastanelerinde doktor olarak çalışmıştır. Meşanin; yasalara göre şehir halkından sayılan ve geçimini genellikle dükkâncılıkla sağlayan meşanin, statü bakımından işçiler ve zanaatkâtların üstünde, tüccarların altında idi. Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarisinda halkın tabakalara göre gruplara ayrılması uygulamasına son verilince yasal bir kategori olarak Meşanstvo ortadan kalktı, meşanin ifadesi zamanla "şehirli" ya da "küçük burjuva" anlamlarına evrildi. Ekim Devrimi'nden sonra başka yan anlamların da eklenmesiyle tamamen olumsuz bir nitelemeye dönüştü. Türkçeye Slav dillerinden geçen izbe kelimesi, dilimizde " harap ve kuytu yer" anlamında kullanılsa da Rusçada " kütükten yapılma kır ya da köy evini" ifade eder. Hlıstlar; on yedinci ortalarında Rus Ortadoks Kilisesi'nden kopan çileci ve mistik bir Protestan mezhebi. İbadet esnasında kendilerini kırbaçla (hlıst) dövdükleri için bu şekilde adlandırıldıklarını ileri sürenler vardır. Eski Rus evlerinde, içeri girerken tasvirlerin durduğu Kızıl-Güzel köşeye dönüp dua etme âdeti vardır. Göklerin Kraliçesi; Ortadoks gelenekte Bakire Meryem'e verilen adlardan biri. Mesih ile birlikte bu gelenekte en çok saygı gören ve ilahi şefkat ve merhamet için en çok başvurulan figürlerin başında gelir. Ortadoks Hıristiyanlarda İsa'nın annesi Meryem'i daha çok Tanrı Anası ya da Tanrı Doğuran olarak adlandırılır ve Meryem ile bebek İsa'nın tasvir edildiği ikonalar, inananlar arasında özel bir saygı görür, adlarına bayramlar düzenlenir. Oladyi; Doğu Slav mutfağına özgü küçük ve kalın krep. Ahraz olan kardeşi kandırmak için oladyi veriyorlar ama yemeyip düşmüyor, komik. Bir insanı yiyecekle tavlama fikri uçuk komik. Şarbon; bir çeşit bakterinin neden olduğu, sığır, koyun, keçi gibi hayvanlarda görülen ve insana bulaşabilme ihtimali nadir olan ciddi bir enfeksiyondur. Şarbon normal şartlarda esas olarak çiftlik hayvanlarını ve vahşi hayvanları etkiler. Ancak insanlar, hasta hayvanlarla doğrudan veya dolaylı temas yoluyla enfekte olabilirler. Kliros; Ortadoks Kiliselerinde koronun durduğu yer. Müşfik; sevecen. Subap; yay yardımıyla gergin tutulup yatağın düzlemine dik olarak gidip gelme hareketi yaparak bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapağa denir. Lakerda; torik, palamut gibi balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura. Sevgili baltacıklarım benim! Bu seni yıpratsa ve kesecek biçecek güce sahip olsa da onu sevmekten ve kullanmaktan usanmadığın bir sesleniş olduğu izlenimi verdiği için ilgimi çekti. Sabi; küçük çocuk. Şarabank; yolcu taşımak için kullanılan banklı at arabası. Fransızca char-à-bank'dan geliyor. 20. yüzyılın başlarında Britanya'da yaygın olan, genellikle üstü açık, atla çekilen bir araç veya erken dönem motorlu araba türüdür. Hamut; atları arabaya koşarken boyunlarından geçirilen, üzeri meşin kaplı ağaç halka ya da içi saman, kıtık vb. dolu meşin halka. Teskin; acı, öfke, coşku gibi duyguları yatıştırmaya, dindirmeye çalışma. Takdis etmek; kutsama. Balaban kuşu; gizli yaşayan kahverengi bir balıkçıl türüdür, pek görülmez, daha sık duyulur. Rus halk inanışına göre, guguk kuşu kaç kere öterse, bunu işiten kişinin o kadar yıl ömrü kalmış demektir. Eski bir Rus adeti. Esneyince ağzın üzerinde haç çıkarılır. Dönbaba; bu bir çiçekmiş ki dön bana dönelim aynı yere gelelim, bendeki izlenimi bu.
ÇukurdaAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,979 okunma
·
167 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.