·247 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ekim 2025 20:23 Mario Vargas Llosa’nın Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu, insanın utancını sistemleştiren bir dünyanın aynasıdır.
Bir ordu, askerlerinin “ahlakını korumak” için kadınları resmî göreve çağırır; ve böylece günah, devlet mührüyle kutsanır. Yüzbaşı Pantoja, bu trajikomik düzenin en dürüst celladıdır.
O, emirlere sadık kaldıkça kendi insanlığını yitirir.
Raporları mükemmeldir, emirleri kusursuzdur; ama her satırın ardında yavaş yavaş çürüyen bir vicdanın sesi vardır.
Olguita’nın düşüşüyle başlayan hikâye, sonunda Pochita’nın donmuş sabahında biter.
Selva’nın yakıcı sıcaklığından Puna’nın dondurucu soğuğuna geçiş, sadece bir coğrafya değişimi değildir; insanın Tanrı’dan, aşktan ve anlamdan uzaklaştığı o uzun inişin simgesidir.
Vargas burada ne ahlak dersi verir, ne de bir kahraman yaratır. Onun romanında herkes suçludur, çünkü herkes itaate mahkûmdur. Belki de Vargas Llosa, bu romanla şunu fısıldar bize: “Ahlakın en tehlikeli biçimi, üniforma giydiğinde başlar.