·134 syf.····Okunma: 11 Ekim 2025 21:42 Gulyabani, Hüseyin Rahmi’nin okuduğum ikinci romanı ve yine çok sevdim. Dili öyle sade ve akıcı ki, okurken hemen hikayenin atmosferine girip kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz.
Bu romanda en çok hoşuma giden şey, halk arasında yüzyıllardır süregelen inanışların romana ustalıkla yerleştirilmiş olmasıdır. Romanda tütsü yakmak, gece faraşla dışarıya süprüntü dökmemek, “destur” demeden bir yere girmemek, hatta muska taşımak gibi davranışlar şeytanı/perileri kızdırmamak için yapılsa da aslında kökleri çok derinlere dayanan geleneklerdir. Yazar, halkın batıl inançlarını, gündelik alışkanlıklarını ve akıl–cehalet çatışmasını ustalıkla ele almış. İnsanların bu kadar çok batıl inançla yaşamalarını hem eleştirmiş hem de toplumun psikolojisini çok iyi yansıtmış.