Ufak bir inceleme yazmaya geldim buraya. Ufak olacak çünkü zaten yarısından fazlasını atlayarak ve göz kaydırarak okudum.
Kitaba başlarken çok bir ön yargım yoktu açıkçası ki başrol ikilimiz arasındaki ilişki beni cidden heyecanlandırmıştı diyebilirim. O ilk karşılaştıkları sahnedeki diyalogları filan kesinlikle keyifliydi. (Kitaptan aklımda kalan yer sadece orası) Kitabın devamında da fena değillerdi sanki şöyle göz gezdirdiğim kadarıyla iyi gibi duruyordu.
Bi de daha önceki okuduğum kitapları düşündüğümde ben beni aşk üçgeni rahatsız etmez filan zannediyordum bu kitap bana sevmediğimi açık açık gösterdi. Ama abi kardeş de olmasın yani o güzel bir şey değil ki. Neyse ne bileyim bi abisi bi kardeşi sonra tekrar abisi filan ben sevemedim.
Neyse eğer şimdiye kadar okuduysanız ve neden hala hikayesinden ve konusundan bahsetmediğimden filan şikayet ediyorsanız şahsen ben yeni nesil bu kitaplarda konudan bahsetmeye zahmet edemiyorum çünkü zaten oradan buradan her yerden her şeye benziyor hani teknolojisiz bir dünyada açlık oyunlarının röportaj sahnesini okudum bu kitapta daha ne görebilirdim ki.
Ama şöyle de bir şey vardı ki bence kitabın akıcılığında bir sorun vardı yani bir oraya gidiyordu bi buraya geliyordu arada atlıyordu yani net bir olay örgüsüne sahip değildi.
O kadar boş yaptıktan sonra özet geçeyim bari bu kitap öyle okunmaz sakın okumayın diyebileceğim bir kitap değil ama öyle yüksek yüksek beklentilere filan da gerek yok. Bugün bu kitabın başına otururken tam bu tarz bir kitap okuyup kendi kendime eğleneceğim bir havadaydım ama kitap bir tık ruhumu sömürmüş olabilir. Kalan son ruhumla ruhsuz bir yazı yazarak ben de sizi sömürdüm biraz kusura bakmayın ama buların tüm sebebi kitaptı yani ben ne yapayım.