yorum yazmaya nereden baslayacagıma emin degilim. gecen aylarda bu kitabın fan artlarını gormus ve okumak icin delirmistim. turkceye cevirildigini duyunca hemen aldım. kitap kızıl kralice ve aclık oyunlarının karısımıydı. ne yazık ki iki kitabı da cok sevmem. bu kitap ise kotu degildi ama beni heyecanlandıran ya da soluksuz okudugum, hayran kaldıgım bir kitap da olamadı. son 100 sayfa guzeldi ama geri kalan 400 sayfa surundum biraz.
kitabımızın konusuna gelirsek, kitaptaki insanlar sıradanlar ve seckinler olarak ikiye ayrılmıs durumdalar. seckinler yıllar once cıkan bi hastalıktan sonra ozel guclere sahip olanlar, sıradanlar ise herhangi bi ozel guce sahip olmayanlar. ve seckinler, sıradanların hastalıklı olduklarını, guclerini zayıflattıklarını dusunuyorlar. bu yuzden de sıradanlar olduruyorlar. kadın karakterimiz pae de bir sıradan olmasına ragmen insanlar onun seckin oldugunu sanıyor. krallıkta her yıl yapılan olumcul sınavlara bu yıl pae de seciliyor. hikayemiz de boylece baslamıs oluyorrr.
yorumum;
dedigim gibi kitap tam olarak kızıl kralice ve aclık oyunları karısımıydı. ama kitamtaki aksiyon, heyecan ve olaylar bana cok gecmedi. pae'yi, kai'in aksine cok sevemedim, bag kuramadım. ilk 150 sayfa surunerek okudum ardından yine sıkılarak okusam da bir sekilde okudum ama son 100 sayfa guzeldi diyebilirim. kitap icin beklentim cok yuksek oldugu icin de cok sevememis olabilirim. kitap boyunca pae ve kai yakınlassın artık bir seyler olsun diye bekledim ama ne yazık ki.. kitapta lenny, kai, jax ve adena dısında kimseyi de sevemedim. zaten yan karaklerlere cok odaklanılmamıstı. ne direnis uyeleri ne de kralice vs. detaylandırılmamıstı. yabancılarda neden bu kadar populer oldugunu anlamadım sahsen. pae ve kai arasında birkac tane guzel sahne vardı ama bence gereksiz