Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 12 Ekim 2025 18:15 Kara Çiçek, sessiz kalmış bir tarihe ses veren kitaplardan.
1905 yılında 1.033 Koreli, daha iyi bir hayat umuduyla Ilford adlı gemiye biner.
Onlara Meksika’da toprak, özgürlük, yeni bir başlangıç vaat edilmiştir.
Ama vardıklarında buldukları şey, özgürlük değil modern köleliktir.
Yucatán’daki tarlalarda, Maya yerlileriyle birlikte ölümüne çalıştırılırlar.
Köylerini, dillerini, kimliklerini geride bırakırlar. Ve çoğu bir daha Kore’ye dönemez.
Kim Young-ha bu gerçek olayı sadece belgelere dayanarak değil, insan hikâyeleriyle anlatıyor.
Roman boyunca aşkın, umudun, kimliğin ve inancın göçle birlikte nasıl sarsıldığını hissediyorsunuz.
Bir tarih kitabı okumuyoruz aslında unutulmuş insanların kalp atışlarını dinliyoruz.
Yazar, tarih kitaplarının sayfalarında sadece “1.033 kişi” olarak geçen bu insanları, romanında tek tek yüz, ses ve kalbe dönüştürmüş.
Ben bu romanı çok sevdim.
Göçmenliğin ne kadar zor, köklerinden kopmanın ne kadar acı olduğunu bir kez daha hissettirdi bana.
Keşke kimse, doğduğu topraklardan gitmek zorunda kalmasa…