Bazı kitaplar bittiğinde sessizlik olur... çünkü ne söyleyeceğini bilemezsin
Algernon’a Çiçekler tam da öyle bir kitap.
Okurken bir karakteri değil, bir insanın zihninin açılıp kapanışını, kalbinin büyüyüp daralmasını izliyorsun
Charlie Gordon, zeka geriliği olan saf, temiz kalpli bir adam.
Bir deneyle zekâsı artırılıyor ve yavaş yavaş dünyayı bambaşka bir gözle görmeye başlıyor.
Ama o zeka yükseldikçe mutluluk değil, yalnızlık büyüyor…
Çünkü bazen bilmek, anlamaktan daha ağır geliyor
Ve o minicik laboratuvar faresi Algernon…
Charlie’nin kaderini paylaşan, belki de tek dostu olan o küçük canlı…
Kitap boyunca aralarındaki bağ öyle içten ki, son sayfalarda kalbim gerçekten sızladı
Düşüncelerim:
Duygu yoğunluğu muazzam
Bilim, ahlak ve insanlık üzerine düşündürüyor
“Zeka mı mutluluk mu?” sorusunu kalbimin ortasına bıraktı
Okudukça hem Charlie’ye hayran oldum hem onun için üzüldüm
İnsan olmanın, sevilmenin, anlaşılmanın ne kadar kırılgan olduğunu yüzüne çarpan bir hikâye...
Hem bilimkurgu, hem dram, hem saf bir insanlık dersi
“Birini anlamak bazen bir mucizeye denk gelir.
Ve bazı mucizeler, fazla uzun sürmez…”