·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Eylül 2025 22:40 Taha Kılınç, yine belgesel tadında bir eserle kalplerimize dokunmuş. Güzide ve mert bir dille konuşmuş karanlık bu çağa; yetim bir mecrayı ve onun davasını haykırmak için.. Kalemi hep yetimin, mazlumun, mağdurun, yüreği yorulanın, yolunanın sesi olmaya yeminli gibi..
Yazarımız, eserinde dününde bugünunde zulüm ve vahşet deneğine dönüşen Filistin halkına, tarihin eşsiz barbarlıklarını reva gören kötülük membağı israilin kuruluşunu önemli örnek ve analizlerle irdeliyor. Bilimsel bir araştırma bağlamında eser lakin sade, akıcı ve okuyucuyu cezbedici bir üslupla Filistin'i ve onun tarihini, israil/İngiliz ilişkileri üzerinden işleyerek hayatımızın kosturmacası içerisinde ihmal ettiğimiz ve bugün de adım adım ihlal edilen Kudüs temasını tekrar karşımıza çıkarıyor. Yazar bu minvalde, bizi tarihsel bir sefere çıkararak hem bilge bir bilinç oluşturmaya hem de kendimizi sigaya çekme imkanı yaratarak ödevlerimizin idrakine ermemize yardım ediyor. Hakikatin, tarihin ve insan olmanın kendisine yüklemiş olduğu o ulvi sorumluluğu bir kez daha kalem ve Kelam ile yerine getirmeye gayret eden yazar, tarihsel üslubun soyut ağırlığı ve sıkıcılığından sıylırarak kendisini tatlı ve hafif bir perspektifle, tarihsel bilgiyi gerçek bir hayat hikayesiyle harmanlayarak temasını incelikle dokuyor. Yazarımız; israilin, İngiliz çıkarları ekseninde yeniden yapılandırılıp varoluşunu anlatırken kayıp ve kadim bir dilin yeniden dirilmesiyle, bu dil üzerinden siyonizmin bir gelişim felsefesi oluşturma çabasına dönüşmesini, eşine az rastlanır bir fedakarlık örneğiyle anlatıyor. Eser; dini kitaplara hasredilmiş bir dil olan ibranicenin yeniden bilimin, fikirlerin, duyguların ve sosyalitenin dili olmasını, günlük hayatın içine taşmasını ve bir kavimden ortak gaye ve ideallerle bir milleti yeniden yaratan bir ülküye/tutkuya dönüşme macerası etrafında şekilleniyor. Bu minvalde israilin kurucu bir aklı olarak Eliezer Ben-Yehuda'nın hayat hikayesi başrolünde 1948 öncesi İsrailine dair İngiliz politikalarının nasıl şekillendiği, Yahudi baronlarının bu topraklara kararlı yerleşme seyahatlerini ve dünya çapında nasıl lobi oluşturarak politik, sosyal ve ekonomik garantiler oluşturduklarına yer veriyor. Bununla beraber günümüzün israilinde Tel aviv, hayfa gibi metropollere dönüşen şehirlerin nasıl oluştuğu, bu gibi Yahudi yerleşim yerlerine ne denli finansman sağlandığı, ilk yerleşmeleri, ilk seferleri ve bu uğurda ne gibi fedakârlıklar yapıldığını bir bir gözler önüne seriyor. Önemli bir boyut olarak günümüzde israili israil yapan ve onun varlığını, aklını güçlendiren biliminin temelini oluşturan okulların inşasına ve bilim merkezlerinin kurulup geliştirilmesine, sadece dini kişiliklerin bildiği bir dil olan ibranicenin bu kurumların resmi dili olarak toplumda yeniden filizlenmesine dair önemli bilgiler öyküler eşliğinde işleniyor. Yahuda'nın mücadelesi üzerinden siyonizmin bilincini ve varlığını güçlendirmek için gösterdiği fedakarlıkları öylesine örneklendirmiş ki yazar, bu günün israilini ve arkasındaki vahşi sistemi, zihin yapısını ve geleceğe dair planlarını anlamak fevkalade kolaylaşıyor. Ben yahudanın, bütün zorluklara rağmen eşi ve çocuklarıyla giriştiği, azim ve fedakarlıklarla dolu bu mücadelesi; Biz Müslümanların bir kez daha kendimize dönüp hakkaniyetli sorular sorup samimi ve gerçekçi cevapların ardına düşmemiz gerektiğini önemle hatırlatıyor. Buna dair ödevlerimize verdiğimiz ehemmiyeti, hayat koşturmacamız içinde buna ne kadar zaman ve imkân ayırdığımızı, hazırlığımızı ve hazırlandığımızı bir kez daha sorgulamamız gerektiğini akıl ve kalbimize yeniden sokarcasına gösteriyor.
Bu ahval üzre eserden ve onun kavileştirdiği bilinç ile dirilmek için önce kendimizle ve sonra önümüze bend olan her varlıkla bir direniş halinde olmamız gerektiği artık elzemdir. Herseye rağmen miktarına ve formuna bakılmaksızın bu uğurda gösterdiğimiz mukavemet, varlığımıza yerleşecek olan bir cesaret, dirayet, azamet, ferasettir. Söylemden eyleme, fikirden duyguya, düşten hâle .. her adımımız yarına ve onun sonsuz ötesine bereketli bir yatırım, o ulvi harmanda yüzümü belki ak eylecek temiz bir hikaye olacaktır... Mana arayışınıza derinlik ve zenginlik katmasını dilerim.
Hayır ve huzurla kalınız..