Orhan Kemal’in ‘yazarken ağladım’ dediği eseri… Benim de okurken ‘sinir olduğum’ eseri… Toplum gerçeklerini o kadar güzel anlatmış ki…Evet ya aynen de böyle olmuştur diyorsun… Çok güzel dizi çıkar…Hala öyle değil miyiz?..Onca yıla rağmen değişen hiçbir şey yok… İnsanlar saf kötü değildir, saf iyi de olmadıkları gibi… Herkesin bir hikayesi var… Kendilerince haklı tercih nedenleri var… İşte önemli olan haklı olmak değil adil olmak… İyi ki ilahi adalet var… Gelin-kaynana, karı-koca, evlat-anne, komşu-kıskançlık, aldatma-aldatılma…Yıllarca değişmeyen ve değişmeyecek sorunlar… Ah Nazan ah… Sen kendini bir şeye layık görmezken insanlar görür müydü hiç… Keşke sonunda sen ve oğlun mutlu sonla yaşasaydınız… Tek masum sizdiniz…Bir çocuğu gerçek annesinden ayırıp, üvey annesine vermeye razı olan cadı kaynana çevresindeki insanların hayatını nasıl etkiliyor… Eee ne de olsa sepettiki 1 çürük elma tüm sepeti çürütür…