Genel olarak öykülerdeki atmosfer beni içine aldı,keyifli akıcı bir şekilde okudum diyebilirim ama bir eleştrim olacak olursa, öykülerin birbirine deprem ve toz bulutu felaketleri ile bağlanma çabası biraz zorlamaydı. Yazarların bu şekilde öyküleri birleştirmek için yaptıkları akıl oyunları çok ince, şaşırtıcı olduğu zaman damakta hoş bir tat bırakabiliyor ama eserde olduğu gibi öykülere doğrudan bir hizmeti olmayınca, yani makinedeki dişliler yerine tam oturmayınca olmadı. “Ne gerek vardı” dedirtti bana.Böyle olmasındansa öyküleri birbirinden bağımsız, birleştirme çabasız bir eser okusam çok daha mutlu olurdum.
SarıyazMahir Ünsal Eriş