Gönderi

10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 13:47
Bu güzel eserin incelemesini yazmadan önce yerlerin ve göklerin yaratıcısı Allah'a, yeryüzündeki son elçisi Muhammed Mustafa'ya ve bugün, atalarımızın toprağında hür olarak yaşamamızın önderi Mustafa Kemâl'e ve silah arkadaşlarına saygı, sevgi ve şükranları borç biliyorum. Bilindiği üzere eskilerin tabiriyle gavur milletlerin kölesi olmaktan bizi 103 yıl önce yaptığı savaşla kurtaran kişi Mustafa Kemâl'dir. Allah ona çok merhamet etsin ve onu cennetin en güzel yerlerinde barındırsın. Yaşadığımız topraklar ondan beri onun kadar büyük insan görmüş değildir. Eser 18. yüzyılın önemli oyun yazarlarından olan Pierre De Marivaux tarafından yazılmış ve sahne alması için derlenmiş. Genellikle romantik bir anlatım tarzını benimseyen yazar kitapta iyilik ve erdemin öneminden, eşitlik ilkesine dem vurmakta. Eşitlik, insan onurunun hak ettiği en güzel şeydir ve tüm insanlar, insan kimlikleriyle yaratıcı önünde eşit oldukları gibi demokrasi gereği yasalar önünde de eşit olmalıdır. Kendini üstün ırk gören bazı orta doğulu toplumların yaptığı gibi zulmetmek, her şeyden önce insani tavır taşımamaktadır. Bu kısımda ana metinle ilgili bilgiler vereceğimden kitabı okumayı düşünenlerin atlamasını öneririm. Kitap Yunan'da yaşayan efendiler kısmının gemisinin batmasıyla bir adaya vurmalarından başlar. Geldikleri ada Köleler Adası'dır ve bu adada bir zaman önce efendilerine isyan eden köleler toplanmış ve bir süre tüm efendileri öldürmüşler ve daha sonra cumhuriyet kurmuşlardır. Ada tamamen eski hayatında köle olmuş kişilerden oluşur ve bu köleler cumhuriyetle bir kimlik ve kişilik bulup burada köleliği kaldırmışlardır. Adaya gelen (efendi) İphicrate ve (köle) Arlequin'in hikayesi burada başlar. Efendi İphicrate buranın Köleler Adası olduğunu bildiğinden gemi battığında denizde boğulup ölen arkadaşlarının yerinde olmak istediğini dile getirir. Köle Arlequin ise buranın Köleler Adası olduğunu öğrendiğinde bir havaya kapılır ve efendisine kötü davranmaya başlar. Buna sinirlenen efendisi onu kılıcıyla öldürecekken ada sakinleri gelir, kılıcı efendinin elinden alır ve köleye verir. Efendinin efendi olmaktan psikolojisinin bozulduğunu ve onu rehabilite edeceğini söyler ve artık köle efendi, efendi köle olmuştur. Bu süreç ilk söylenene göre üç yıl sürecek ve üç yıl sonunda eski efendi yeni köle olan İphicrate efendiyken yaptıklarından utanıp vazgeçerse, bunlar için özür ve af dilerse taburcu olacaktır. -Burada incelemeyi kesip saltanat sahiplerinin kölesi yahut kulu olmadığımız için Mustafa Kemâl'e şükranlarımı borç bilirim.- Genel hatlarıyla İphicrate'yi ve diğer efendileri utandırmayı amaçlayan Cumhuriyet, kitabın sonundan da anlaşılacağı üzere amacına ulaşmış ve kölelerin aklından köle psikolojisini ve efendilerin aklından efendi psikolojisini attırmıştır. Kitapta Konfüçyusçu bir anlayışla herkesin aslında iyi insanlar olduğunu ancak sonradan olanaklar gereği insanların kötülüğe itildiği yahut bunu farkında olmadan yaptıkları anlatılmaya çalışılmıştır. Empati yeteneğinin kazanılmasıyla kötülüğün önüne geçileceği ve empatiyle herkesin mutlu olacağı benimsenmiştir. Kitapla ilgili bir deney filmi olarak bir Alman yapımı olan Das Experiment filminin 2001 ve 2010 versiyonlarını izlemenizi öneririm. Film 1971'yılında Stanford Üniversitesindeki psikoloji öğrencilerinin mahkum olarak katıldıkları gerçek bir deney olan "Stanford Prison Experiment"den yola çıkılarak çekilen bir filmdir. Deney kısaca şöyledir: Bir grup insan bir hapishanede toplanır ve insanlar arasında rol ve mevki dağıtımı yapılır. Bir grup insan mahkumken bir grup gardiyan olur ve davranışları gözlemlenir. Çok alakalı olmasa da benim bağ kurduğum bir müzik olarak Çağrı Sinci'nin Disiplinsizlik adlı müziği de dinlenebilir. İyi günler ve mutlu haftalar dilerim.
Köleler AdasıPierre de Marivaux · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,554 okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.