Puan vermedi·688 syf.··Beğendi
· “Çanakkale, bir milletin ateşten geçip, küllerinden yeniden doğduğu destandır.”
Turgut Özakman’ın genelde anlatmak istediği, bireyin ve toplumun içsel uyanışı, yeniden ayağa kalkması, kendini bulmasıdır. Bir milletin işgalden sonra özgürlüğe kavuşması, kültürünün ve değerlerinin yeniden canlanması, bireyin kendi içinde yaşadığı krizlerden sonra kendini toparlayıp hayata tutunması ve özellikle Çanakkale Savaşı ve sonrası dönemde milletin yaşadığı ruhsal ve toplumsal uyanışı anlatır. Özakman, tarih boyunca milletimizin en zor zamanlarında nasıl yılmadığını, içindeki direnci nasıl ortaya çıkardığını ve birlik olup yeniden ayağa kalktığını işler. Çanakkale, işte böyle bir dönüm noktasıdır. Orada sadece askerlerin cesareti değil, Türk milletinin inancı, umudu ve dirilişi vardır. Çanakkale, adeta bir ateş çemberiydi insanların hem fiziksel hem ruhsal sınavı. Düşman top mermileri, açlık, hastalık ve belirsizlik içinde geçilen o günler, adeta bir alevden geçmek gibiydi. Ateşten geçmek sadece acı ve kayıp demek değil; aynı zamanda arınıp güçlenmek, daha sağlam ve bir olmak demek. Ateşin içinde yürüyenler, yüreklerinde sönmez bir meşale taşıyorlardı; umudun, inancın ateşi. Birlik olmadan geçilemezdi o ateşten. Çanakkale, bu yüzden sadece bir savaş değil, milletin ateşten doğuşudur yeni bir başlangıç, diriliştir.