O kadar sevdim ki sözlerime nereden başlayacağımı bilemedim kitabı bitirdikten sonraEn iyisi ben biraz bahsedeyim içeriğinden size..
Özetle küçük yaşta ailesiyle birlikte İsveç'te göç etmek zorunda kalan Yılmaz'ın büyüdükten sonra kendi oğluna anlattığı öyküsü ile sayfaları çevirmeye başlarız..
Küçük Yılmaz yuvasından koparılmıştı ve gittigi yerde saç renginden dolayı diğerlerinden farklıydı sonrasında bulduğu şapka ile kendi çapında çözüm üretse de asıl çözüm kendi gibi olabilmekte ve kardeşlik, dostluk, sevgiyi paylaşabilmekte değil miydi?
Ben her zaman farklılıklarımızla güzel olduğumuzu düşünürüm
Livaneli'nin eşsiz kalemi ile içimizi ısıtacak bir öyküye var mısınız?