Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
48
Basım Tarihi:
Eylül 2025
İlk Yayın Tarihi:
24 Aralık 2019
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi Yayınları
ISBN:
9789751048516
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
Şapka Zülfü Livaneliden çok kitap okudum ama çocuklar için yazılan bir kitabı ilk defa okudum. İşsizlik sebebiyle İsveçe yerleşen bir ailenin orada dışlanan çocuğunun hikayesini okuyacaksınız . Farklı göründüğü için,dil bilmediği için okulda akranları sürekli dalga geçerler . Babası kendisine çocukken başına gelenleri anlatmaya başlar . Günümüzde akran zorbalıklarının çok arttığı bir dönemde farkındalık adına çok güzel bir kitap . İçerisindeki çizimlerin ayrıca çok güzel .
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
Beğendi
·
2025 89. kitabı
Merhaba kitap severler; Livaneli'nin çocuk kitaplarında verdiği ince detaylarıyla bir kez daha farkını ortaya koyduğu eseriyle geldim. Her ne kadar çocuk kitabı olsa da bence yetişkinlerin de okuması gerekiyor. İçeriğinde ırkcılık, gurbetçilerin memleket sevdası, özlem, kültür farkı, zorbalık, arkadaşlık, farklılıklar üzerine altı çizilecek satırlar mevcuttu... Her şey Yılmaz dedenin torunlarıyla yaptığı sohbetler eşliğinde Ali'nin sınıfına yeni gelen arkadaşını pek hoş görüyle karşılaşmadığını anlatmasıyla başlıyor. Yılmaz dede çocuklukta İsviçre'ye taşındıklarında henüz dilini bilmediği bir ülkeye alışmaya çalışırken sırf farklılığından dolayı kendini sevdiremez. Daha okul yıllarında yaşadığı zorlukları, yalnızlığı, kabul görmenin açtığı yaraları ve travmalarına tanıklık ederken, bir yandan da sorgulayacağınız, düşüneceğiniz ve üzerindeki etkisiyle sarsılıyorsunuz. Kitap , ve sevgiyle kalın... #şapka kitapfisiltisi sevtapkitapfisiltisi sevtap @inkilapkitabevi Sude çelikSude çelik #fundaileheryerdeoku #heryerdeoku#etamin #fyp#kitapoku #reklam#değil #benimkütüphanem #benimseçkilerim
2025 Okuma Raporları
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2025 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 00:00
#okudumbitti Ali, iş seyahatinden dönen babası ve annesi ile günün nasıl geçtiği hakkında konuşurken okula yeni gelen arkadaşına yaptıkları şakanın, babası Yılmaz'ın çocukluğuna, derinlerdeki kabuk bağlamış yaralarına götüreceğini bilemezdi. Ali, yeni gelen arkadaşının konuşmaması üzerine bir şaka yapar ve sınıftaki arkadaşları da bu şakaya karışarak gülmeye başlar. Bu olay Yılmaz'ın ailesi ile birlikte geçimini sağlamak amacıyla İsveç'e taşındıkları zamana, çocukluk yıllarına götürür. Okulda yabancı dil ve yabancı çocuklarla, farklı bir ülkede yaşamak zorunda kalan Yılmaz, yeni bir hayata adapte olması onlarla iletişim kurması ilk zamanlar çok zor olur. Her gece rüyalarında köyünü, anneannesini görür. İsveç' e alışmak sandığı kadar kolay olmaz. Oradaki çocukların saçlarının sarı, kendisinin saçının ise siyah olması Yılmaz'ın gizlemesi gereken bir kusurmuş gibi görür ve tavan arasından bir şapka bulur. Artık şapka bütün sorunları kapatacaktır. Okulda yaşanılan büyük bir olayın müdür ve öğretmeninin yardımıyla Yılmaz'ın lehine sonuçlanması, Yılmaz ve arkadaşlarının güçlü bir bağ oluşturmasını sağlar. Yılmaz, artık şapka olmadan da arkadaşları ile iletişime geçecek, onlarla dostluk kurabilecektir. Her çocuğun elinden tutan bir öğretmene ihtiyacı vardır. Çok güzel bir şekilde eğitimin ve öğretmenin önemini anlatan sıcacık, sayfa sayısı az ama anlamı çok derin bir hikaye. Sizi sarıp sarmayalacak, Yılmaz ile Ali'nin hikayesine ortak olacak, empati kurduracak bir okuma şöleni. Kesinlikle ve kesinlikle okumanızı isterim. Kitapla ve sağlıkla kalın
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 77. kitabı
O kadar sevdim ki sözlerime nereden başlayacağımı bilemedim kitabı bitirdikten sonraEn iyisi ben biraz bahsedeyim içeriğinden size.. Özetle küçük yaşta ailesiyle birlikte İsveç'te göç etmek zorunda kalan Yılmaz'ın büyüdükten sonra kendi oğluna anlattığı öyküsü ile sayfaları çevirmeye başlarız.. Küçük Yılmaz yuvasından koparılmıştı ve gittigi yerde saç renginden dolayı diğerlerinden farklıydı sonrasında bulduğu şapka ile kendi çapında çözüm üretse de asıl çözüm kendi gibi olabilmekte ve kardeşlik, dostluk, sevgiyi paylaşabilmekte değil miydi? Ben her zaman farklılıklarımızla güzel olduğumuzu düşünürüm Livaneli'nin eşsiz kalemi ile içimizi ısıtacak bir öyküye var mısınız?
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 287. kitabı
Merhaba sevgili dostlar ve çocuklar Zülfü LivaneliZülfü Livaneli tarafindan yazılmış bir çocuk kitabiyla geldim bugün. Şapka yazarın edebi derinliğini çocuk edebiyatına taşıyan, akran zorbalığı, ırkçılık ve ötekileştirme gibi önemli sosyal konuları ele alan etkileyici bir çocuk kitabı.. ​Kitap, yaşanmışlıklar üzerinden günümüz çocuklarına aslında öncelikle büyüklere güçlü bir sosyal mesaj iletmeyi hedeflemiş. ​Ailesiyle birlikte daha iyi bir yaşam umuduyla köyünden ayrılıp İsveç'e göç eden küçük Yılmaz'ın yaşadıkları esas konu. Yılmaz, sarı saçlı çocukların çoğunlukta olduğu yeni okulunda kendi siyah saçları yani kara kafası nedeniyle farklı hissedilir ve diğer çocuklar onunla dalga geçer. Tavan arasında bir Şapka bulur takar ve onu takınca kamufle olacağını düşünür.Ama çeşitli zorbalıklara uğramaya devam eder. Akran zorbalığı nın sıklıkla tartışıldığı günümüzde, ötekileştirmenin zararları ve karşısındakinin psikolojisini nasl etkledigi Livanelinin harika diliyle anlatılmış. Her türlü ayrımcılığa hayır... Kitapla kalın çocuklar... ŞapkaŞapka Zülfü LivaneliZülfü Livaneli
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2025 116. kitabı
Önce müziği ile tanıdığım, sonrasında çok sayıda kitabını okuduğum Livaneli'nin ilk kez bir çocuk kitabı ile tanışma fırsatını da bu kitap ile yakaladım. Sevgili dost güzel insan Melek KayaMelek Kaya 'bin oğlum için hediye ettiği kitabı önce ben okudum. Yalın anlatımı, iri puntolu yazıları, anlatımı destekleyen resimlendirilmesi ile 8 yaş üzeri çocuklarımıza sesleniyor kitap. İçeriğinde çocuklarımızın empati becerilerini geliştirecek öyle güzel ve anlamlı mesajlar veriyor ki... Fiziksel ve toplumsal her türlü farklılığa saygı, koşulsuz insan sevgisi, doğa ve hayvan sevgisi, dürüstlük, paylaşma gibi pek çok değere yer verilirken anlatımda diğer taraftan da akran zorbalığı konusu işlenmiş. Hem de hiç akran zorbalığı ifadesi kullanılmadan gayet başarılı bir şekilde yapılmış. Özellikle Suriye'li olmak üzere pek çok farklı ülkenin çocukları yaşıtlarıyla birlikte okullarımızda eğitim görmeye devam etmektedir. Engel, sağlık durumu, fiziksel görünüşü veya karakter özellikleri ile de yaşıtlarından farklılıklar gösteren öğrencilerimiz var. Saygıyı her zaman için sevginin üzerinde görmüşümdür. Onun için bu kitabı ele aldığı konu ve anlatımı ile çok beğendim. Bir eğitimci, psikolojik danışman olarak tüm çocuklarımızın bu kitapla buluşmalarını, okumalarını isterim. #books #kasım #reklamdeğiltavsiyekitap #zülfülivaneli #şapka
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
10/10
·48 syf.··
2025 71. kitabı
ŞAPKA Zülfü LİVANELİ “𝘽𝙚𝙣𝙞𝙢𝙡𝙚 𝙙𝙖𝙡𝙜𝙖 𝙜𝙚ç𝙞𝙮𝙤𝙧𝙡𝙖𝙧 𝙖𝙣𝙣𝙚𝙖𝙣𝙣𝙚. 𝘽𝙚𝙣 𝙗ö𝙮𝙡𝙚 𝙣𝙖𝙨ı𝙡 𝙮𝙖ş𝙖𝙧ı𝙢? 𝙊𝙠𝙪𝙡𝙖 𝙜𝙞𝙩𝙢𝙚𝙠 𝙞𝙨𝙩𝙚𝙢𝙞𝙮𝙤𝙧𝙪𝙢. 𝙉𝙚 𝙤𝙡𝙪𝙧 𝙜𝙚𝙡 𝙙𝙚 𝙗𝙚𝙣𝙞 𝙠𝙪𝙧𝙩𝙖𝙧. 𝙏ü𝙧𝙠𝙞𝙮𝙚’𝙮𝙚, 𝙠ö𝙮ü𝙢ü𝙯𝙚 𝙙ö𝙣𝙢𝙚𝙠 𝙞𝙨𝙩𝙞𝙮𝙤𝙧𝙪𝙢.” Ş𝙖𝙥𝙠𝙖 hikâyesini küçük Ali’nin iş seyahati için İsveç’e gidip dönen babası Yılmaz’dan onların o anlarına eşlik ederek dinliyoruz bizlerde. Belki de Yılmaz’ın uzun süre saçlarını kapatmak için taktığı Ş𝙖𝙥𝙠𝙖’sının hikâyesi acı ama yaşanmış bir anısı olarak geçmişinde unutulup gidecektir ama Ali’nin o gün sınıfında yeni gelen bir öğrenciye karşı davranışı Yılmaz Bey’i çocukluğuna götürmüştür. Kız kardeşleri ve anne babası ile birlikte çocuk denecek yaşlarında köylerinden ayrılıp dilini, yolunu, izini bilmedikleri başka bir ülkeye; İsveç’e gitmiştir Yılmaz ve ailesi. Babası işsizlik derdiyle gurbeti seçmiştir ama kız kardeşleri henüz küçük oldukları için anneleriyle birlikte evde otururken Yılmaz okula gitmek zorundadır. Okula gitmekte de sorun yoktur ama tüm öğrenciler arasında her anlamda o kadar farklı görünüyordur ki Yılmaz; zaten dillerini bilmediği için anlaşamadığı gibi bir de sarışın olan tüm öğrenciler arasında siyah saçlarıyla dikkat çekiyordur. Sınıf arkadaşlarının onunla dalga geçtiğini düşünür Yılmaz, çünkü etrafındaki herkes sarı saçlı ve mavi gözlüdür. Ve bir gün eski eşyaların atıldığı bir yerde bir şapka bulur; uzun siperlikli, kırmızı, mavi, sarı dilimli bir boyacı şapkasıdır. O an aklındaki tek düşünce ise “bu şapkayı takarsam siyah saçlarımı görmezler ve onlardan farklı olduğumu fark etmezler” düşüncesidir. Köyünü, en çokta anneannesini özlüyordur Yılmaz ama ne annesine ne de babasına anlatabiliyordur çocuk yüreğinde taşıdıklarını. Yılmaz, oğluna geçmişinde yaşadığı acıları hatırlamak için anlatmamıştır bu hikâyeyi. Dostluğun ve kardeşliğin ne kadar değerli, ayrımcılığın ise
ŞapkaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi Yayınları · 20251,217 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 112. kitabı
Şapka Ülkemize kocaman bir tır yaklaşır. İçinde Afgan mültecilerin bulunduğu koca bir tır. Hükümet telaşlıdır. Suriyeli mültecileri kabul ettik derken nereden çıktı bu Afgan mültecileri.. Ne diyelim? Hükümet mültecilerle uğraşa dursun gelin biz kitap incelememize bakalım. Almanya'ya iş için giden bir baba, bir gün evine döner. Oğluna sımsıkı sarılır. Sonra ona gününün nasıl geçtiğini sorar. Oğlu da sınıfa yeni gelen arkadaşıyla "Arap kızı camdan bakıyor," diyerek gülüp dalga geçtiklerini anlatır. Babası pek belli etmez ama biraz bozulur. Ve oğlunu bir köşeye çekip başlar, başından geçenleri anlatmaya.. "Yoksulduk, köyümüzden iş bulma umuduyla kalkıp Almanya'ya gelmiştik. Kimseyi tanımıyordum, dillerini bilmediğimden konuşulanları da anlamıyordum.Onlardan çok farklıydım. Onlar sarı saçlı, mavi gözlü iken ben kara gözlü, siyah saçlıydım. Bir gün bir şapka bulmuştum. Saçlarım gözükmesin diye derste bile, her zaman öğretmenimin uyarılarına aldırmadan sürekli bulduğum, o şapkayı takardım. Sırf sınıf arkadaşım siyah saçlarımı görmesin, benimle alay etmesinler diye.. " Babası oğluyla konuşmayı böyle bitirir. Ardından babasını dinleyen çocuk, hatasını anlar ve arkadaşından af diler. ### Zamanında iş için Almanya'ya giden göçmenler gibi Suriyeli öğrenciler de benzer durumda.. Yabancı bir okul, yabancı arkadaşlar.. Keza içlerinden Türkçe konuşmayı bilenler varsa onlar daha şanslılar. İlkokul öğretmeniyim, Suriyeli bir öğrencime okuma yazma öğreteceğim. Bir gün başladık öğrenmeye.. İlk başlarda öğrencim öğrendiği harfleri aynı Arap harfleri gibi sağdan sola doğru yazıyor. Ona, "Neden böyle yazdığını soruyorum?" "Öğretmenim biz Suriye 'de böyle öğrendik," diyor. Neyse Türkçe'de harfler öyle yazılmaz. Böyle soldan sağa doğru gidilerek yazılır, diye  gösteriyoruz. Çocukta
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
Çok güzel bir çocuk kitabı okudum. Bir öğretmen olarak sınıf kitaplığımızda mutlaka bulunmalı diye düşünüyorum. Çocuk yaşta acımasızca yaptığımız ötekileştirmenin ne kadar yanlış olduğunu tatlı bir dille anlatmış Livaneli.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
Barış dolu bir gelecek
10/10
·72 syf.··
2020 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2020 15:03
Köyünde ailesiyle yaşayan siyah saçlı bir çocuğun,babasının işi dolayısıyla sarı saçlıların çoğunlukta olduğu bir ülkeye taşınmak zorunda kalmalarıyla başlar kitap. Çocuk orada,kendini farklı ve yalnız hisseder çünkü hep dalga geçiyorlar. Eğer siyah saçlarını bir şapkanın altına gizlerse,onu da oyunlarına çağırırlar mı ?
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."