Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
72
Basım Tarihi:
24 Aralık 2019
Yayınevi:
Doğan ve Egmont Yayıncılık
ISBN:
9786050968811
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·72 syf.··
2021 112. kitabı
Şapka Ülkemize kocaman bir tır yaklaşır. İçinde Afgan mültecilerin bulunduğu koca bir tır. Hükümet telaşlıdır. Suriyeli mültecileri kabul ettik derken nereden çıktı bu Afgan mültecileri.. Ne diyelim? Hükümet mültecilerle uğraşa dursun gelin biz kitap incelememize bakalım. Almanya'ya iş için giden bir baba, bir gün evine döner. Oğluna sımsıkı sarılır. Sonra ona gününün nasıl geçtiğini sorar. Oğlu da sınıfa yeni gelen arkadaşıyla "Arap kızı camdan bakıyor," diyerek gülüp dalga geçtiklerini anlatır. Babası pek belli etmez ama biraz bozulur. Ve oğlunu bir köşeye çekip başlar, başından geçenleri anlatmaya.. "Yoksulduk, köyümüzden iş bulma umuduyla kalkıp Almanya'ya gelmiştik. Kimseyi tanımıyordum, dillerini bilmediğimden konuşulanları da anlamıyordum.Onlardan çok farklıydım. Onlar sarı saçlı, mavi gözlü iken ben kara gözlü, siyah saçlıydım. Bir gün bir şapka bulmuştum. Saçlarım gözükmesin diye derste bile, her zaman öğretmenimin uyarılarına aldırmadan sürekli bulduğum, o şapkayı takardım. Sırf sınıf arkadaşım siyah saçlarımı görmesin, benimle alay etmesinler diye.. " Babası oğluyla konuşmayı böyle bitirir. Ardından babasını dinleyen çocuk, hatasını anlar ve arkadaşından af diler. ### Zamanında iş için Almanya'ya giden göçmenler gibi Suriyeli öğrenciler de benzer durumda.. Yabancı bir okul, yabancı arkadaşlar.. Keza içlerinden Türkçe konuşmayı bilenler varsa onlar daha şanslılar. İlkokul öğretmeniyim, Suriyeli bir öğrencime okuma yazma öğreteceğim. Bir gün başladık öğrenmeye.. İlk başlarda öğrencim öğrendiği harfleri aynı Arap harfleri gibi sağdan sola doğru yazıyor. Ona, "Neden böyle yazdığını soruyorum?" "Öğretmenim biz Suriye 'de böyle öğrendik," diyor. Neyse Türkçe'de harfler öyle yazılmaz. Böyle soldan sağa doğru gidilerek yazılır, diye  gösteriyoruz. Çocukta
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
Çok güzel bir çocuk kitabı okudum. Bir öğretmen olarak sınıf kitaplığımızda mutlaka bulunmalı diye düşünüyorum. Çocuk yaşta acımasızca yaptığımız ötekileştirmenin ne kadar yanlış olduğunu tatlı bir dille anlatmış Livaneli.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
Barış dolu bir gelecek
10/10
·72 syf.··
2020 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2020 15:03
Köyünde ailesiyle yaşayan siyah saçlı bir çocuğun,babasının işi dolayısıyla sarı saçlıların çoğunlukta olduğu bir ülkeye taşınmak zorunda kalmalarıyla başlar kitap. Çocuk orada,kendini farklı ve yalnız hisseder çünkü hep dalga geçiyorlar. Eğer siyah saçlarını bir şapkanın altına gizlerse,onu da oyunlarına çağırırlar mı ?
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
9/10
·72 syf.··
2023 62. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2023 10:54
"Mühim olan yükseklere çıkıp hayata tepeden bakmak değildir; mühim olan ne kadar yükselsen de her şeye eşit mesafeden bakabilmektir. ~Şems-i Tebrizi Uzun zaman önce, köyünde ailesiyle yaşayan siyah saçlı bir çocuk vardı. Fakat bir gün, babası daha iyi bir iş bulabilsin diye, sarı saçlıların çoğunlukta olduğu bir ülkeye taşınmak zorunda kaldı. Çocuk orada, kendini farklı ve yalnız hissetti çünkü hep onunla dalga geçiyorlardı. Belki de, siyah saçlarını bir şapkanın altına gizlerse, onu da oyunlarına çağırırlardı. Yıllar geçti, siyah saçlı çocuk büyüdü ve bir oğlu oldu. Oğlunun da, sınıfına yeni gelen arkadaşıyla dalga geçtiğini duydu. Ve başladı hikâyesini anlatmaya… Oğlu, babasını dinledikçe, arkadaşını ne kadar kötü hissettirdiğini anladı. Ve arkadaşını mutlu etmek için bir plan yaptı. Zülfü Livaneli bu kez, yuvalarından koparılan, göç etmek zorunda kalan çocukların arkadaşlarıyla el ele yürüyebilecekleri barış dolu bir gelecek için yazdı!.. ~Arka Kapaktan Ali okula yeni gelen arkadaşıyla nasıl dalga geçtiğini eğlenerek anlatınca babası Yılmaz, Almanya'da yaşadıklarını anlatarak oğlunun yaptığı hatanın farkına varmasını istedi. Yılmaz, ailesiyle birlikte çok küçükken Almanya'ya taşındı. Orada okulda tek siyah saçlı çocuk olduğu için onunla dalga geçmelerine çok üzülüyor, saçını yerde bulduğu bir şapkayla kapatıyordu. Belki bu şapkayı takarsam, simsiyah saçlarımı görmezler, onlardan farklı olduğumu fark etmezler... (Sayfa 10) Yaşadığı zorlukları ve onlarla nasıl baş ettiğini, küçücük bir gülümsemenin bile bir dostluğun başlangıcı olabileceğini anlattığı hikayesinden çıkarılabilecek pek çok faydalı ders içeriyor kitap. Çocuk kitabı olması ve içerisinde resimler içermesi çok eğlenceli yapıyor kitabı. Okurken çok eğlendim. Ama üzüldüğüm yerlerde olmadı değil.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
Kara Kafa
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2023 17:58
Zülfü Livaneli'nin akran zorbalığı ve ırkçılık üzerine yazmış olduğu güzel bir çocuk kitabı. Daha küçük yaştaki öğrencilere bir farkındalık yaratılması için okutulabilecek bir kitap
İnceleme
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2021 20. kitabı
Bu bir çocuk kitabı değil , bu bir sosyal mesaj . Livaneli bu sefer bir çocuğun sınıf arkadaşıyla yaşadığı olay üzerinden ırkçılığı vurguluyor . Farklı olana tahammül edilemediğini , farklı olanın toplumun iğneleyici , küçümseyen bakışlarına maruz kaldığı ve farklılığın psikojisi . Bence farklı olmak kötü bir şey değildir aksine güzeldir , herkes gibi olmak sıkıcıdır ama maalesef ki insanlar bunun farkında değiller . Bize insanlık bilincini bir kere daha hatırlattığın için teşekkürler Livaneli .
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
Livaneli hem çocukların hem de büyüklerin severek okuyacağı bu kitapta göç etmek zorunda kalan ailelerin çocuklarının hikayesini anlatmış. Hikaye Ali’nin sınıfına gelen ve ten rengi diğer çocuklardan farklı olan bir arkadaşına yaptığı kötü şakayı anlatmasıyla başlar. Bu duruma çok üzülen babası yıllar önce ailesiyle birlikte Almanya’ya taşındığı zaman yaşadığı zorlukları, yalnız kalma sürecini oğluna anlatır ve “Belki sen sınıfında o, adını hatırlayamadığın arkadaşının hikayesinin mutlu bitmesini sağlayabilirsin.” der. Çocukların yaptığı acımasız şakalar üzerinden ırkçılığa, ayrımcılığa dair yazılmış; güzel, yalın ifadeli bir Livaneli kitabı.
Zülfü Livaneli
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
6/10
·72 syf.··
2024 2. kitabı
Kitabın sonunda, okuduğun şeyin sadece bir hikaye olmadığını fark ediyorsun; bu, aslında herkesin kendi hayatında yaşadığı küçük devrimlerin sembolü. Zülfü Livaneli, hem tarihsel olayları hem de bireylerin içsel dünyalarını öylesine ustaca birleştirmiş ki, kitabın her sayfasında düşündüren bir şeyler buluyorsun.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
Çocuk kitapları
Puan vermedi·72 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
Yazarın 40 dile çevrilen ve onlarca ödül almış romanları var malum severek okuyoruz ve bu çocuklar için yazdığı kitabı da oldukça başarılı. Anlatımı yalın , akıcı , çocuklar tarafından da kolayca verilecek mesajın algılanabileceği ; nereden mi biliyorum ? Çünkü önce oğluma okuttum ben okudum sonra da sözlü sınav yaptım . 9 + yaşından itobaren rahatlıkla okunabilir. 70 sayfalık kitabın tamamı resimlerle de desteklenmiş öyküsü ve eminim çocuklar da çok severler ️ . . #kitabinkonusu Yılmaz , Semra, Ali çekirdek bir ailedir. Bir akşam yemeğinde Ali sınıflarına yeni gelen , ten rengi farklı bir arkadaşına yaptığı şakayı kahkahalarla anlatır. Ve babası kendi çocukluğuna döner . Çünkü benzer şeyleri de o da yaşamıştır. Buradan yola çıkarak oğluna anlatmaya ve yaptığı davranışın ne kadar yanlış olduğunu idrak etmesini sağlar. Ve yanlışını düzeltmesini elbette. . . Çocuklarda empati kurmayı da öğretebilecek bir hikaye. İnsanları rengine, diline, kısacası fiziksel özelliklerine göre değil de İNSAN olmasına göre değerlendirebilmeyi salık veriyor. Aslında hepimiz BİR'iz , yok birbirimizden farkımız . Bugün bana yarın sana .... . .
Edebiyat
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma
9/10
·72 syf.··
2020 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 03:08
Gurbetçiler üzerine yazılmış, her yaştan insanın okuyabileceği, bol resim ve betimleme içeren kısa bir öykü. Bence bu kitaptan çıkartılması gereken birçok şey var. Farklı bir kültürle ilk defa karşılaşmış bir çocuğun çektiği sıkıntılar ele alınıyor bu kitapta. Ve hiçbir yerinde abartıya kaçılmamış, empati duygusu kitabın bir çok yerinde kendini hissettiriyor. Zülfü Livaneli'nin diğer kitaplarındaki tasvirlerinden farklı olduğunun düşünüyorum. Bir solukta okunabilecek güzel bir kitap.
ŞapkaZülfü Livaneli · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 20191,217 okunma

Yazar Hakkında

Zülfü LivaneliYazar · 40 kitap
Zülfü Livaneli, Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmendir. İlk yılları Tam adı Ömer Zülfü Livanelioğlu’olup, aslen Artvin’in Yusufeli ilçesinden olan Livanelioğlu ailesinin büyük dedeleri Ömer Efendi 93 Harbi’nde Artvin’in Ermeni ve Rus işgaline uğraması üzerine Erzurum’a gelerek Ahmet Muhtar Paşa’nın ordusuna katılmıştır. Ömer Efendi Harput Redif Taburu’na mülazım rütbesiyle atanır. Daha sonra burada çıkan çatışmada şehit düşer. Ömer Efendi’nin tek oğlu olan Zülfü Efendi, Türkiye’nin muhtelif yerlerinde sorgu hakimi olarak görev yapar. Soyadı Kanunu çıktığında babasının geldiği Artvin/Yusufeli/Livane Sancağına izafeten Livanelioğlu soyadını alır. Zülfü Efendi’nin erkek çocuklarından üçü de hakim olmuştur. En büyükleri ve Zülfü Livaneli'nin babası olan Mustafa Sabri Livanelioğlu, Yargıtay Başkanlığı’na kadar yükselmiştir. Kariyeri Ankara Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Daha sonraki tarihlerde ABD Fairfax Konservatuarı'nı bitirmiştir. Zülfü Livanelioğlu bağlama çalmayı teyzesi Nazmiye (Türeli) Yücel'in eşi olan eniştesi Turhan Yücel'den Ilgın'da yaşadığı yıllarda ve yaz tatillerinde öğrendiğinde, eniştesi Turhan bey'in kendisine hayatını değiştirecek bir sermayeyi hediye ettiğinden haberi yoktu. Zülfü Livaneli, müziği ile birçok ulusal ve uluslararası ödül aldı ve eserleri Joan Baez, Maria Farantouri, Maria del Mar Bonet, Leman Sam gibi onlarca yerli ve yabancı sanatçı tarafından yorumlandı. Kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden birisi olan sanatçı, sanat yaşamı boyunca 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine imzasını attı. Türkiye'den ansızın ayrılarak İsveç'e sürgün yıllarında bulaşıkçıklık dahil muhtelif işlerde çalışan Livaneli'nin en büyük arzusu bir gün Türkan Şoray ile tanışabilmek ve o zaman Türkiye'de suçlanan kişilerin uğrak yeri haline gelen İsveç'te bulunan ünlü yazar, gazeteci veya şairlerle karşılaşabilmekti. Bugüne kadar dört uzun metrajlı film yönetti: "Yer Demir Gök Bakır", "Sis", "Şahmaran" ve "Veda". Valencia Film Festivali'nde "Altın Palmiye" ve 1989'da Montpelier Film Festivali'nde "AltınAntigone" ödülüne layık görüldü. "Sis", "En iyi Avrupa Film Ödülü"ne aday gösterildi. Sanatçının filmleri Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İsviçre ve Japonya'da gösterime girdi ve BBC, WDR, İspanya, Kanada ve Japon televizyonları gibi birçok televizyon şirketine satıldı. Ekim 1986'da Cengiz Aytmatov'un daveti üzerine Federico Major, Yaşar Kemal, Arthur Miller ve diğer ünlü sanatçı ve düşünürlerin katıldığı Kırgızistan ve daha sonra Wengen, Granada ve Mexico City'de toplanan Issyk-Kul Forumu'nda yer aldı. Livaneli, Elia Kazan, Jack Lang, Vanessa Redgrave, Arthur Miller, Mikhail Gorbaçov, Mikis Theodorakis gibi ünlü kişilerle birlikte dünya kültürünün ilerlemesi ve dünya sanatlarının gelişmesine katkıda bulunmak üzere çalışmalarda bulundu. 1996 yılında Paris’te merkezi bulunan UNESCO (Birleşmiş Milletlerin Eğitim Kültür Bilim Kurulu) tarafından büyükelçilik verilen sanatçı Livaneli, 1978 yılında yaptığı "Nazım Türküsü" adlı albümde Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları bir araya getirdi. "Arafatta bir çocuk", "Geçmişten Geleceğe Türküler", "Sis", "Orta Zekalılar Cenneti", "Diktatör ile Palyaço", "Sosyalizm öldü mü", "Engereğin Gözündeki Kamaşma" ve "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" ve "Mutluluk" ve Leyla'nın Evi, Sevdalim Hayat, Son Ada ve Sanat Uzun, Hayat Kisa, Serenad kitaplarının yazarı olan Livaneli, hâlen Vatan Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir. Sanatçı uluslararası kültür çevrelerinde tanınmakta ve saygı görmektedir. Ömer Zülfü Livaneli Ülker Hanım'la evlidir ve bir kızı vardır. Kızı Aylin Livaneli eğitimi ve yaptığı pek çok işten sonra müzik ile ilgilenmiş. 5 albüme imza atmıştır. Müziğe ara veren Aylin Livaneli şuan yurt dışında ekonomi üzerine eğitim almaktadır. Yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Livaneli vejetaryendir. 19 Mayıs 1997 tarihinde, Ankara Hipodrom meydanında verdiği konsere 500.000 kişinin katılmasıyla Türkiye'nin en büyük konserini gerçekleştirme ünvanını kazanmıştır. Siyasi kariyeri Livaneli 1994 yerel seçimlerinde, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday oldu. Anavatan Partisi'nin adayı İlhan Kesici, Refah Partisi'nin adayı Recep Tayyip Erdoğan ve Doğru Yol Partisi'nin adayının Bedrettin Dalan olduğu çekişmeli seçim sürecinde oyların %20,30'unu alan Livaneli üçüncü geldi. Erdoğan ise %25,19'luk bir oranla Belediye Başkanı seçildi. Livaneli, 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'den İstanbul milletvekili seçildi. Partinin 13. Olağanüstü Kurultayı'nda yeter sayıda imza bulamadığı için genel başkan adayı olamadı ve parti yönetimini ağır şekilde suçlayarak istifa etti. Livaneli, istifasını açıklarken şunları söyledi: "CHP yönetimi, Atatürk'ün laik, devrimci, halkçı, çağdaş ve reformcu çizgisini 21. yüzyıla taşıyamadığı için ülkemizi içinden çıkılması güç bir siyasi karmaşaya sürükledi. Bu büyük tarihsel ve siyasi kaymayı engelleyebilmek ve CHP'yi özündeki devrimci, reformcu ilkelere tekrar kavuşturabilmek için, parti içinde her düzeyde büyük çaba harcadım. Ama ne yazık ki bu çabalar da diğerleri gibi sonuçsuz kaldı. Partideki muhalif fikir ve kişileri yok etme alışkanlığı, bu kurultaydan sonra da bir kıyıma dönüşerek devam ediyor. CHP içinde kalarak mücadele etme yolları artık tükendi. Parti, örneği görülmemiş bir şekilde antidemokratik ve oligarşik bir yapıya dönüştürüldü."