Bu nasıl bir rastlantıydı? Bizi bir araya getiren neydi? Kadere inanmazdım. Yaşadığım hiçbir şeyi kadere bağlamamıştım. Sorumlulugu ona yükleyip, kaçmamıştım. Sırf bu yüzden ikiye ayrılmış, iki kadın yaratmıştım kendimden. Bir yanım kendimi aklarken, bir yanımla suçlamıştım.
İkimiz de ayrı yolların taşlarına takılmış, tozunu yutmuştuk oraya gelene kadar. Artık olacakları birlikte bekleyecek, birlikte yaşayacaktık. Kaderimizin ne denli ortak olduğunu bilmiyordum o günlerde. Buna rağmen sürekli ve inatçı bir itkiyle ona yaklaşıyordum.