Öncelikle Hyunam-Dong Kitabevi'ni henüz okumadığımı belirtmek istiyorum. Bu yüzden bu kitap hem yazarın diliyle hem de kendisiyle tanışma kitabıydı benim için ve oldukça zevk aldım diyebilirim~
Evet eleştirel bakacak olursam anlatılanlarda farklı bir şey yok. Dahası birisinin "Öğlen şu yemeği yaptım" "Kick boks kursuna yazıldım ama vazgeçtim" tarzı oldukça gündelik yaşantısı da herkesin ilgiyle okuyabileceği bir şey değil. O yüzden ilerleyen zamanlarda "Yazarın hiçbir albenisi olmayan yazıları" şeklinde eleştiriler görürsem şaşırtıcı olmaz. Peki ben neyi çok sevdim? Şöyle ki, hep yirmili yaşlarımıza takılıyormuşuz gibi geliyor. Yani iş, okul, hayatını düzene koyma, hayallerini yaşama, aile evinden ayrılma vs bu yaşlarda yapılması gerekilen şeyler gibi. Bu yüzden bunlar olmadıkça daha da yük biniyor üstümüze. Bir de sosyalleşme sorunumuz varsa artık değişmez bir yola girmişiz gibi geliyor. Kitapta fark ettiğim ise "herkesin kendine ait doğru bir zamanı" olduğu gerçeğiydi.
İnsan hayalindeki yaşama 40larında ulaşıyor olabilir, 30larında hâlâ yaptığı işi veya yapması gerekeni sorgulayabilir, her gün motive olmayabilir, bir gün kendisini etrafa yük gibi hissediyorken başka bir zaman kendi düzenini insanlara kabul ettirebilir, yetişkin bir birey olduğu halde gittiği kursta/işte insanlarla samimiyet kurmamayı seçebilir ve bu illa yalnızlık anlamına gelmez... Yazarın yazdıklarını okurken farkına varlıklarım bunlardı ve açıkçası kendim şikayetçi olduğum şeyleri bir başkasında -üstelik bir yazarda- görmek iyi hissettirdi. Bir gün 40larıma gelebilirsem umarım "istediğim gibi bir hayat yaşıyorum" diyebilirim ben de ~
Sade Bir HayatHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025740 okunma