Tian’ın L’Année du Lièvre adlı eseri, 1970’lerin Kamboçya’sında Kızıl Kmer rejimi döneminde yaşanan toplumsal travmayı kişisel bir hikâye üzerinden anlatan yarı-otobiyografik bir çizgi romandır. Çizgi roman, Tian’ın ailesinin yaşadığı gerçek olaylardan esinlenmiştir ve okuru, totaliter bir rejim altında hayatta kalmaya çalışan sıradan insanların dünyasına çeker. Sanatçı, tarihi belgelerden çok insani deneyimlere odaklanarak, ideolojinin insan yaşamı üzerindeki yıkıcı etkisini sade ama sarsıcı bir anlatımla işler.
Eser yayımlandığında Avrupa çizgi roman çevrelerinde büyük ilgi görmüştür. Özellikle Le Monde ve Télérama gibi yayınlar, Tian’ın hikâyeyi “siyasi bir belge kadar duygusal bir tanıklık” olarak sunduğunu vurgulamıştır. Eleştirmenler, çizimlerdeki pastel tonların ve sade hatların, Kamboçya’daki vahşeti doğrudan göstermeden ima eden güçlü bir atmosfer yarattığını belirtmiştir. Bu yaklaşım, eserin şiddet sahnelerini pornografik bir boyuta taşımadan, izleyicide empati ve düşünme alanı yaratması bakımından övgü toplamıştır.
Bununla birlikte, bazı eleştiriler Tian’ın anlatımında olayların kronolojik ve tarihsel bağlamının zaman zaman belirsizleştiğini, özellikle siyasi arka planı bilmeyen okurlar için takibi zorlaştırabildiğini dile getirmiştir. Yine de L’Année du Lièvre, kişisel bir hayatta kalma hikâyesini kolektif bir bellek anlatısına dönüştürmesi sayesinde çağdaş belgesel çizgi roman türü içinde önemli bir yer edinmiştir. Tian, bu eserle birlikte, Maus (Art Spiegelman) ve Persepolis (Marjane Satrapi) gibi tarihsel travmaları bireysel tanıklıkla birleştiren çizgi roman geleneğine güçlü bir katkı sunmuştur.
Bu inceleme ChatGPT aracılığıyla yazılmıştır.