BGMD'ye muzip bir dil ve absürt hikayeler hakim. Çoğu öykü özgün kurgulara sahip.
Ruhşen Doğan Nar, toplumumuzun absürt yönlerini zihin süzgecinden geçirerek onlara imgesel çehreler kazandırmış. Özellikle devlet kanalı ile işleyen (!) işlerin aksayan yönlerine temas etmiş. Anlatıma zaman zaman okuru da dahil etmiş. Bu da metinleri bir sohbet havasına büründürerek samimilik katmış. İletişim sorunları, mantık dışı uygulamalar, rüya hallerinin bile kabul edilebilir yanı olmayan iş ilişkileri, ekonomik problemler, küçük de olsa politik meseleler, batıl inançlar, ancak bu ülkede yaşanabilecek türden talihsizlikler gibi çeşitli konuları düşününce yazarın üslup seçimini yerinde buldum. Bazı öykülerin -yeterince derin işlenilmediği için-heba olduğunu düşündüm. Kitabın kapağını göz önüne aldığımda aslında felsefî derinlik beklentisine girmiştim. Kitabın bütünü bu arzumu karşılamayacak düzeydeydi. Fakat buna uygun öykülerin de gözden kaçmaması gerekirdi. Bununla birlikte özellikle son beş öykünün kitabın geneline oranla estetik yönden zayıf kaldığını söyleyebilirim.
BGMD'yi absürt içerikler, mizahî dil ve tuhaf kurgulardan hoşlananlara önerebilirim.