Puan vermedi·240 syf.··
2025 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 23:42
“Ölüm” ve “yas” kelimeleri, insanın içini ısıtan bir kitapla yan yana gelince kulağa oldukça zıt geliyor değil mi? Ama Mariana Çukuru tam da bunu yapan bir kitap… “Acının olayı şu: Acı sadece gücü tanır; acıya neyin sebep olduğunun bir önemi yoktur.” Paula bir bilim insanıdır. Kardeşi Tim’in ölümünden sonra hayatı durmuştur. Aralarındaki yaş farkı fazladır, karakterleri de oldukça zıttır ama hiçbir şey onların yakınlığını bozamamıştır. Tim ölene dek. Hiçbir ölüm, hiçbir yas kolay değildir. Ama Paula’nın yası “normalden uzun” sürmüştür. Kalbinin tam ortasında kardeşine ait yerde kocaman bir boşluk açılmıştır. Orada artık yalnızca hiçlik vardır. Paula’nın hayatı da bundan ibarettir. Yas. Ta ki, cenazeden beri gitmediği mezarlığa bir gece yarısı tekrar gidene kadar. Çünkü birinin külleri aniden üzerinize dökülseydi muhtemelen sizin de hayatınız biraz değişirdi… Gece yarısı mezarlığa izinsiz giren iki insanın tuhaf hikayesi burada başlar. Paula ve yaşlı Helmut. Bu garip tanışmanın ardından Helmut’un yerine getirmesi gereken bir söz için bu ikili bir karavan yolculuğuna çıkar. Biri genç, biri yaşlı ikisi de kayıp vermiştir. İkisinin de acısı farklı, yasın evreleri farklıdır. Birbirlerine iyi mi gelecekler yoksa yaralarını daha da mı derinleştirecekler? Buna yol boyunca tanık oluruz. Mutluluk da mutsuzluk da kişiye özeldir. Yas da öyle. Ağlamak, ağlamamak, uzun sürmesi ya da kısa sürmesi, hatta bazen hiçbir şey hissedememek… Bunların hiçbiri “doğru” ya da “yanlış” değildir. Kimse kimsenin acısına ölçü biçmemeli çünkü herkes kendi zamanını yaşar.
Mariana ÇukuruJasmin Schreiber · Yan Pasaj Yayınevi · 2024679 okunma
··
163 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.