Puan vermedi·139 syf.··
2024 13. kitabı
·
150 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2024 22:23
Kör kabulü değil, düşünen inancı hatırlatan rahatsız edici bir kitap oldu benim için. İnsanın “öyle inanmak istiyorum” dediği duvarı sarsıyor. Belki de Saramago, “inanma” biçimimizi değil, neden inandığımızı sorgulatıyor. “Efendinin basiretsizliği akıl alır gibi değil çünkü eğer söz konusu meyveyi yemelerini gerçekten istemiyorduysa, çaresi çok kolaydı, o ağacı hiç dikmemesi ya da başka bir yere dikmesi veya etrafını dikenli telle çevirmesi yeterliydi.” Çarpıcı bir cümleydi benim için… Ama aslında Tanrı’yı eleştirirken, insanın kör itaatini hedef alır. “Tanrı hata yapabilir mi?” diye sormaz; “Biz neden her şeyi açıklamasızca kabul ederiz?” diye sorar. “İnsanların neden ve ne için olduğunu bilmeden hayatta çocuk yapmaktan başka amaçları olmaması ne kadar üzücü.” Yaşamakla var olmanın farkını hatırlatır bu satır. “Soyu devam ettirmek” için yaşayan ama neden yaşadığını bilmeyen insanın boşluğunu anlatır. “İnsanoğlunun tarihi, Tanrı’yla olan anlaşmazlıkların tarihidir.” Benim için en vurucu cümle buydu. Hem Tanrı’nın hem insanın birbirini tam anlayamadığı, ama birbirinden de kopamadığı o varoluşsal düğümü özetliyor. Özetle; José Saramago’nun Kabil romanı, inançla akıl arasındaki o kadim çatışmayı yeniden gündeme getiriyor. Kutsal metinleri baştan sona bir sorgulama masasına yatırıyor; ama bunu saldırgan değil, mantığın soğukkanlı sesiyle yapıyor. “Bazı kitaplar inancını sarsmaz, sadece neye inandığını yeniden hatırlatır.”
Duygu ve Düşünce
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
·
159 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.