1945 ve 1960 arasını bu kadar iyi betimleyen birisini görmedim. Her ne kadar kitap 1950 ve 1954 arası denilse de bahsettiğim yıllardan da örnekler vererek anlatmaya çalışılmış. Serinin ikinci ve üçüncü kitabı da olacak deniliyor sabırsızlıkla bekliyoruz. Cemil Koçak hoca özelinde demokrat parti'nin resmi genelde cehape elitleri tarafından yanlı ve yüzeysel anlatımlar ile belirtilmiştir. Hakeza cumhuriyet tarihinin ilk ve ikinci dönemi diyebileceğimiz gerçel çok partili dönem sağ ve liberal münevverler tarafından yeni yeni işleniyor. Gerçeklerin ortaya çıkma gib bir huyu vardır diye belirtilmiş ve gerçekler resmi kamalist tarihçilerin anlattığı gibi değildir. İlk gerçek çok partili seçim kemalizmi yenmiş ve halka rağmen yapılan devrimler ve inkılapların halk nezdinde itibar görmediğini acısıyla cehape zihniyeti tüm çıplaklığı ile görmüştür. İ(kin) ci adam olan İsmet İnönü'nün bu yenilgi ile gerçek yüzü tamamen ortaya çıkmıştır. M. Kamal'in itmesi ve desteği ile gelinen yerde kralın çıplak olduğu zamanlarda vasat bir kişiliğin devrimler ve inkılapları götüremediğini hem kendi müntesipleri, hem da muhalif kesim tarafından dile getirilmiştir. Bir devrin sonu, yeni bir devrin nihayeti demokrat parti ile başlamıştır.
Demokrat Parti'nin dörtlü A takımı üyesi olan rahmetli Adnan Menderes bu dönemde üçüncü cumhurbaşkanı olacak mason celal bayar ile dönemine damgayı menfi ve müspet olarak vurmuşlardır. Bu ikilinin diğer ikilisi Ord. Prof. Fuat Başgil ve Refik Koraltan ise diğer ikisi kadar döneme damga vurmasa bile menfi ve müspet işler yapmışlardır. Bu dörtlü takrir ve A takımı grubunun içinden ilk ayrılam ve muhalefet yapan kişi de eski dış işleri bakanı Ord. Prof Fuad Başgil hocadır. Edasında bilinen en büyük doğru yanlışlardan birisi hoca değil rahmetli Adnan Menderes'tir. Kitabı okuyanlar bunu görebilir. İnsanlar hatalarıyla sevaplarıyla sevilir ve değer görür. Bir neslin idolü olan ve " Yeter Söz Milletin'dir. " sloganıyla çıkılan yolda halkın büyük desteği ile iktidara gelen rahmetlinin bu on yıllık döneminin ilk dört yılına bakış niteliğinde ki eser oldukça hacimli ve doyurucu bilgi haznesine sahiptir. Demokrat parti tarafından rahmetli "Samet Ağaoğlu'nun" tespitleri ile birlikte, Cehape kesiminde de her ne kadar cehape zihniyetinden kimsecikleri sevmeme rağmen görüşlerini isabetli bulduğum ve kendi anılarını da kaleme almış ve kitaplaştırmış birisi olarak iki tarafın önemli akil ve öneme haiz kişiliklerinin belirttikleri benim açımdan önemli idi. Hem parti içinden hem de muhalif kesim tarafından ve özellikle matbuat alemi rahmetli Adnan Menderes'in yaptıklarını dikkatle izlemekle beraber ciddi eleştri ve tespitleri olmuştur. Adnan Menderes kendini hep yalnız hissetmiş varlık içinde( parti) yokluk çekmiştir. Her ne kadar önemli bir pozisyonu işgal edilse de etrafınızda size destek verecek insanlar olmadığı zaman yanlış yapma ihtimaliniz yüksektir. Bu durumun acısını da dile getirecek olan rahmetli tek adam yalnızlığı sarmalında siyasi hayatına devam edecektir. İlk dönem kurduğu kabinede güven üye alamayan bir kabinenin başvekili olmamının zorluğuna da göğüs germesi gerekecektir. Türk tarihinde ilklerin yaşandığı bu dönemde konuşulan konulardan birisi " devri sabık" yani eski hükümetin yaptığı yanlışları dile getirmeden ülkenin sorunlarına hızlıca vaziyet almaktır lakin eskiyi konuşmak cumhuriyeti kuran faşist kadronun Osmanlı Devleti'nin yaptıklarını ve yapamadıklarını diline pelesenk ettiği gibi demokrat partide bu hataya düşerek vakit kaybetmiştir.
Ülke tek adam rejimi sultasında 27 yıl kaybetmiş olması yeni hükümetinin de kapsamlı program ve projeleri olmaması ilk dört yılın istenildiği gibi olmamasına yol açmıştır. Bu on yılın ilk çeyreğinde bir çok atılım yapılması ve ABD tarafından açılan kredi musluklarının da payı büyüktür. Emperyalist ABD nin komünist Rusya'nın merkezden çevreye doğru yayılmasının engellenmesi için Avrupa ülkeleri özelinde ve Türkiye'ye açılan kredi, hibe, askeri yardım, tarım için makina ve alet ithalatı üretimi bir çok yerde üç katından fazla artış göstermesine sebep olmuştur. Bu arada galatı meşhur bilinen yanlışlardan birisi de emperyalist ABD ile ilişkileri M. Kemal döneminde başlamış, i(kin)ci adam ile yükseliş evresine geçmiş olması ve yapılan antlaşmalar eliyle de maalesef demokrat parti dönemi ile iyice hızlanmıştır. İmf ve Dünya bankası ile ilk temas faşist cehape döneminde olmuştur. Şimdi bu konuyu kolayca eleştirebilirim veya eleştirilebilir, çünkü cehape zihniyeti istenilen bir çok adımı atamamış, batı tipi demokrasiye geçiş için haliyle komünist Rusya yerine, kapitalist ve emperyalist Batı'ya yönelmiş olmaları bir nebze anlaşılabilir. Zaman geçtikçe komünist Rusya'nın o kadar öcü olmadığı ülkenin ekonomisinin kötü gitmesi sonucu batıdan istenilen krediler gelmeyince öcü Rusya ile işbirliği demokrat partinin kısmi olarak sonunu getiren olaylar içine dahil edebilirsiniz.