·752 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Ekim 2025 09:28 Yazardan okuduğum ilk eser olan Bir Gün Tek Başına eserine başlar başlamaz çok sağlam bir eser okuyacağımı anladım. Elimden bırakamadan günlerce Kenan, Nermin, Günsel ve diğerlerinin akıbetini merak ettim. Bence türk edebiyatındaki en kapsamlı en politik aynı zamanda en duygusal eserlerden biri.
Kitap neyi anlatıyor?
Eser, 1950’lerin sonları ile 1960’a (27 Mayıs Darbesi öncesine) uzanan dönemi, yani Türkiye’deki siyasi çalkantıların en yoğun yaşandığı yılları arka plana alarak,
bu dönemdeki Demokrat Parti'nin iktidardayken izlemiş olduğu baskıcı hali anlatmış. Ayrıca Muhalif seslerin susturulmaya çalışılmasını, üniversitelerden sokaklara dökülen öğrencilerin o içler acısını halini okuyoruz. Günümüze uzak meseleler değil ne yazık ki.
Vedat Türkali tüm bu toplumsal olayları anlatırken bireyin vicdanı, aşkı, toplumsal sorumluluğu gibi temaları da hikayenin arasına yedirmiş. Bir yandan yoğun bir aşk okurken bir yandan siyasi olaylara tanıklık ediyoruz.
Kenan karakteri evli ve çocuklu bir adam. Geçmişte deneyimlediği birçok olumsuz olay sonucunda kendi kabuğuna çekilmiş. Ancak bir gün devrimci Günsel ile tanışacak ve hayatı tam anlamıyla değişecek.
Aslında okurken Kenan'a çok kızsam da onu anlamaktan da alamadım kendimi. Kimliksiz yaşamak, içinde bulunduğu hayatı kendine ait hissedememek gibi duygularla baş etmeye çalışan Kenan bir yandan da aşkın girdabına kapılıyor.
Bu yasak aşk sadece onu ve Günsel'i değil kızı ve eşini de çıkmaz yollara sürüklüyor.
Kısacası size söyleyeceğim şey bu kitabı okuyun. Anlattıklarım okuyacaklarınızın yanında o kadar yüzeysel kalacak ki kelimeleri daha fazla tüketmek istemiyorum.
Hemen alın ve okuyun.